6. Ceza Dairesi 2011/9726 E. , 2012/4155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, özgürlüğü kısıtlama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Dairemizin 07.10.2010 tarihli kararı ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesinden sonra başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yağma eyleminin birden fazla kişi ile birlikte, silahla, konutta ve geceley
**6. Ceza Dairesi 2011/9726 E. , 2012/4155 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, özgürlüğü kısıtlama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Dairemizin 07.10.2010 tarihli kararı ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesinden sonra başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yağma eyleminin birden fazla kişi ile birlikte, silahla, konutta ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; bu eylem için 5237 sayılı TCK.nun 149/1. maddesinin (a) ve (c) bentleri ile birlikte (d) ve ( h ) bendlerininde uygulanması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, anılan maddenin birden fazla bendinin ihlali nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-Hürriyeti tahdit süresinin uzun veya kısa olması neticeye etkin olmamaktadır. Hürriyeti tahdit suçunun teşdit sebeplerinden biri de bu suçun, mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olunması halidir. (5237 sayılı TCK'nın 109. maddesinin 4. fıkrası), Bu hal cürümün meydana getirdiği netice olmalıdır. Yani hürriyeti tahdit suçunun devamı sürecinde hasıl olan netice olmalıdır. Mağdurun mal varlığına yönelik işlenen, bir başka suç nedeniyle doğan zarara bu anlam yüklenerek değerlendirilemez. Hal böyle olunca; Katılan'ın hükümlüler tarafından bıçak ile yaralamak suretiyle ve tehdit ederek hükümlü ...'ın konutunda üç ay süre ile alıkonulup katılanın ele geçirilen ikametinin anahtarı kullanılmak suretiyle, konuta girilerek antika tablolarının ve eşyalarının alınıp satıldığı, adı geçen katılandan zorla elde edilen vekaletname ile de ikametinin satışının sağlanmasının yağma suçunun maddi öğesi olduğu ve bu durumun kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçu yönünden ayrıca “ekonomik bakımdan önemli bir kayıp” olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden ve katılanın hükümlüler tarafından alıkonulduğu süreler içerisinde bu suç nedeniyle ekonomik bakımdan önemli bir kayba uğradığına ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, 5237 sayılı TCK'nın 109/4. maddesiyle cezadan arttırma yapılması, 2-TCK’nun 53.maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.