T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/105 - 2026/710 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/105 KARAR NO : 2026/710 KARAR TARİHİ : 27/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 31/08/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 NUMARASI : 2021/…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/105 - 2026/710 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/105 KARAR NO : 2026/710 KARAR TARİHİ : 27/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 31/08/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 NUMARASI : 2021/439 Esas - 2024/494 Karar DAVACI : ÇELİK YAPI PROJE İMALAT MONTAJ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : SEW EURODRIVE HAREKET SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave iş bedeli alacağının tahsili HÜKÜM : Kararın kaldırılması gönderme İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave iş bedeli alacağının tahsili davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarında 3.617.199,28 Euro + KDV ve 1.307.800,72 Euro +KDV tutarlı iki ayrı sözleşme akdedildiğini, akdedilen sözleşmeye göre müvekkilinin işleri tamamlayıp davalıya teslim ettiğini, ayrıca davalının örtülü onayı ile 258.248,03 Euro’luk ilave iş yaptığını, ilave iş bedelini davalıdan talep ettiğini, ancak davalının ilave iş bedelini ödemediğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç elde edemediklerini belirterek belirsiz alacak davası açmış olduğunu, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/233 esas sayılı dosyası ile bu belirsiz alacak davasının birleştirilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak miktarının belirli olduğunu için davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2018/233 Esas sayılı davanın birleştirilme isteminin reddedilmesi gerektiğini, açılan davanın zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğunu ve davanın zaman aşımına uğradığını, davacının sözleşmesinin anahtar teslim bina yapım sözleşmesi olduğunu, ayrıca davacı ayıplı teslim yaptığını, ayıplı teslime ilişkin Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/233 esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, davacı bu projeyi referans proje olarak kullanmak istediğini, dolayısıyla taraflar arasında sözleşmede kararlaştırılmayan işleri ücretsiz iyilik kapsamında yaptığını, dava dosyasına sunulan 258.248,03 Euroluk işin ücretsiz iyilik kapsamında yapıldığını, dolayısıyla davanın reddedilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "...Davanın kısmen kabul kısmen reddine, Toplam 45.000 EURO tutarındaki alacağın 31/08/2021 tarihinden itibaren 3095sayılı yasanın 4/a maddesi gereği devlet bankalarınca EURO cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin zamanaşımı nedeniyle reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, yerel mahkemenin hatalı nitelendirme ile zamanaşımının dolduğu yönündeki kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımının tüm alacak için kesildiğini, ilave işlerin miktarının ve bedelinin ancak yargılama aşamasında yapılacak teknik inceleme ve bilirkişi raporu ile tam olarak tespit edilebilecek durumda olduğunu, bilirkişi raporları ile müvekkilin davalıya 258.248,03 Euro tutarında ilave iş yaptığını, alacağın zaman aşımına uğramadığını, bu işlerin davalı tarafça kullanıldığı ve benimsendiğini, davalının savunmasının gerçeği yansıtmadığını, emsal yargı kararlarına göre davalarının tümüyle kabul edilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalarının denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla tespit edilen toplam alacak miktarı üzerinden kabulü ile 266.778,00 Euro'ya dava tarihinden itibaren faiz işletilerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davanın hukuken mümkün olmadığını, dolayısıyla davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafından yapılan ek imalatların ücretsiz olarak yapıldığını, davacının sözleşmede ayıplı ifada bulunmasından dolayı müvekkile verilen zararın tazmini amacıyla açılan davanın sonuçlanmasına kadar "Bedelsiz İyilik" listesindeki işlere ilişkin bedel ödemesi için herhangi bir talepte ve bildirimde bulunmadığını, davacının 10 yılı aşkın süredir "Favour List" adı altındaki mallar için hiçbir talepte bulunmayıp bu dava açıldıktan sonra tarafımıza misilleme olarak bu davayı ikame etmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, davacının bu davayı ikame etmesinin asıl sebebinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereği yapılan fabrika binasında ağır kusurların bulunması sebebiyle Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/233 Esas sayılı dosyası kapsamında dava ikame edilmesi olduğunu, davanın kısmi olarak açılan 45.000,00 Euro bakımından zamanaşımına uğramadığı gerekçesinin tarafınca kabul edilmediğini, mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte müvekkilden talep edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, yapılan ilave işlerin tarafımıza yansıtılmayacağı söylenmesine rağmen yıllardır bu hususta herhangi bir ihtar, mail almamışken yıllar sonra kötü niyetle ikame edilen bu dava sonucunda müvekkilin bu denli zarara uğratılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının istinafa başvuru dilekçesinde belirsiz alacak davasına dayanarak alacağın zamanaşımına uğramadığı iddialarının da tamamen mesnetsiz olduğunu, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki menfaati bulunmadığından zamanaşımına dair iddialarının da hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceğini, dolayısıyla mahkeme tarafından davanın zamanaşımı sebebiyle tümden reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla; davacının istinaf taleplerinin reddini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kısmen kabul yönündeki kararın kaldırılmasını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK 3. Değerlendirme ve karar Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu kapsamda; Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Doktrin ve Yargıtay uygulamasında eser sözleşmesinin unsurları 1) Meydana getirme (imal) 2) Bir eser ortaya çıkarılması 3) İş bedeli olarak gösterilmektedir. Eser sözleşmeleri ivazlı akitler grubunda yer aldığı için bedel unsuru zorunlu bir unsurdur. Bir eser sözleşmesinde bedel unsuru belirlenmemiş ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış içtihatlarına göre iş bedeli TBK 481 maddesi uyarınca eserin yapıldığı yer ve zamandaki eserin değerine ve yüklenicinin giderine göre belirlenir. Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi uygulamasına ve Doktrin görüşlerine göre, eğer sözleşmede eserin bedelsiz meydana getirileceği kararlaştırılmış ise bir eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Buna göre, sözleşme dışı işin bedeli, 6098 sayılı TBK 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca, imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi, mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV ve yüklenici kârı dahil olduğundan, ayrıca KDV ve yüklenici kârı ilave edilmemesi gerekir. Dosyanın incelemesinde; taraflar arasında davalıya ait fabrika inşaat işleri için 21.06.2010 tarihinde 3.617.199,28 EURO+ KDV tutarında ve tesisat işlerine yönelik olarak 02.01.2021 tarihinde 1.307.800,72 EURO+ KDV tutarında toplam iki ayrı sözleşme imzalanmış ve iş 15.07.2011 tarihinde bitirilerek teslim edilmiştir. Davacının talebi fabrika binası yapım işine ilişkin düzenlenen sözleşmeden bağımsız olarak 15/07/2011 tarihinde teslimi gerçekleştirilen ilave işlere ilişkindir. Dava dilekçesinde, belirtilen 34 maddelik ilave işlere ait imalat kalemlerinin fiyatlandırmalarına göre ilave iş bedeli toplamı 258.248,03 € talepte bulunmuştur. Dava konusu ilave işlerin davacı yüklenici tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Teknik bilirkişi heyeti raporunda; yerinde inceleme ile yapıldığı belirlenen ilave işlerin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre 258.248,03 € bedelin mahalli piyasa rayici ile uyumlu olduğu, sözleşmede ilave işlerin tespitine ilişkin maddelerin mevcut olduğu, dava dosyasında bu maddelere uygun olarak davaya konu ilave işlerin birim fiyatların belirlendiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece, anılan rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de ilave iş bedeli hesaplanırken, bedel konusunda yanlar arasında kararlaştırılan bir tutar bulunmadığından, sözleşme kapsamı dışında kalan fazla işlerin bedelinin 6098 sayılı TBK. 526 v.d. maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre TL olarak ve mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV dahil olduğundan, ayrıca KDV ilave edilmeksizin hesaplanması gerekirken yabancı para bedeli ilave iş bedeli belirlemesi doğru bulunmamıştır. Ayrıca, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.6. maddesine göre ilave işler ile ilgili düzenleme değerlendirilerek kararlaştırmaya göre ilave iş bedelinin tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmamış ve hesaplama yapılmamış olması sebebiyle verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiştir. 