T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:08/10/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlend…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:08/10/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirketin cari hesap ekstresinde ... Euro alacak mevcut olduğunu, söz konusu alacağa ilişkin müvekkili şirket davalı şirket ile ödeme yapması adına birçok kez iletişime geçmesine karşın davalı tarafça müvekkili şirketin bakiye alacağına ilişkin ödeme gerçekleştirilmediğini, işbu nedenle Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin cari hesap ekstresindeki mevcut alacak ile işlemiş faizinin tahsili amacıyla taraflarınca icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu bu takibe davalı şirket vekili tarafından 15/09/2025 tarihinde davalı şirket vekili tarafından davalı şirketin böyle bir borcu olmadığını iddia ederek itiraz edildiğini, bu iddianın ise gerçeğe aykırı nitelikte olduğunu, nitekim her iki şirketin ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstresi incelendiğinde takibe konu borcun davalı şirket tarafından ödenmediğinin görüleceğini, davalının borcunu ödemeyip icra takibine itiraz etmesi ve müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla zaman kazanmaya çalışması, kötü niyetli davranışını açıkça ortaya koyduğunu, davalının dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak müvekkilinin alacağının tahsilini imkansız hale getireceğinden taraflarınca endişe duyulduğunu, telafisi imkansız zararların önüne geçebilmek adına teminatsız ve duruşmasız olarak davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dava alacak talebine ilişkin itirazın iptaline ilişkin olup, ihtiyati hacze konu alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, davada İİK'nın 257. maddesi gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz için yasal şartların oluştuğunu, cari hesaptan da görüleceği üzere müvekkilinin vadesi gelmiş bir para alacağının olduğunu, davalının kötüniyetli ve mal kaçırma amacıyla hareket etiğini, ihtiyati haczin reddedilmesi halinde müvekkili açısından telafisi güç zararların doğacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 08/10/2025 tarihli karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yaklaşık ispatın sağlanmadığı hususları da birlikte değerlendirildiğinde, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...