7. Hukuk Dairesi 2014/3376 E. , 2014/10486 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Mersin 5. İş Mahkemesi Tarihi : 26/11/2013 Numarası : 2013/97-2013/453 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde
**7. Hukuk Dairesi 2014/3376 E. , 2014/10486 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Mersin 5. İş Mahkemesi Tarihi : 26/11/2013 Numarası : 2013/97-2013/453 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2- Davacı, ücretlerinin düzensiz ödenmesi ve son 4 aylık ücretinin hiç ödenmemesi nedeniyle noterden gönderdiği ihtarname ile iş akdini haklı nedenle sona erdirdiğini öne sürerek, kıdem tazminatı, son 4 aylık ücret alacağı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece, davacının maaşların düzensiz, eksik ödenmesi nedeniyle iş aktini haklı olarak feshettiği, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışmaları tanık beyanları ile saptanmış olduğu, kayıtlardan davacının ücret alacağı olduğunun da sabit olduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporu ve artırım dilekçesi tebliğinden sonra cevap dilekçesi ve ekinde birtakım belgeler sunmuş olduğu ancak davacı vekilinin bu duruma onayı olmadığı, kaldı ki sunulan belgelerden bordrolarda davacının imzasının bulunmaması, izinlerle ilgili olarak da sadece talep formlarının sunulması nedeniyle bu belgelere itibar edilmediği gerekçesiyle davanın, kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında ücret alacağı, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenip ödenmediği hususu uyuşmazlık konusudur. Dosya içerisinde 06.05.2011 tarihli 1.170,00 TL, 25.03.2011 tarihli 901,00 TL, 25.03.2011 tarihli 270,00 TL, 04.03.2011 tarihli 1.000,00 TL, 19.01.2011 tarihli 145,00 TL, 07.12.2010 tarihli 400,00 TL, 05.11.2010 tarihli 1.017,00 TL, 07.10.2010 tarihli 1.042,00 TL, 07.09.2010 tarihli 1.097,00 TL, 29.07.2010 tarihli 500,00 TL, 18.06.2010 tarihli 676,00 TL , 29.04.2010 tarihli 947,00 TL 25.03.2010 tarihli 824,00 TL 23.02.2010 tarihli 115,00 TL, 03.02.2010 tarihli 80,00 TL ve 03.02.2010 tarihli 500,00 TL tutarında ve davacı tarafından imzalı tediye makbuzları bulunmaktadır. Bu makbuzların bir kısmında ödemenin neye ilişkin olduğu belirtilmiş, bir kısmında ise belirtilmemiştir. Mahkemece, banka ve bordro kayıtları dikkate alınmış ancak dosya içerisinde bulunan bu tediye makbuzları irdelenmemiş, makbuzlarının hangi alacaklara ilişkin olduğu netleştirilmediği gibi, makbuzlar ve altındaki imzaya karşı davacının beyanı da alınmamıştır. Mahkemece, sözü edilen tediye makbuzlarının hangi alacaklara ilişkin olduğu taraflardan sorulmak suretiyle netleştirilmeli, davacı isticvap edilerek kendisine dosya içerisinde bulunan tediye makbuzları tek tek gösterilmek suretiyle makbuzlara ve altındaki imzaya karşı diyecekleri sorulmalı ve sonucuna göre gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle bir karar verilmelidir. 3- Taraflar arasında yıllık izin ücreti alacağı bulunup bulunmadığı da uyuşmazlık konusudur. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar. Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. Somut olayda, hükme esas alınan bilrikişi raporunda davacının kıdemine göre 110 gün yıllık izin hakkı bulunduğu, davalı tarafından yıllık izinlerin kullandırıldığının ya da ücretinin ödendiğinin yöntemince ispatlanamadığı gerekçesiyle 110 gün karşılığı yıllık izin ücreti hesaplanmış, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Ne var ki; Dairemizin 2014/3375 Esas sayılı dava dosyasında tanık olarak dinlenen davacı A.. Ç.., '' ...davacı da ben de çalıştığımız dönemde iki kez yıllık izne ayrıldık, bu izinlerimizi de tam olarak kullanamadık...'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece, davacıya bu beyanı sorulup açıklattırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının çalıştığı tüm dönem boyunca hiç yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.