7. Hukuk Dairesi 2007/2210 E., 2007/2180 K. 7. Hukuk Dairesi 2007/2210 E., 2007/2180 K. - KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA - YARGILAMA USULÜ- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 29 ] "" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasınd…
7. Hukuk Dairesi 2007/2210 E., 2007/2180 K. **7. Hukuk Dairesi 2007/2210 E., 2007/2180 K.** **- KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA - YARGILAMA USULÜ**- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 29 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 427 ada 4; 433 ada 6 ve 434 ada 21 parsel sayılı sırasıyla 1315,68 m2, 3943,53 m2, 97,42 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı İbrahim Hakkı oğlu Osman Tamer adına tespit edilmiştir. Davacılar Yeliz ve arkadaşları taşınmazların ortak miras bırakanı İbrahim Hakkı 'den kaldığını öne sürerek taşınmazlardaki 1/4 oranındaki miras paylarının adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Davalı Osman ise taşınmazların dedesi Hacı İbrahim oğlu Osman'dan kaldığını savunmuştur. Mahkemece Hacı İbrahim oğlu Osman 'in dava dışı diğer mirasçıları davalı yanında davaya dahil ettirildikten sonra davanın kabulüne, taşınmazların davacılar ile davalılar adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanağına yansıyan bilgi ve belgelere göre mahkemece yapılan araştırma, soruşturma davanın niteliği dikkate alındığında yetersizdir. Dava ve temyize konu taşınmazlar tutanaklarında belirtilen hukuksal olgulara dayanılarak İbrahim Hakkı oğlu davalı Osman Tamer adına ayrı ayrı tesbit edilmiştir. Davacı Yeliz ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazlar hakkında miras paylarına yönelik olarak dava açmıştır. Hal böyle olunca davanın miras payına yönelik olduğu 3402 sayılı Kadastro Kanununun 29. maddesi hükmüne dayalı tereke adına açılan dava niteliğinde olmadığı tartışmasızdır. Kural olarak, kadastro davaları adına tesbit yada kadastro komisyonunca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Hal böyle olunca davanın davacılar Yeliz ve arkadaşları ile tesbit maliki davalı İbrahim Hakkı oğlu Osman Tamer arasında görülmesi zorunludur. Mahkemenin davalı İbrahim Hakkı oğlu Osman dışında kalan dava dışı diğer davalıların mahkemece resen davaya çağırılarak husumetin yaygınlaştırılarak adı geçenlerin davaya dahil edilmesi kendilerine taraf sıfatı kazandırmaz. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek davaya dahil edilen dava dışı mirasçıların davanın gerçek tarafı olarak kabul edilmesi yasa hükümlerine vurgulanan olgulara uygun düşmemektedir.