T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/297 Esas KARAR NO :2026/236 DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/08/2015 ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar Sayılı Dava Dosyası DAVA:Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat DAVA TARİHİ:31/01/2017 KARAR TARİHİ:11/03/2026 Mahkememizde görülmekt…
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/297 Esas KARAR NO :2026/236 DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/08/2015 ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar Sayılı Dava Dosyası DAVA:Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat DAVA TARİHİ:31/01/2017 KARAR TARİHİ:11/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Dava Yönünden Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkili tarafından Deniz Vasıtaları ve Palamar İşletmeciliği ihalesi kapsamında davalı ile 01/01/1999-31/12/2013 tarihleri kapsayan Deniz Araçları İşletmeciliği ve Palamar Hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, davalı firma işçilerinin ... Asliye (İş Mahkemesi Sıfatıyla) açmış oldukları işçilik alacaklarına ilişkin davada çıkan karar uyarınca asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte ilgili işçilere ödeme yapıldığını belirterek asıl ve birleşen davalarda aralarındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalı işçilerine ödenen alacakların halefiyet prensipleri gereğince davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen Dava Yönünden Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkili tarafından Deniz Vasıtaları ve Palamar İşletmeciliği ihalesi kapsamında davalı ile 01/01/1999-31/12/2013 tarihleri kapsayan Deniz Araçları İşletmeciliği ve Palamar Hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, davalı firma işçisinin ... Asliye (İş Mahkemesi Sıfatıyla) açmış olduğu işçilik alacaklarına ilişkin davada çıkan karar uyarınca işçiye 43.646,79 TL ödeme yapıldığını, iş mahkemesi dosyası nedeniyle toplam 1.250,32 TL harç ödendiğini, toplam alacağın 44.897,11 TL olup taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca ödenen bedellerden davalının sorumlu olduğunu beyan ederek, ödenen bedellerin kuruluş kasasından çıktığı tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafça asıl ve birleşen davaya yönelik cevap dilekçesi sunulmamıştır. KALDIRMA KARARI: Mahkememizden verilen 18/09/2019 tarih ve ... Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 tarih ve 2020/1402 Esas 2023/615 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 tarih ve 2020/1402 Esas 2023/615 Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; '' İlk derece mahkemesince; "Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/98 esas 2017/108 karar sayılı dava yönünden duruşmada kısa karar kurulmasının sehven unutulduğu, dosyadan el çekildiği, eksikliğin gerekçeli karar yazım aşamasında farkedildiği, istinaf mahkemesince bir üst derece incelemesinde eksikliğin tamamlanabileceği anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiş ise de istinafa konu edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenebilmesi için öncelikle verilen bir hükmün olması, bu hükme uygun olarak gerekçeli bir karar yazılması, taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde istinaf edilmiş olması gerekmektedir. Esasen istinaf denetiminin, kurulan hüküm ve gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür.... Somut dosyada ise birleşen dava yönünden kurulan bir hüküm olmadığı için Dairemizce denetlenebilir bir karar bulunmamaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.a.6 maddesinde belirtildiği üzere ve yukarıda sebepleri açıklandığı şekilde "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" hali somut dosya yönünden gerçekleşmiştir. Bu durumda, birleşen dava yönünden denetime elverişli bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi'' şeklinde karar verilmiştir. DELİLLER: -... AHM ...sayılı dosyası -.... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı icra takip dosyası -.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası -Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu. -Tüm dosya kapsamı Bilirkişinin 30/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: İdare şartnamesi; Madde : 9 - Müteahhitin Sorumlulukları; 9.7. Personelin her türlü ücreti, sosyal ödenekleri, 3. şahıslara karşı mal mesuliyet sigortası, SSK primleri, her türlü vergileri, çalışanların tasarrufa teşvik edilmesi ve bu tasarrufların değerlendirilmesine dair kanunun getirdiği yükümlülükler de MÜTEAHHİT tarafından yürürlükteki Kanun Deniz İş Kanunu da dikkate alınarak ve mevzuata uygun olarak ödenir. Kaldırma kararı doğrultusunda özellikle Birleşen .... ATM ... sayılı dava dosyasına dayanak teşkil eden ... AHM ...sayılı dosyası ile .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı icra takip dosyası gözetilerek dosyaya sunulan deliller ve gelen dosyalar değerlendirilerek sözleşme hükümleri özellikle 9.7 maddesi hükmü değerlendirilerek kesinleşmiş İş Mahkemesi ilam içerikleri ne uygun olarak her bir alacak kalemi yönünden rücuya tabi alacak miktarı ile işlemiş faiz hesabının tespiti konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu göre yapılan hesaplama sonucu; 5.707,00 TL Kıdem Tazminatı, 1.237,00 TL İhbar Tazminatı, 7.295,00 TL Sendikal Tazminatı olmak üzere toplam 14.239,00 TL asıl alacak, 19.091,72 TL avans faiz, olmak üzere toplam 33.330,72 TL alacak olarak tespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığı, bildirilmiştir. Bilirkişinin 14/10/2025 tarihli 16 sayfadan ibaret bilirkişi raporunda özetle: Davacı İdarenin dava dışı işçilerden dolayı asıl davada; İcra dosyalarına 29/01/2013 tarihinde toplam 467.603,16 TL ve 06/02/2013 tarihinde 21.133,73 TL ödendiğini, ayrıca toplam 9.089,84 TL harç ödendiğini, buna karşılık davalı şirket tarafından verilen 135.