TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/07/2025 NUMARASI : 2023/599 Esas TALEP : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) TALEP TARİHİ : 18/09/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 Taraflar arasındaki tespit, şirketin feshi ve tasfiyesi, çıkma ve çıkma payı ile kar payı ödenmesi istemli dava…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1205 Esas - 2025/985 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1205 KARAR NO : 2025/985 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/07/2025 NUMARASI : 2023/599 Esas TALEP : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) TALEP TARİHİ : 18/09/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 Taraflar arasındaki tespit, şirketin feshi ve tasfiyesi, çıkma ve çıkma payı ile kar payı ödenmesi istemli davanın yapılan yargılaması sırasında, davacı ortağın ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı özetle; elde ki davada davalı şirketin ortağı olduğunun tespitine, davalının fesih ve tasfiyesine, olmadığı takdirde şirketten çıkarılarak çıkma payı ile 2023 yılı Ağustos ayı kar payının ödenmesine karar verilmesini istediğini, şirketin diğer ortağının, davalı şirketi devretmek üzere girişimlerde bulunduğuna dair duyumlar aldığını, şirketin devri ya da şirket mallarının satışı halinde telafisi imkansız zararı doğacağını, verilecek hükmün uygulanma kabiliyetini temin etmek amacıyla hüküm kesinleşinceye kadar davalının mal varlığı değerlerinin korunmasını teminen şirkete ait taşınır ve taşınmazlar ile şirketin maddi ve gayri maddi mallarının üçüncü kişilere devrinin ve bu mal varlığı değerleri üzerinde üçüncü kişiler lehine hak tesisinin önlenmesine dair öncelikle teminatsız aksi halde teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı taleplerinin yargılamayı gerektirdiği, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, yaklaşık ispat koşulları bulunmadığı gerekçesiyle; " koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporu kapsamından, davacının, davalı şirket ortağı olduğunun ispatlandığını, davalının diğer ortağının, teklif mahiyetinde şirketi devretmeye yönelik niyeti olduğunu açıkladığını, şirketin devri veya mal varlığında tasarrufta bulunulması halinde davada verilecek hükmün etkisinin ortadan kalkacağını, talebinin yeteri kadar incelenmediğini, tedbir talebinin reddi kararının haksız olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, davacı tarafça, talebe dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporunun, ortaklık tespit talebine ilişkin yapılan incelemeleri içermekte olup davacının, davadaki sair talepleri yönünden henüz mahkemece yapılmış bir inceleme de bulunmadığının anlaşılmasına göre, işbu davada ilk derece mahkemesinin, davacının, ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle reddine yönelik verilen ara kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... ... ... ... ...