Hukuk Genel Kurulu 2023/214 E. , 2023/246 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mah…
**Hukuk Genel Kurulu 2023/214 E. , 2023/246 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ..., ..., ... ve ...’in müvekkili şirketin 02.02.2012 tarihli yönetim kurulu kararına kadar ortakları olduklarını, ... dışındaki ortakların hisselerini dava dışı ...’ya devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, 2007 yılında müvekkili şirkete ait olan ve dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların aynı yıl içerisinde o dönem şirket temsilcisi olan ... tarafından davalıya satıldığını, yapılan devirlerin muvazaalı olduğunu, davalının ...’in damadı olduğunu, taşınmazların satışından dolayı şirkete ödeme yapılmadığını, şirket kasasına para aktarılmayıp bilançoda bu satışlardan kaynaklı aktif bir artışın bulunmadığını, halen şirket ortağı olan ...’ten mal kaçırma kastı ile satış görünümlü bedelsiz devirlerin yapıldığını, davalının muvazaadan haberdar olduğunu, temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı def’inde ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak muvazaanın bulunmadığını, anılan iddiaya dair yazılı delil sunulmadığını, tanık dinlenmesine muvafakat edilmediğini, devir işlemleri ortaklar arasında yapıldığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, satış bedelinin şirket kayıtlarına girmemesinin müvekkilini ilgilendirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI