T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1878 - 2025/2119 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1878 KARAR NO : 2025/2119 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2023 NUMARASI : 2020/280 E. - 2023/501 K. DAVANIN KONUSU : Cezai Şart Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/07/2023 tarih ve 202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1878 - 2025/2119 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1878 KARAR NO : 2025/2119 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2023 NUMARASI : 2020/280 E. - 2023/501 K. DAVANIN KONUSU : Cezai Şart Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/07/2023 tarih ve 2020/280 Esas - 2023/501 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette Temmuz 2017 tarihinden, işten ayrıldığı 2018 tarihine kadar A sınıfı iş güvenliği uzmanı olarak belirsiz süreli iş akdi kapsamında çalıştığını, davalının çalıştığı süre içerisinde müvekkili şirketin hizmet verdiği .... Ltd. Şti’ nin Adana da yer alan şantiyesinde çalıştığını, davalının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini ve hemen akabinde müvekkil şirketin danışmanlık hizmeti verdiği .... Ltd.Şti. de işe başladığını, davalının iş sözleşmesini fesih edip, dava dışı .... Ltd.Şti.’de çalışmaya başlaması neticesinde .... Ltd.Şti.nin müvekkili şirket ile olan danışmanlık hizmet akdini haksız fesih etmek suretiyle davalı ile çalışmaya başladığını, davalının iş sözleşmesinin feshinden sonra müvekkilinin müşterisinde çalışmaya başlamasının, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini ve davalının bilgisayarında bulunan ve davacı şirkete ait her türlü bilgi belge ve know-how'un korunması amacıyla iş bu belgeleri saklayan her türlü elektronik alete el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, görev ve yetki itirazında bulunarak, müvekkilinin davacı şirkette 16.07.2018 tarihi itibariyle çalışmaya başlanmasına rağmen davacının müvekkilinin sigorta girişini 28.07.2018 tarihi olarak belirtildiğini, davacının müvekkilinin çalışma alanında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun ve Yönetmeliği kapsamında birden fazla çalışan istihdam etmesi gerekirken müvekkilinin çalıştığı 5 ay boyunca müvekkilinin tek bırakıldığını, istihdam edilmeyen diğer alanlardaki iş yükünün müvekkilinin üzerine bırakıldığını, müvekkilinin sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, müvekkilinin 13/11/2018 tarihli e-maili ile davacı şirketten 30.11.2018 tarihi itibariyle istifa ettiğinin bildirdiğini, 14.11.2018 tarihli e-mail ile de istifa gerekçelerini açıkladığını, davacının iş akdinin 30.11.2018 tarihine kadar sürdüğü dikkate alınmaksızın 14.11.2018 tarihi itibariyle SGK çıkışını yaptırdığını, buna göre davacının iş adini müvekkilinden daha önce fesih ettiğini, bu nedenle rekabet yasağının sona erdiğini, davacı tarafça iş akdinin daha önce fesih edildiğinin tarafları oldukları Adana İş Mahkemesinin 2015/502 sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ayrıca müvekkilinin istifasının davacıdan kaynaklandığını, yani iş akdinin feshinin haklı olduğunu, diğer taraftan müvekkilinin çalıştığı 5 ay boyunca davacının ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmadığını, sözleşmedeki rekabet yasağı maddesinin kelepçeleme niteliğinde olduğundan ve aşırı düzenlemeler içerdiğinden geçeriz olduğunu, davacının dava dışı şirketle hizmet ilişkisinin müvekkili sebebiyle sonlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının davacı nezdindeki işinden ayrıldıktan sonra davacı müşterilerinden birinde iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı, davacı ile davalı arasında akdedilen iş sözleşmesinde, sözleşme sonrası beş yıllık bir dönem için rekabet yasağı öngörüldüğü ancak öngörülen rekabet yasağının korunmak istenen işveren menfaatleri ile işçi üzerine getirilen yükümlülükler itibarıyla orantılılık ilkesine aykırılıklar taşıdığı, davalının şirket içi görev ve sorumluluklarının da müşteri çevresi, üretim sırları ya da işverenin yaptığı işlerin ayrıntısı hakkında bilgi edinme imkânı sağlamaya yetmeyeceği ayrıca davalı işçinin davacı nezdinde çalıştığı dönemde hangi sırlara vakıf olduğu, hangi teknik ve gizli sırları ya da müşteri bilgilerini yeni işveren firmaya aktararak haksız rekabete neden olduğunun ortaya konulmadığı, davalının, davacı müşterilerinden birinde iş sözleşmesi ile çalışmaya başlamasının, gerek çalışılan yeni iş yerinin davacının rakibi olmaması gerekse de işverene bağımlı olarak iş görülmesi sebebiyle rekabet etme eylemi olarak değerlendirilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının taraflar arsındaki rekabet yasağına aykırı davranarak müvekkilini zarara uğrattığını, davalının taraflar arasındaki iş sözleşmesini haksız feshettiğini ve müvekkilinin danışmalık hizmeti verdiği ve davalının da hizmet kapsamında çalıştığı dava dışı Şirkette çalışmaya başladığını, davalının dava dışı şirkette çalışmaya başlamasından sonra dava dışı şirketin müvekkili şirketle olan sözleşmesini feshettiğini, davalının müvekkili nezdinde çalıştığı dönemde davalıya müvekkilinin müşteri çevresi, bulunduğu iller hakkında bilgi edinme imkanı olduğunu, bu bilgilerin kullanılmasının müvekkilinin ciddi şekilde zarar görmesine neden olacak nitelikte bulunduğunu, davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra müvekkilinin müşteri olan dava dışı şirkette çalışmaya başlamasının hem gizlilik hem rekabet etmemem hemde dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu, sözleşmede kararlaştırılan rekabet yasağı düzenlemesinin kanun ve içtihatlara uygun olduğunu, ayrıca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 444/2. maddesi uyarınca rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu, davalının yaklaşık 4 aylık çalışma süresince, A sınıfı iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak davacının belirlediği müşteri nezdinde ve iş yerinde çalıştığı gözetildiğinde, davacı şirkete ait sır niteliğinde sayılabilecek bilgilere ulaşabilecek konumda olmadığı, davacının müşterilerini bildiğinden bahisle davalının bir takım sırlara sahip olduğunun ispat edilemediği, ilk derece mahkemesinin bu yöne ilişkin gerekçesinin yerinde bulunduğu, davacı ile müşterisi olan ... ...Ltd Şti ile arasında 01.12.2017 tarihinde 1 yıllık süre için imzalanan sözleşmenin, anılan dava dışı Şirket tarafında belirlenen 1 yıllık süre sonunda 30.11.2018 sonladırıldığı, davalının ise bahsi geçen sözleşme sona erdikten sonra anılan dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, dolayısıyla davacının ... ...Ltd Şti ile aralarında sözleşmenin davalının anılan şirkette işe başlaması olduğu yönündeki iddiasının da yerinde olmadığı, diğer taraftan davalının davacı ile iş akdi sona erdikten sonraki eylemlerinin dava konusu edildiği ve bu bağlamda TBK’nın 444-447 maddelerinde düzenlenen rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan işbu uyuşmazlığa bakma görevinin, TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca ticaret mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.