6. Ceza Dairesi 2011/19462 E. , 2013/2985 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/07/2011 gün 2011/6-156 Esas, 2011/164 Kararı ile Daireye gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara…
**6. Ceza Dairesi 2011/19462 E. , 2013/2985 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/07/2011 gün 2011/6-156 Esas, 2011/164 Kararı ile Daireye gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanık ... hakkında mağdur İbrahim Çetin'e yönelik 22.01.2000 tarihindeki hırsızlık eylemi nedeniyle 10.02.2000 tarih ve 2000/54 esas sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2000 tarihli kararı ile sanığın 765 sayılı TCY'nın 492/1, 81/2-3, 522, 59.maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 26.03.2002 tarihli kararıyla, "suça konu eşyanın değeri ve uygulama sırasıyla" ilgili gerekçelerle bozulduğu, ancak TCY'nın 80.maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi konusunun bozma nedeni yapılmadığı; bozmaya uyan Mahkemece 12.12.2002 tarih, 2002/139-454 Esas ve Karar sayılı karar ile sanığın 765 sayılı TCY'nın 492/1, 59, 81/2-3. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay 1 gün hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği, verilen bu kararın temyiz edilmeksizin 04.03.2003 tarihinde kesinleştiği; Dairemizin 26.03.2002 tarihli bozma kararına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı da süresinde yapılmadığından bahisle Ceza Genel Kurulunun 05.07.2011 gün, 2011/6-156 Esas ve 2011/164 Karar sayılı kararı ile reddedildiği; Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik Ocak 2000 tarihindeki hırsızlık eylemi nedeniyle 10.02.2000 tarih ve 2000/56 esas sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2000 tarihli kararı ile sanığın 765 sayılı TCY'nın 493/1, 523, 81/2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın temyizi üzerine Dairemizin 17.10.2002 tarihli kararıyla diğer bozma nedenlerinin yanı sıra kararın “Dosya arasında bulunan 2000/54 esas sayılı iddianameden ve Mahkemenin incelemesinden, sanığın aynı yakınana ait aynı isimli iş yerinin büro kısmının camını kırıp faks aleti ile telefon çalıp diğer sanık ... Gök'e sattığından söz edilerek dava açıldığı ve sonucunda sanık ...'in cezalandırılmasına karar verildiği, ancak temyiz edilmiş olduğu anlaşıldığından, sonucunun beklenip olanaklı ise birleştirilip, sanık ... hakkında TCY'nın 80.maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması” gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyan Mahkemece, “Sanığın 765 sayılı TCY'nın 493/1, 80, 523, 59. maddeleri uyarınca neticeten 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/139-454 Esas ve Karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 8 ay 1 gün hapis cezasını içeren kesinleşmiş ilamın iptaline, infaz edilmemesine” ilişkin inceleme konusu kararın verildiği; Sanığın kısa aralıklarla aynı mağdura ait iş yerine girip hırsızlık yapması biçimindeki eylemlerinin zincirleme suç niteliğinde bulunduğu, sanık hakkında iki ayrı iddianameyle aynı mahkemeye açılan kamu davalarının ayrı ayrı yürütülmesi sonucu mahkemece verilip kesinleşen 12.12.2002 tarihli kararda sanığın 765 sayılı TCY'nın 492/1, 59, 81/2-3. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay 1 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu göz önünde tutularak, ikinci ve derdest bu davada sanığın, sadece zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırmadaki miktar kadar ek bir ceza ile cezalandırılması gerekirken, mahkemece kesinleşmiş ilamın iptaline karar verilemeyeceği de gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.