11. Hukuk Dairesi 2009/13570 E. , 2011/6899 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 09/06/2009 tarih ve 2008/229-2009/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutan
**11. Hukuk Dairesi 2009/13570 E. , 2011/6899 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 09/06/2009 tarih ve 2008/229-2009/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı emtianın davalı tarafından Belçika’dan Türkiye’ye gemi ile taşınması sırasında davalının kusurundan kaynaklanan nedenlerle kısmen hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigorta ettirene ödendiğini, davalı hakkında başlatılan takibe, haksız ve kötüniyetli olarak davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sigorta sözleşmesinin hasardan sonra yapıldığını, TTK'nun 1067. maddesindeki hak düşürücü sürenin geçtiğini, aynı kanunun 1064. ve 1065. maddelerinde öngörülen ihtar ve ihbar keyfiyetine uyulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, hak düşürücü süre içinde icra takibine girişildiğini, bu yöndeki savunmanın yerinde olmadığı, sigorta teminatının abonman sözleşmesi ile sağlandığı, münferit poliçenin düzenlenmesinin zorunlu olmadığı, gemi kaptanının hasarın varlığına itiraz etmekle birlikte hasardan boşaltma sırasında haberdar olduğu, davalı donatanın konişmentodaki kayıt uyarınca malları sağlam aldığının ve taşıma sırasında hasarın meydana geldiğinin kabulünün gerektiği, karinenin aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, TTK'nun 1301. maddesindeki şartların davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Kadıköy 1. İcra Müdürlüğü'nün 2003/9786 esas sayılı dosyasında davalının 19.635,03 TL asıl alacak ile 11.223,71 TL işlemiş faiz olmak üzere 30.858,74 TL'ye olan itirazının iptaline, faize faiz işletilmemek koşuluyla takip talebindeki diğer şartlar dikkate alınarak takibin devamına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, taşıma sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminatın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar dairemizin 30.10.2007 tarihli ilamı ile davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, davacı tarafça sunulan poliçelerin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yeni bir bilirkişi raporu alınarak benimsenen rapor çerçevesinde hüküm kurulmuştur. Ancak bozma ilamı sonrasında alınan 26.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda icra takibine konu edilen faizin uygun bulunduğu belirtilmiş olup, bu konuda Yargıtay denetimine elverişli şekilde bir hesaplama yapılmamıştır. Bu itibarla, mahkemece denetime elverişli şekilde yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.