6. Ceza Dairesi 2014/12172 E. , 2018/629 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm katılanlar vekilleri tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Verilen kararın niteliğine göre, katılanlar ... ve ... vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 318. (5271 sayılı CMK 299) maddesi uy…
**6. Ceza Dairesi 2014/12172 E. , 2018/629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm katılanlar vekilleri tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Verilen kararın niteliğine göre, katılanlar ... ve ... vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 318. (5271 sayılı CMK 299) maddesi uyarınca REDDİNE, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılanların aşamalarda alınan beyanlarında özetle: Katılan ..., oğlu ... ve diğer oğullarıyla birlikte, sahibi bulunduğu zeytinyağı fabrikasını işlettiklerini, sanık ...’in, vidanjör şoförü olarak çalıştığını, katılan ...’a ait fabrikadaki işinden, olay tarihinden bir süre önce ayrıldığını, Katılanlar’ın sanık ... dışındaki sanıkları olay öncesinde tanımadıklarını aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, Şikayet tarihi olan 19.08.2010 gününden yaklaşık iki ay önce, içlerinde sanıklar ..., ... ve ...’nın bulunduğu dört kişinin katılan ...’ye ait işletmeye gelip, ‘Ali Savran kim?’ diye sordukları, adının ‘İskender’ olduğunu söyleyen ve arkasında silah bulunduğu görülen sanık ...’ün, katılan ...’ye ne iş yaptığını ve daha önce işyerinde çalışan sanık ...’i sorduğunu, aldıkları yanıt üzerine, şahısların herhangi bir şey söylemeden oradan ayrıldıkları sırada, sanıklardan ...’nın yaptığı cep telefonu görüşmesinde, kendisini “Dursun” ismiyle karşı tarafa tanıttığının duyulduğunu; Ramazan ayı içerisinde bir gün sanık ...'in de içlerinde olduğu, daha önce gelenlerle birlikte toplam altı kişinin tekrar geldiklerini, kendisini “İskender” olarak tanıtmış olan sanık ...’ün parmağını doğrultup sanık ...’i gösterip “bu şerefsize borcun var mı?”, “30 milyar borcun varmış, onu tahsile geldik” şeklinde sözler söylediğini, aldığı olumsuz yanıt üzerine "bu bana bu şekilde anlatmadı" diyerek beraber geldiği şahıslara “götürün bu şerefsizi” şeklinde talimat verdiğini, Katılan ...’nin de sanık ...’e, “tüm alacağını vermiş olduğunu, kalan 2.500.-TL alacağının 2.000.-TL. sini kendisine ve 500.-TL. sini de babasına verdiğini, neler olduğunu” sorduğunda, sanık ...’in, “sen burada bu işi yaptığın sürece benim sende alacağım olur” demesi üzerine, yakınanın “haraç mı” istiyorsun diye sorduğunu sanığın olumlu ve/veya olumsuz yanıt vermediğini, Sanık ...’nın, diğer şahıslar ve sanık ... ile hep birlikte dışarı çıktığını, sanık ... ile katılan ...'ın ofiste başbaşa kaldıklarını, sanık ...’ün katılan ...’ye, “Necdet’e gerçekten borcu olup olmadığını” sorarak devamında konuyu yağ işine getirdiğini, “maliyet vb.” hususlar ile ilgili birtakım sorular sorduktan sonra “ya sen bundan sonra Abalıoğlu’ndan vazgeçeceksin, ya da her ay düzenli para ödeyeceksin, 2.500.-TL vereceksin” diyerek işyerinden ayrıldığını,