12. Hukuk Dairesi 2010/11790 E. , 2010/24841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Akhisar İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/02/2010 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, ihale tarihinden itibaren İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca yasal 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine gelerek, müvekkili hakkında
**12. Hukuk Dairesi 2010/11790 E. , 2010/24841 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Akhisar İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/02/2010 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, ihale tarihinden itibaren İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca yasal 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine gelerek, müvekkili hakkındaki gayrimenkul satış ilanının “aynı konutta birlikte sakin kardeşi İ.S.'a" tebliğ edildiğini, İ.S.'ın müvekkilinin kardeşi olup aynı binada fakat kendi ailesiyle birlikte bir alt katta ikamet ettiğini, diğer yandan adı geçen şahsın da müvekkili ile birlikte borçlu olduğunu, buna rağmen tebligatın İ.S.'a yapıldığını, yapılan bu tebligatın usulsüz olduğunu, bu nedenlerle ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda, şikayetçi borçluya yapılan satış ilanı tebligatı muhatabın çarşıya gitmesi sebebiyle birlikte sakin kardeşi İ.S. imzasına tebliğ edilmiştir. HGK.nun 22.11.2000 tarih ve 2000/12-1684 sayılı kararında da benimsendiği üzere, 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 16 ve Tebligat Tüzüğünün 22.maddelerinde, kendisine tebligat yapılacak şahıs adresinde bulunmadığı takdirde tebliğ, kendisi ile birlikte oturan ailesi efradından veya hizmetçilerinden birine yapılır. Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. O halde hakim, her somut olayın özelliğini, cereyan şeklini, gerçekleşen maddi olguları en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup iddiayı tahkik etmelidir. Dairemizin süregelen yerleşmiş uygulaması, Hukuk Genel Kurulunun 7.4.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında öngörülen yukarıdaki ilkeye uygun biçimde devam etmektedir. Satış ilanının tebliğ edildiği tarihte borçlu ile tebligatı alan şahsın aynı konutta oturmadığı mahkemece yapılan emniyet araştırmasından anlaşılmıştır. 7201 Sayılı Kanun'un 16.maddesine göre muhatap adına ikamet adresinde yapılacak tebligatın geçerli olabilmesi için tebligat yapılan şahsın muhatapla birlikte aynı konutta oturması zorunludur. Aynı binada fakat farklı dairelerde ikamet edilmiş olması, yasanın aradığı anlamda aynı konutta birlikte oturmak olarak değerlendirilemez. Bu durumda borçluya satış ilanı tebligatının usulsüz olarak yapıldığının kabulü gerekir. Dairemiz süregelen içtihatlarında da belirtildiği üzere satış ilanının borçluya hiç tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edildiğinin tesbiti halinde bu durum başlı başına ihalenin feshi nedeni sayılacağından mahkemece, ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi isabetsizdir.. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.