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, ayrıca 6.736,30 TL nakit teminatın borçtan mahsup edildiğini, davalı şirketin borç bakiyesinin 256.089,93 TL olduğunu, söz konusu tutarın taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsili talebine ilişkin olarak, birleşen davada; dava dışı işçiye 43.646,79 TL ödeme yapıldığını, iş mahkemesi dosyası nedeniyle toplam 1.250,32 TL harç ödendiğini, toplam alacağın 44.897,11 TL olduğunu, söz konusu tutarın taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsili talebine ilişkin olarak dava dışı işçilerden dolayı davalı ... Hav. Den. Tem. ve Gıda Tic. AŞ sorumluluğuna ilişkin yapılan incelemede; davacının davalıdan bakiye alacağının bulunmadığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında 01/01/1999–31/12/2013 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Deniz Araçları İşletmeciliği ve Palamar Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında, davacı idarenin dava dışı işçilere ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava ise aynı hukuki ilişki çerçevesinde farklı bir işçiye yapılan ödeme nedeniyle ileri sürülen rücu talebine ilişkindir. Öncelikle, davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 53. maddesi uyarınca davacıya ihya davası açma yetkisi tanınmış; akabinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/... Esas, 2017/... Karar sayılı ilamı ile davalı şirketin ihyasına karar verilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.7. maddesi incelendiğinde; personelin ücretleri, sosyal hakları, SGK primleri, vergileri ve iş hukukundan doğan tüm yükümlülüklerin yüklenici (davalı şirket) tarafından yerine getirileceğinin açıkça kararlaştırıldığı, bu kapsamda işçilik alacaklarından doğrudan doğruya davalının sorumlu olduğunun düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu düzenleme karşısında, işçilik alacaklarının ödenmesi nedeniyle davacının yaptığı ödemeler yönünden davalıya rücu edebileceği kuşkusuzdur. Her ne kadar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167/1. maddesinde müteselsil borçluların iç ilişkide kural olarak eşit sorumluluğu öngörülmüş ise de, somut olayda taraflar arasındaki sözleşme ile bu genel düzenlemenin aksine hüküm tesis edilerek işçilik alacaklarının tamamından davalının sorumlu olacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davacının yaptığı ödemelerin tamamı yönünden davalıya başvurma hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacı idare tarafından dava dışı işçilerin açtığı davalar ve icra takipleri kapsamında 29/01/2013 tarihinde 467.603,16 TL, 06/02/2013 tarihinde 21.133,73 TL olmak üzere toplam 488.736,89 TL ödeme yapıldığı, ayrıca bu süreçte 9.089,84 TL harç ödendiği, buna karşılık davalı şirket tarafından verilen 135.000 TL ve 100.000 TL bedelli teminat mektuplarının nakde çevrildiği ve 6.736,30 TL nakit teminatın mahsup edildiği, tüm bu işlemler sonucunda davalının 256.089,93 TL bakiye borcunun kaldığı tespit edilmiş, davacının talebi ile bu hesaplamaların birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle davacının asıl dava kapsamında ileri sürdüğü rücu talebinin hem sözleşme hükümleri hem de dosya kapsamındaki deliller ile sabit olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle asıl dava yönünden, davacının dava dışı işçilere yaptığı ödemelerin sözleşme gereğince davalıya yükletilebileceği, davacının rücu hakkının bulunduğu ve talep edilen alacağın ispatlandığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafından dava dışı bir işçiye ödenen 43.646,79 TL alacak ve 1.250,32 TL harç olmak üzere toplam 44.897,11 TL’nin davalıdan tahsili talep edilmiş ise de, dosya kapsamında alınan 14/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda, bu ödeme kalemleri ve taraflar arasındaki hesaplaşma birlikte incelenmiş; yapılan mahsuplar ve sözleşme kapsamındaki sorumluluk dengesi dikkate alındığında, davacının bu dosya kapsamında davalıdan talep edebileceği bakiye bir alacağının bulunmadığı açıkça tespit edilmiştir. Bu durumda, birleşen dava yönünden davacının rücu talebinin, gerek bilirkişi incelemesi gerekse mevcut dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle ile desteklenmediği, davalıdan tahsili gereken bir alacak kaleminin bulunmadığı, dolayısıyla davanın ispat edilemediği sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Asıl DAVANIN KABULÜ İLE; -Rücuya tabi bakiye 256.089,93-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Alınması gereken 17.493,50-TL harcın, peşin alınan 4.373,38-TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.120,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 27,70-TL başvurma harcının ve4 .373,38-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.892,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, 2-Birleşen ....ATM'nın 2017/98 Esas sayılı DAVANIN REDDİNE, -Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL peşin harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/03/2026 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır