TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2025 NUMARASI : 2025/269 D.İş Esas 2025/270 Karar TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir istemine ilişkin talebin kararda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak ver…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/250 Esas 2026/154 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/250 KARAR NO : 2026/154 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2025 NUMARASI : 2025/269 D.İş Esas 2025/270 Karar TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir istemine ilişkin talebin kararda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/200 Esas numaralı davasında yapılan yargılama sonucu, hakkında tedbir kararı istenilen karşı taraf ... ve ...'in müdürlükten azillerine karar verildiğini, karar kesinleşinceye kadar yetkileri devam eden bu kişilerin müdürlük görevlerini kötüye kullandıklarını belirterek karar kesinleşinceye kadar karşı taraf şirkete tedbiren yönetim ve denetim amaçlı kayyım atanmasına veya şirket kredi kartları dahil tüm harcamalarının denetim altına alınması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, asıl davanın görüldüğü mahkemenin delillere daha çok hakim iken gerek yargılama sırasında gerekse nihai karar ile birlikte tedbir kararı verebilecek iken bunu yapmadığı, asıl olanın şirketlerin seçilmiş organları aracılığı ile yönetilmesi olup, seçilen yöneticilerin görevlerini ortaklar ve şirket aleyhine yapmaları halinde TTK'da düzenlenen yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumluluk davasına muhatap olabilecekleri, telafisi imkansız halin varlığını ortaya koyacak delil de sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; esas hakkındaki dava kazanılmış olmakla ihtyati tedbirin koşullarından olan yaklaşık haklılıktan da haklılık düzeyine geçildiğini, haklı sebeple müdürlükten azil davası açtığını, anılan davada yapılan yargılama sonucunda mahkemece 17.12.2025 tarihli karar ile davalı müdürlerin haklı sebeple azline karar verildiğini, bu karar ile müvekkilinin iddiaları yalnızca yaklaşık haklılık seviyesinde kalmadığını, tam ispat düzeyinde mahkeme hükmüyle doğrulandığını, tedbir talebi, soyut ve geleceğe ilişkin bir ihtimale değil, gerçekleşmiş, süreklilik arz eden ve kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi kuvvetle muhtemel olan fiillere dayandığını, haklı sebeple azil kararı verilmiş olmasına rağmen, kararın kesinleşmesine kadar görevde kalmaya devam eden davalı müdürlerin bu süreçte şirketi objektif ve basiretli tacir ilkesine uygun biçimde yönetmekten uzaklaştıklarını, şirketi müvekkile ve ailesine yönelik kişisel husumet ve intikam saikiyle yönettikleri somut olaylarla ortaya konulduğunu, bu fiillerin devamı halinde şirket malvarlığının ve azınlık pay sahibinin korunması sonradan açılacak davalarla fiilen mümkün olmayacağını, asıl davaya bakan mahkemenin tedbir talebini reddetmediğini, bu konuda karar vermeye yetkili olmadığını açıkladığını, asıl davaya bakan mahkemenin tedbir vermemiş olmasının, değişik iş mahkemesinin takdir yetkisini ortadan kaldıran veya sınırlayan bir hukuki sonuç doğurmayacağını, aksi kabulün değişik iş yoluyla ihtiyati tedbir müessesesini fiilen işlevsiz hale getireceğini, kaldı ki somut olayda asıl davaya bakan mahkemenin, ihtiyati tedbir talebini tedbir koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle değil, nihai karar verilmekle işten el çekildiği gerekçesiyle reddettiğini, bu reddin ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleşmediği yönünde bir tespit içermediğini, şirketlerin seçilmiş organları aracılığıyla yönetilmesinin esas olması ihtiyati tedbir müessesesini bertaraf etmeyeceğini, haklı sebeple azline karar verilmiş müdürlerin, karar kesinleşinceye kadar şirketi yönetmeye devam etmeleri halinde, şirketin borçlandırılması, likit varlıklarının tüketilmesi ve malvarlığının zayıflatılması riski objektif ve somut nitelikte olduğunu, bu nedenle şirketlerin seçilmiş organlarca yönetilmesinin esas olduğu yönündeki genel ilkenin, somut olayda ortaya çıkan ağır tehlikeyi bertaraf etmeye yeterli olmadığını, aksine ihtiyati tedbir ihtiyacını daha da belirgin hale getirdiğini, mahkemenin sunulan kapsamlı delil listesini hiç değerlendirmemesinin gerekçesizlik ve eksik inceleme teşkil ettiğini, red gerekçesinin somut değil soyut olması gerektiğini, kararda kullanılan telafisi imkansız halin varlığını ortaya koyacak delil sunulmadığı ve seçilmiş organ vurgusu gibi ifadelerin, somut olayla ilişkilendirilmediğini, yaklaşık ispat koşulunun aşılmış olmasına rağmen gecikmesinde sakınca bulunan halin yokluğuna varılmasının takdir yetkisinin hatalı kullanıldığını gösterdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talep eden Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/200 Esas sayılı dosyasında karşı taraf şirket müdürü olan karşı taraf ... ve ...'in haklı nedenle şirket müdürlüğünden azline karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, karar kesinleşinceye kadar karşı taraf müdürlerin şirket müdürlüğü görevlerinin devam edeceğini, müdürlerin görevlerini kötüye kullandıklarını belirterek karşı taraf şirkete tedbiren yönetim ve denetim amaçlı kayyım atanmasına veya tüm şirket harcamalarının denetim altına alınması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Anılan talepten de açıkça anlaşılacağı üzere karşı taraf şirket müdürlerinin haklı nedenle azline ilişkin dava Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/200 esas sayılı dosyasında görülmüştür. HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. Bu durumda mahkemece, ihtiyati tedbir talep edenin şirket müdürünün azline ilişkin dava açıldığından ihtiyati tedbir talebinin ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edebileceği, esas hakkında derdest dava bulunurken değişik iş dosyası üzerinden başka bir mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilemeyeceği, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince karar verilmiş olmasının anılan davanın henüz derdest olduğu sonucunu değiştirmeyeceği gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde gerekçe yönünden isabet görülmemiş ise de, ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararda netice yönünden bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararında netice yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep edenden alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 20/02/2026 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.