T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1925 - 2025/2108 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1925 KARAR NO : 2025/2108 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2025 NUMARASI : 2024/360 E. - 2025/66 K. DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1925 - 2025/2108 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1925 KARAR NO : 2025/2108 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2025 NUMARASI : 2024/360 E. - 2025/66 K. DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/01/2025 tarih ve 2024/360 E. - 2025/66 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait ... İşletme Müdürlüğündeki "Açık Ocaktan Tüvenan Cevher ve Aradekapaj Nakliyesi; Katı Kil Atık Malzemenin Taşınması ve Fabrikalara Cevher Yükleme, Nakliye, Besleme ile Kömür İstifleme Kül Atık Taşıma İşi"ni 25.04.2017 tarihli sözleşme ile 1 yıllığına üstlendiğini, söz konusu işi davalının gözetim ve denetiminde ve davalı işletmesinde çalışan mevcut işçilerle yürüttüğünü, işçilerle 1 yıllık belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığını, davalının aynı işçilerin çalıştığı dava konusu işi her yıl ihaleyle farklı taşeronlara verdiğini; işçilerin müvekkili nezdinde 1 yıllık belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmasına rağmen davalının iş akdi feshedilen işçilerin geçmişe dönük ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmesini müvekkilinden talep ettiğini, geçmiş taşeronlar nezdindeki tüm çalışmalara isabet eden alacakların da müvekkilinden talep edilmiş olduğunu, 1 yıllık belirli süreli iş sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin işçilere ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olmadığını, Beyoğlu 20. Noterliği'nin 13.07.2018 tarih ve 13050 sayılı ihtarnamesi ile davacının sadece ihale süresince çalıştırdığı döneme denk gelen hak edilmiş işçilik alacaklarından kendi dönemiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunun ihtar edildiğini, buna rağmen davalının 08.11.2018 tarihli yazısı ile çalışanların ücret ve ücret nitelikli alacakların ödendiği gerekçesiyle müvekkilinin ... İşletme Müdürlüğü uhdesinde oluşan 907.546,66-TL alacağının kesildiğinin belirtildiğini, 56 işçi tarafından Eskişehir İş Mahkemelerinde açılan davalarda alacakların müvekkilinin istihkakından kesilerek davalı tarafından ödendiğini, yine 14 aylık belirli süreli iş sözleşmesi ile ... İşletme Müdürlüğünde çalıştırılan işçilerden emekli olan işçi ...'un müvekkili nezdindeki çalışma süresini gözetmeksizin işçinin emeklilik sebebiyle hak ettiği 22.371,60-TL'nin 16.229,78-TL'sinin davalı tarafından müvekkilinin istihkakından kesildiğini, müvekkilinin istihkakından sözleşmeye, teknik şartnameye ve yasal mevzuata aykırı olarak kesilen alacakların tahsili gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik istihkaklardan haksız kesilen 650.000,00 TL'nin, kesintilerin yapıldığı tarihlerden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılmadığını, ihalenin 3/g maddesinde yer alan istisna kapsamında yapılmış olup, şartname ve sözleşme hükümlerine tabi olduğunu, ayrıca işçilere ilişkin olarak yapılan her türlü ödemenin davacıdan tahsiline ilişkin açık hükümlerin sözleşme ve şartnamelerde açık ve ayrıntılı olarak yer aldığını, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm ihale evrakları ihaleden günlerce önce (45-30 gün) ilan edildiğini, ihaleye katılan isteklilerin şartnamede ve sözleşmede yer alan hükümlere göre tekliflerini oluşturduğunu, ayrıca kanunlara aykırı bir şart varsa şikayet yoluna gidilerek düzeltme ve zeyilname yaptırılabildiğini, davacının hiçbir şikayet ve düzeltme talebi olmaması karşısında, bu sözleşme kapsamında çalışmış olan 56 işçinin işçilik alacakları talebiyle zorunlu arabulucuya başvurması üzerine, bu işçilerin ücret ve ücret nitelikli alacaklarının kurulan komisyon marifetiyle toplam 745.604,33-TL olarak hesaplandığını, davacı şirkete gerekli ödemeleri yapması için bildirimde bulunulduğunu, müvekkili şirketin cevaben gönderdiği ihtarnamede; imzalanan sözleşme eki Teknik Şartnamenin 7.28. maddesinde, “Yüklenici, çalıştırdığı döneme ilişkin personel için her türlü ücret alacakları ile yıllık ücretli izin ve iş mevzuatından kaynaklanan diğer haklarından sorumludur” hükmü, yasal mevzuat ve Yargıtay kararları gereği sadece kendi çalıştırdığı döneme denk gelen hak edilmiş işçilik alacakların sınırlı sorumlu olduğunu iddia ederek, sözleşme gereği teminat mektuplarının, nakit teminatlarının ve istihkaklarının ödenmesini talep ettiğini, sözleşme kapsamında çalışmış 56 işçinin vekili tarafından Eskişehir İş Mahkemelerinde müvekkili aleyhine işçilik alacakları talepli davalar açıldığını, iş bu davalar ön inceleme aşamasına gelmeksizin 07.11.2018 tarihinde sözleşme kapsamında çalışmış olan 62 işçiye yüklenici hak edişinden kesinti yapılmak suretiyle ödeme yapıldığını, işçilerden sadece ... isimli işçinin istifası üzerine bu işçiye herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının işçileri için 4857 sayılı İş Kanunu ilgili diğer mevzuat çerçevesinde gerekli işlemlerin tesis edildiğini ve kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödemelerin 4857 sayılı İş Kanunu, sözleşmeler ve eki şartnameler doğrultusunda hakkedişten kesinti yapılarak işçilere ödenmiş olup usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddi istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki sözleşme tarihi, yapılan kesintiler ve davanın niteliği nazara alındığında dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı; kesinti sebeplerinin toplam 62 işçiye ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, bunlar nedeniyle devlete ödenen gelir ve damga vergileri ve icraya ödenen ilam ve icra ferileri olduğu, davalı tarafça işçilere ödenen 745.604,88 TL'nin 62 işçi için tüm çalışma süreleri üzerinden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti olarak hesaplandığı, önceki alt işverenlerce ödenen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı tutarları ile kullandırılan yıllık izin sürelerinin mahsup edildiği, fark tutarın tamamının davacıya yansıtıldığının anlaşıldığı; davalı taraf, davacının son alt işveren olduğu için feshe bağlı tüm alacaklar ve tüm hizmet süresi üzerinden sorumlu olduğunu ileri sürmekte ise de bu sorumluluğun işçiye karşı sorumluluk olup, bu sorumluluğun oluşması için iş akitlerinin feshedilmiş olmasının gerektiği; davacı tarafın işçilerin iş akitlerinin sona ermediğini, kendilerinden sonra ihaleyi başka bir şirketin aldığını ve işçilerin ihale konusu işte çalışmaya devam ettiklerini iddia ettiği; dosyada mevcut İş Mahkemesi karar örneklerinin incelenmesinde; işçilerin iş akitlerinin feshedildiği iddiası ile, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını talep ettikleri ve yargılama sırasında kendilerine ödenmiş olduğu için davaların konusuz kaldığının anlaşıldığı; bu durumda İş Mahkemesi kararları ve dosya kapsamı itibariyle işçilerin iş akitlerinin feshedilmiş olduğu kanaatine varıldığı; işçilerin iş akitlerinin feshedildiği anlaşılmakla işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarından davacının kendi dönemi ile sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerektiği; taraflar arasında ... İşletme Müdürlüğü için imzalanan 25/04/2017 tarihli sözleşmenin 8/5 maddesi ile teknik şartnamenin 5.24, 5.26 ve 7.28. maddelerinde yüklenicinin işçilik alacakları ile ilgili sorumluluklarının düzenlendiği; asıl ve alt işverenin işçilere karşı müteselsil sorumluluğunun İş Kanunu hükümleri gereği olup, asıl ve alt işverenin müteselsil sorumluluk nedeniyle iç ilişkilerindeki birbirlerine karşı sorumluluklarının aralarındaki sözleşme hükümlerine tabi olduğu, davacının iş akdi kendi döneminde feshedilen son alt işveren olup, işçilere karşı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından asıl işveren davalı ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu; mahkemece yapılan inceleme kaldırma kararı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre işveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına karşın, rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasının sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olduğu; işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları; yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü; sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı; ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu; bunların dışında hafta tatili ücret, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacakları; işveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetindeki yapılan ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği; 24.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda kaldırma kararı doğrultusunda hesaplamanın yapıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının, davacının hakedişlerinden kestiği toplam 907.546,66-TL'nin 15.919,78-TL'si daha sonra davacıya iade edilmiş olduğundan hakedişlerden kesinti tutarı toplamı 897.627,45-TL'nin, 595.995,98-TL'sini işçilerin davacı nezdindeki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacakları, vergiler ve feriler nedeniyle rücuen kesebileceği, 891.627,45-TL'den 595.995,98-TL'nin düşümü ile hakedişlerden yapılan fazla kesinti tutarının 295.631,47-TL olduğu anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacağın içeriği itibariyle haksız fiil niteliğinde bulunmadığı, bu haliyle temerrüdün dava öncesi bildirim ile oluşacağı, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 295.631,47-TL'nin 22.03.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, iş akitleri feshedildiği iddiasıyla davalı tarafından tazminat ödenen 62 işçinin davalı tarafından aynı iş yerinde çalıştırıldığını ve ihbar tazminatı ödenmesi koşullarının oluşmadığını, 30.04.2018 tarihi itibariyle 62 işçinin çalıştıkları iş yerinin araştırılması taleplerinin kabul edilmediğini, bu eksiklik giderilmeden alınan kök raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyadaki iş mahkemesi kararlarında gerçek manada bir yargılama yapılmadığını, işçilerin iş akitlerinin feshedildiğine ve kıdem-ihbar tazminatına hak kazandıklarına dair bir tespit de bulunmadığını, davalının çalıştırdığı işçilerin geçmiş yıllardan beri süregelen tazminatlarından kurtulmak için işçilerle muvazaalı şekilde anlaşıp, kısmi dava açtırarak, henüz müvekkiline dava dilekçeleri tebliğ edilmeden müvekkilinin hak edişinden keserek işçilere tazminat ödemesi yaptığını ve davaları konusuz bıraktığını, tüm işçilerin davalının yönetimi ve kontrolünde olduğunu, çalışan personelin herhangi bir nedenle işten ayrılması veya çıkarılmasının davalının tek taraflı yetkisine bağlandığını, işçilerin yıllık izin ve mazeret izinlerinin dahi davalının kontrolü ve izni ile verildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin bu yönde olduğunu, dolayısıyla asıl işveren olan davalının işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların tacir olduğunu, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, sözleşme hükümlerine göre sorumluluğun davacıya ait olduğunu, davacının hakediş ödemelerini ihtirazi kayıt olmadan kabul ettiğini, işçilere ödenen ödemelerin tamamından davacının sorumlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, sözleşme nedeniyle ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dışı 62 işçi tarafından açılan davalar dikkate alındığında iş akitlerinin feshedildiği sonucuna ulaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede, dava konusu kıdem tazminat, ihbar tazminatı ve yıllık için alacağından davalının sorumlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2024 tarih ve 2023/2382 E.-2024/1249 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, yıllık izin ücreti alacağından son işverenin sorumlu olduğu; 22.05.2024 tarih ve 2023/3331 E.-2024/1660 K. sayılı kararından anlaşılacağı üzere ise dava dışı işçilerin davalı işçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt işverenden tahsili gerektiği, davalı son alt işveren olarak işçicin iş akdini haklı bir neden olmadan sona erdirerek ihbar tazminatı alacağı doğmasına sebebiyet verdiği için ihbar tazminatı alacağının tamamından sorumlu olduğu; Dairenin yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda yapılan hesaplamada yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alınmış olduğundan, sonucuna göre verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraflar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 20.194,59-TL nispi istinaf karar ve ilam harcı, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 20.195,59 -TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 1,00-TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davalıya iadesi, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.