T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1549 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/35 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/536 E 2023/625 K DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1549 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/35 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2019/536 E 2023/625 K DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat KARAR TARİHİ : 30/01/2026 YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ve dahili davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin sahibi bulunduğu iki (2) adet işyerinin davalı ...'nün yetkilisi ve ortağı olduğu ... Turizm Gıda ... Şti.'ne kiraya verildiğini, kiraların aksatılması nedeniyle 2019 yılı Mart ayında dava dışı şirketin tahliye edildiğini, bu kapsamda 2019 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait kira bedellerinin karşılığında davalı ... tarafından davacıya üç (3) adet bononun düzenlenerek verildiğini ve davacının, bono fotokopilerinin üçünün en altına teslim alındığına dair imza atmasının istenildiğini, müvekkilin ilk iki bono fotokopisinin en altına iki imza attığını, bir bono fotokopisinin ise bono yazılı kısmının hemen altını imzaladığını ve ismi geçen davalıya bu bono fotokopilerini teslim ettiğini, bir gün sonra davalı ...'nün müvekkili arayarak bonoların teslim alındığına ilişkin imzalanan fotokopilerin kaybolduğunu ve yeniden imzalaması gerektiğini ilettiğini, davacının bu kez fotokopilerin altına 21/03/2019 tarihini atarak, "kaybolan senet daha önce 3 tane senet için yenisi alındı" şerhini yazmak suretiyle bono fotokopilerini imzaladığını, devam eden süreçte davacının, bonoların teslim alındığına dair imzaladığı fotokopiler ile sahte bono düzenlenerek davalı ... tarafından müvekkil aleyhine Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5839 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe karşı Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/406 esas sayılı dosyası ile şikayet yoluna bulunulduğunu, bu başvurunun satış dışında icra takip işlemlerini durdurmadığını ve takip alacaklısı davalı ... tarafından müvekkilin bütün taşınmaz mal varlığı üzerine haciz konulduğunu, haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davanın açıldığı gün itibariyle icra dosyasından 439.779,00 TL tahsilat yapıldığını, ilerleyen süreçte müvekkilce, Eskişehir C. Başsavcılığı'nın 2019/20187 Soruşturma sayılı dosyası ile takip alacaklısı davalı ... ile takip konusu senedin ilk lehtarı olan davalı ... aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının hiçbir borcunun bulunmadığını, takibe konusu senedin sahte olduğunu, senet vasfı taşımadığını, soruşturma dosyasında alınan kriminal raporunda bu durumun açıkla ifade edildiğini belirterek, söz konusu bonolar nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine ve icra dosyasına haciz yoluyla ödenen tutarın istirdadına, ayrıca davalılar aleyhine %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça aynı senede ve icra takibine karşı mahkemenin 2019/269 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bu dosyasının istinafta olduğunu, aynı dava konusuna ilişkin ikinci kez dava açılamayacağını, diğer yandan müvekkilin dava konusu senette iyi niyetli son hamil konumunda bulunduğunu, borçluyu tanımadığını, davalı borçlu ...'den olan alacağına karşılık bahsi geçen senedi kabul ettiğini, sahtecilik ile ilgisinin olmadığını, Eskişehir C.Başsavcılığı'nın 2019/20187 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ve itirazın değerlendirme aşamasında bulunduğunu, senedin altında davacı borçlunun iki imzasının yer aldığını, borç senedi haricinde başka bir belgenin altına iki ayrı imzanın atılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça aynı senede ve icra takibine karşı mahkemenin 2019/269 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bu dosyasının istinafta olduğunu, müvekkilin dava konusu senedin lehtarı konumunda bulunduğunu, eldeki davanın sadece takip alacaklısına karşı açılabileceğini, bu nedenle davalı yönünden husumetten red kararı verilmesi gerektiğini, Eskişehir C. Başsavcılığı'nın 2019/20187 Soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun senedin sahte olduğunu ispata elverişli olmadığını, senedin altında davacının iki (2) adet imzasının bulunduğunu, davacının senetteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini bildirerek, davanın reddine ve davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan alınan raporda, senedin, daha önce imzalanmış olan başka bir belgenin üst kısmının kesilmesini müteakip yazıcı yardımı ile doldurularak senet muhteviyatı kazandırılmış olduğunun belirlendiği, davaya konu gerçek imzalı belgenin ise dava dışı ... tarafından davacıdan alınan bir belge olduğunun tespit edildiği, bu suretle davalı ...'nün resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, ceza mahkemesi kararının maddi olgu olarak mahkemeyi bağlayıcı niteliğe haiz bulunduğu, her ne kadar davalı ...'ın hüküm tarihinden önce ölmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmiş ise de, davalı ...'ın ceza yargılaması sırasında savunmasında senedi borcuna karşılık diğer davalı ... tarafından ciro edilerek verildiğini ifade ettiği, ancak davalı yanca eldeki dosyada 6.500.000,00 TL gibi yuksek bir borcun kaynağını gösteren ticari ilişkiye ya da alacak verecek illişkisine dair hiçbir belge sunulmadığı, bu miktarda yüksek meblağlı bir alacağın belgesiz olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiği, ayrıca sosyal medya paylaşımlarından her iki davalının samimi arkadaş oldukları, bu haliyle davalı ...'nün senedi sahte olarak düzenlemek ve ciro etmek suretiyle davalı ...'a vermesinde ve ismi geçen davalının da söz konusu senedi icra takibine koymasında kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Dahili davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça aynı senede ve icra takibine karşı mahkemenin 2019/269 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bu dosyasının istinafta olduğunu, aynı dava konusuna ilişkin ikinci kez dava açılamayacağını, lehtar hakkında görülen ceza davasının henüz kesinleşmediğini, mahkemenin hiçbir delil toplamadan ceza davasında yer alan deliller üzerinden hüküm kurduğunu, davalı ...'ın senette iyiniyetli son hamil konumunda bulunduğunu, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, belgenin iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığına ilişkin kesin bir kanaate varılamadığını ve mahkemenin sanıkların durumunu değerlendirmesi gerektiğinin ifade edildiğini, bununla birlikte kötüniyeti ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde bulunduğunu, davalı ...'ın senedin dayanağı alacak ilişkisine ilişkin bir belge ibraz edemediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasının sadece takip alacaklısına karşı ileri sürülebileceğini, icra takibinin davacıya ve müvekkile karşı başlatıldığını, dolayısıyla davacının takip alacaklısı sıfatının bulunmadığını, senedin hazır halde müvekkile teslim edildiğini, bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını, ceza dosyası yargılamasının henüz devam ettiğini, söz konusu dosyanın eldeki davanın sonucunu etkileyeceğini, bu nedenle ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasında zorunluluk olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, senet üzerinde davacının iki (2) adet imzasının yer aldığını, senedin tamamlanması için imzanın kurucu unsur olduğunu bildirerek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı ve bu kapsamda icra dosyasına yatırılan paranın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı ... tarafından 03/05/2019 tarihinde Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5839 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 6.500.000,00 TL asıl alacak ve 152.794,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.652.794,521 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/09/2021 Tarih ve 2019/694 Esas, 2021/380 Karar sayılı dosyasında davacının şikayetçi, davalı ... ile davalı ...'ın sanık olarak yargılandıkları Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından dolayı mahkemece sanık ... hakkında her iki suçtan da ölüm nedeniyle düşme kararı, sanık ... hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan beraat ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın, Ankara BAM 11. Ceza Dairesi'nin 14/02/2023 Tarih ve 2021/1521 Esas, 2023/208 Karar sayılı kararı ile, ... için Resmi Belgede Sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet kararı yönünden uygun görüldüğü, ancak Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçu yönünden beraat kararının kaldırıldığı ve ismi geçenin mahkumiyetine hükmedildiği, mahkumiyet gerekçesinde, sanığın aşamalarda değişiklik gösteren savunmalarının bulunduğu, 6.500.000,00 TL değerinde paranın elden teslim edilmesinin mümkün olmadığı ve sanığın katılana ödeme yaptığına dair dekont sunamadığı, bu durum karşısında, sanığın katılanın kendisine 6.500.000,00 TL borçlu olduğuna ve karşılığında suça konu senedi verdiğine dair savunmalarına itibar edilmemesi gerektiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/9209 Esas ve 2022/2248 Karar sayılı ilamı ile 2021/34428 Esas ve 2021/8678 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde, taraflar arasında ticari ilişki olmaksızın sahte senet ile katılan aleyhine icra takibi yapılması halinde, TCK'nın 158/1-d maddesinde belirtilen Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık suçunun oluşacağı, somut olayda; katılan aleyhine başlatılan icra takibi ile katılanın gayrimenkulleri üzerinde haciz işleminin uygulandığı ve hatta tahsilat yapıldığı, buna göre nitelikli dolandırıcılık suçunun ortaya çıktığı ve suçun tamamlandığı, o halde sanığın, haksız menfaat temin etmek amacıyla katılanın isim ve imzası bulunan bir başka belgeden faydalanarak suça konu 6.500.000,00 TL bedelli senedi oluşturduğu ve bu sahte senet ile kamu kurumu olan icra dairesini araç olarak kullanıp başlattığı takip ile tahsilat gerçekleştirdiği hususlarının belirtildiği, söz konusu mahkumiyet kararının, sanık (eldeki dosya davalısı) ... tarafından temyiz edildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, taraflar arasında dava konusu senede ilişkin ceza yargılamasının bulunduğu, ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği, kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olguların TBK 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak, bu kapsamda ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden (sair istinaf nedenleri incelenmeksizin) davalı vekilinin ve dahili davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dahili davalılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının AYRI AYRI KABULÜ ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/536 Esas, 2023/625 Karar ve 21/06/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde ilgili tarafa İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 30/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."