(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/4021 E. , 2012/3317 K. "" Hırsızlığa teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 35/2, 31/3.maddeleri gereğince 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 145.maddesi uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine dair, Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2006 tarihli ve 2006/4-124 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.04.2008 tarih ve 2006/21214 sayılı Kanun Yararına bozma…
**(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/4021 E. , 2012/3317 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlığa teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 35/2, 31/3.maddeleri gereğince 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 145.maddesi uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine dair, Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2006 tarihli ve 2006/4-124 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.04.2008 tarih ve 2006/21214 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2008 tarih ve 2008/089796 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi. MEZKUR İHBARNAMEDE; 1-Yakınanın 17.03.2006 günlü oturumda uzlaşmayı kabul ettiğini ve uzlaşma çerçevesinde kamu davasının düşürülmesine muvafakat ettiğini açıklaması ve sanıklar müdafiinin de 23.03.2006 tarihli oturumda uzlaşmayı kabul ettiğini belirtmesi karşısında, öncelikle uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde, 2- Hırsızlık suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda unsurlarının aynı olmadığı, iddianamedeki anlatım şekliyle eylemin aynı zamanda mala zarar verme suçunu da oluşturacağı, keza sanıklar hakkında uygulanan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 35/2 ve 31/3.maddeleri ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 61/1, 522, 55/3, 59/2.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda 765 sayılı Kanun'un sanıklar lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522.maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma halinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda sanıkların gece vakti tekel büfesinin kapısını zorladıkları ancak açamadıkları bilahare şüphe üzerine yakalandıkları gözetildiğinde, suçun işlenmesindeki özellik gereği sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145.maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde,