12. Hukuk Dairesi 2014/6707 E. , 2014/9858 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/01/2013 NUMARASI : 2012/1066-2013/33 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 01.11.2013 tarih, 2013/24085-34281 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve do…
**12. Hukuk Dairesi 2014/6707 E. , 2014/9858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/01/2013 NUMARASI : 2012/1066-2013/33 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 01.11.2013 tarih, 2013/24085-34281 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlunun icra müdürlüne başvurarak yetkiye itiraz ettiği, alacaklı tarafından yetki itirazının kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece istemin kabulüne dair kararın Dairemizce onandığı görülmektedir. Konusu mal varlığı olan Borçlar Hukukuna ilişkin sözleşmelerden doğan davalarda yetki HMK.nun 10. maddesinde belirtilen kurallara göre çözümlenir. Bu kanun hükmüne göre; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” HMK'nun 17. maddesinde ise; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmüne yer verilmiştir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer (aktin icra, ifa edileceği yer) mahkemesinin yetkisi öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tespit edilir. Sözleşmede karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa (malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer) mal teslimi için açılacak dava teslim yeri mahkemesinde- borcun ödenmesi için açılacak dava ise borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmede açık ve zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre belirlenir. Yani davanın konusu sözleşme den doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmadı ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Ancak aranacak ya da aldırılacak borçlar da Borçlar Kanununun 89/l. maddesi uygulanmaz. Ne varki HMK.nun 10. maddesi hükmü yalnız hukuken geçerli olan sözleşmelerden doğan davalar hakkında uygulanacağından, geçersiz olan sözleşmelerden doğan davalarda, sözleşmenin ifa yerinde dava açılamaz, (sebepsiz iktisap gibi) genel yetkili yer olan yani davalının ikametgahında dava açılır.