2-Kabule göre de; Davacının talebi sözleşme dışı yapılan ilave işlere ilişkin olduğundan 6098 Sayılı T.B.K.'nın 526 ve devamı maddelerindeki vekâletsiz iş görme hükümlerine göre T.B.K. 147. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili talepli davalarda, zamanaşımı süresinin işin yüklenici tarafından iş sahibine teslim edildiği tarihten itibaren başladığı kabul edilmektedir. Bu durumda ilave işin alacağın muaccel olduğu teslim tarihinin 15/07/2011 olmakla bu tarihten itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresi 15/07/2021 tarihine denk gelmekte ise de fakat 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesi ve 2480 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince pandemi nedeniyle 13.03.2020 (bu tarih dahil) tarihinden itibaren 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar geçen 95 günlük sürede zamanaşımı duracağından ve keza 6325 Sayılı Yasanın 19/2 maddesi gereğince arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesinden kadar geçirilen süre zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınmayacağından taraflar arasında 09/07/2021 ila 25/08/2021 tarihleri arasında geçen 56 günlük arabulucuk süresininde zamanaşımı hesabında dikkate alınmaması gerektiğinden her iki sürenin (toplam durma süresi 151 gün) eklenmesi ile birlikte davanın 31/08/2021 tarihinde yasal 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı sözleşme dışı iş iddiasına ilişkin açılan dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirmiş ise de uyuşmazlığın eser sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı ve alacak miktarı belirlenebilir olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi mümkün olmayıp, hukuki niteleme hakime ait olduğundan davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Davacı dava dilekçesinde, 45.000,00 Euro olan talebini 10.06.2022 tarihli dilekçesiyle 266.778 Euro olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, 05.09.2022 tarihli ıslaha karşı beyan dilekçesinde açıkça zamanaşımı definde bulunmamıştır. Davalı vekili, ıslaha karşı beyan süresi olan iki haftalık süresinden çok sonra, yargılama aşamasında zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davalı vekili, ıslahtan haberdar olup beyanda bulunmasına rağmen süresinde ıslah zamanaşımı definde bulunmadığından, ıslaha karşı zaman aşımı defi dikkate alınamayacaktır. Mahkemece, ıslaha karşı resen zamanaşımı değerlendirmesinde bulunduğu görülmekle zamanaşımı değerlendirmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. Bu durumda, davacı yüklenicinin sözleşme dışı imalatlarının seçenekli olarak 6098 sayılı TBK. 526 v.d. maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca imalâtın yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre TL olarak (Davacı tarafça dayanılan 34 maddelik ilave iş listesindeki fiyatlandırmadaki yabancı paranın sözleşme tarihindeki döviz kuru karşılığı Türk Lirası karşılığına çevrilerek hesaplama yapılmakla yetinilmeksizin) ve mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanan bu tutara KDV dahil olduğundan, ayrıca KDV ilave edilmeksizin hesaplanması ve taraflar arasındaki sözleşmenin 3.6. maddesine göre ilave işler ile ilgili düzenleme değerlendirilerek maddedeli kararlaştırmaya göre ilave iş bedelinin tespit edilmesi hususunda daha önceki bilirkişilerden alınacak ek raporla veya yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile gerektiğinde yeniden keşif de yapılarak gerekçeli ve denetime elverişli rapor veya ek rapor alınarak ve alacağın zaman aşımına uğradığı dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. V. KARAR Yukarıda belirtilen nedenlerle, eksikliklerin tamamlanması amacıyla taraf vekillerinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2024 tarihli, 2021/439 Esas, 2024/494 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf talep eden taraflarça yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf talep eden taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile 27/04/2026 tarihinde karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır