TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 12 .Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07/07/2023 NUMARASI : 2018/763 Esas - 2023/410 Karar DAVA : Şirket ortağı ve yetkilisi olmadığının tespiti, tescil ve ilanı DAVA TARİHİ : 26/10/2018 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Taraflar arasındaki şirket ortağı ve yetkilisi olmadığının tespiti, tescil ve ilanı istemine ili…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1392 Esas 2026/269 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1392 KARAR NO : 2026/269 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 12 .Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07/07/2023 NUMARASI : 2018/763 Esas - 2023/410 Karar DAVA : Şirket ortağı ve yetkilisi olmadığının tespiti, tescil ve ilanı DAVA TARİHİ : 26/10/2018 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Taraflar arasındaki şirket ortağı ve yetkilisi olmadığının tespiti, tescil ve ilanı istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; müvekkili ...'ın, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünden yaptığı araştırmada, davalı ... Ulaşım Araç. Paz.İnş. Petro Kimya San. Dış Tic.A.Ş.'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu öğrendiğini, davalı şirketin Ticaret Sicil dosyasının incelenmesinde, 07/11/2013 tarihli şirket genel kurulunda şirket ortakları ...'ın şirket hisselerini davalı ...'e devrettiklerini ve ...'ün şirketin 8.000 pay karşılığı hisselerinin tamamına sahip olduğunun görüldüğünü, 07/03/2017 tarihinde yapılan, davalı şirketin 2013-2014-2015-2016 yıllarına ilişkin genel kurulunda, müvekkilinin şirket yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, bu genel kurul toplantı tutanağını ...'ün toplantı başkanı olarak imzaladığını, genel kurul hazirun cetveli incelendiğinde müvekkili ...'ın genel kurul toplantısına asaleten katılıp, cetveli imzaladığının görüldüğünü, ancak müvekkilinin bu imzasının da sahte olarak atıldığını, Genel Kurul toplantısına diğer ortak ... Mimarlık Müh.İnş.San.Tic.A.Ş.'ne adına vekaleten ...'ın katıldığını, şirket genel kurul kararlarının tescil ve ilanı için Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne davalı ... tarafından başvuru yapıldığını ve ayrıca Ankara 24. Noterliği'nin 17/03/2017 tarih ve 9311 sayılı imza beyannamesinin hazırlanarak Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne verildiğini, bu imza beyannamesindeki imzaların da müvekkiline ait olmadığını, müvekkilin sahte imzalarla şirket ortağı ve yetkilisi yapıldığını ileri sürerek müvekkilinin ... Ulaşım Araç. Paz.İnş. Petro Kimya San. Dış Tic.A.Ş.'nin ortağı, yönetim kurulu başkan ve üyesi ve yetkilisi olmadığının tespiti ile, buna ilişkin kayıtların ticaret sicilden terkinine ve bu durumun Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, müvekkilinin pay sahipliğinin davalı şirketin pay defterinden terkinine, müvekkilinin davalı ... ile akdetmiş göründüğü 10/08/2015 tarihli “Şirket Hisse Devir Sözleşmesi”nin müvekkilinin imzası sahte olarak atıldığından yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar adlarına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinden aldırılan raporlara göre 10/08/2015 tarihli "Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ve 07/03/2017 tarihli "Genel Kurul Toplantısı Hazır Bulunanlar Listesi" başlıklı belgelerdeki atılı imzaların davacının eli ürünü olduğu, şirkete ait Pay Defteri ve Yönetim Kurulu Karar Defterinin taraflarca dosyaya sunulmadığından incelenemediği, ancak mevcut raporların içeriği ve dosya kapsamı itibariyle 10/08/2015 tarihli "Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ve 07/03/2017 tarihli "Genel Kurul Toplantısı Hazır Bulunanlar Listesi" başlıklı belgelerdeki imzanın davacıya ait olduğu belirlenmekle ve davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davalı ...'ün ifadesi, şirkete ait pay defteri ve yönetim kurulu karar defteri, mahkeme tarafından incelenmeden ve değerlendirilirmeden hüküm kurulduğunu, Jandarma Kriminalde yapılan incelemenin baştan savma bir şekilde yapıldığını, müvekkilinin kandırılarak imzası alınmış veya imzası taklit edilerek şirket ortağı ve yetkilisi yapıldığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacının davalı şirket ortağı ve yetkilisi olmadığının tespiti isteğine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya arasında yer alan davalı şirkete ilişkin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davalı şirketin tek ortağının ve yönetim kurulu başkanının ... olarak belirtildiği, 10/08/2015 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'ün hisselerin, davacı ...'a devrettiği, hisse devrinin davalı şirketin 10/08/2015 tarih, 2015/01 numaralı yönetim kurulu kararı ile kabul edildiği, davacının Ankara 24.Noterliğinin 17/03/2017 tarih, 09311 yevmiye numaralı imza sirkülerini Yönetim Kurulu Başkanı sıfatı ile hazırlayarak Ankara Ticaret Sicil Memurluğunu tescil için sunduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta , davacı yanca 10/08/2015 tarihli "Şirket Hisse Devir Sözleşmesindeki" imza , hisse devrinin işlendiği "Pay Defterinde" davacıya atfen atılan imza, 07/03/2017 tarihinde yapılan "Genel Kurul Hazirun Cetvelindeki" imza , 08/03/2017 tarihli 2017/02 numaralı "Yönetim Kurulu Karar Defterindeki" imza ve Ankara 24. Noterliği'nin 17/03/2017 tarih, 9311 yevmiye sayılı "İmza Sirkülerindeki" imza inkar edilmek suretiyle , davacının davalı şirket ortağı ve yetkilisi olmadığının tespitinin dava talep edildiği, mahkemece davacının imza örnekleri alınarak yaptırılan imza incelemesi neticesinde yukarıda yazılı gerekçe ile davacının davasının reddine karar verildiği, davacı tarafça istinafa gelindiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacının istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık , davacının davalı ...'den davalı şirket hisselerini devralmak suretiyle diğer davalı şirketin ortağı olup olmadığı, davacının yetkili temsilci olarak seçildiği 07/03/2017 tarihinde yapılan genel kurula katılıp katılmadığı , bahsi geçen belgelerdeki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. Anonim Ortaklık Payı üzerinde hak sahipliği olan kişi pay sahibidir. Anonim ortaklıkta pay sahipliği aslen veya devren kazanılabilmektedir. Payın devren kazanılması, pay sahibinin devralan ile anlaşarak pay sahipliği sıfatını payı devralana geçirmesi halinde söz konusu olmaktadır. Davacı tarafça davalı şirketteki payın devri sonucu davacıyı pay sahibi yapan 10/08/2015 tarihli sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürülmüştür. Yargılama aşamasında Jandarma Kriminal Laboratuvarından 07/01/2022 tarihinde aldırılan ek raporda özetle; 10/08/2015 tarihli "Şirket Hisse Devir Sözleşmesindeki" imza ve 07/03/2017 tarihinde yapılan "Genel Kurul Hazirun Cetvelindeki" imzanın davacının eli ürünü olduğu, Ankara 24. Noterliğinin 17/03/2017 tarih, 9311 yevmiye sayılı "İmza Sirkülerindeki" imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden aldırılan 01/09/2022 tarihli raporda özetle; İnceleme konusu 17/03/2017 tarih, 09311 yevmiye numaralı (imza sirküleri) iki adet belgede ... adına atılı imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı rapor edilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fİzik İhtisas Dairesinden aldırılan 05/04/2023 tarihli ek raporda özetle; İnceleme konusu 10/08/2015 tarihli "Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ve 07/03/2017 tarihli "Genel Kurul Toplantısı Hazır Bulunanlar Listesi" başlıklı belgelerde ... adına atılı imzaların ...'ın eli ürünü olduğu rapor edilmiştir. Anonim Şirketlerde pay senetleri hamiline veya nama yazılı olabilir. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve üçüncü kişiler arasında zilyetliğin geçirilmesi ile hüküm ifade eder. Nama yazılı paylar ise ilke olarak herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir. Devir, ancak kanunla veya esas sözleşme ile sınırlandırılabilir. Devir tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nun 490. maddesinde nama yazılı payların devri gösterilmiş olup maddeye göre kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe nama yazılı paylar herhangi bir sınırlamaya bağlı olmaksızın devredilebilir. Bu durumda nama yazılı paylar TBK'nun 183 vd maddelerine göre alacağın devri hükümlerine göre devredilebilecektir. TBK'nun 184. maddesine göre de alacağın devrinin yazılı yapılması yeterli olup, altındaki imza davacıya ait olan uyuşmazlığa konu 10/08/2015 tarihli pay devri de yazılı olarak yapılmıştır. Yine davacı tarafça ilk derece mahkemesince davalı ...'ün ifadesi, şirkete ait pay defteri ve yönetim kurulu karar defteri, mahkeme tarafından incelenmeden ve değerlendirilirmeden hüküm kurulduğu , imza incelemesinin baştan savma bir şekilde yapıldığı ileri sürülmüş ise de, davalı ... 12/08/2019 tarihinde savcılıkta verdiği ifadede davacıyı tanımadığını ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesine sunmuş olduğu ve dosya kapsamında yer alan 01/07/2021 havale tarihli dilekçesinde davacının davalı şirketin yetkilisi olduğunu, bu sıfatla adına elektronik imza aldığı gibi, davalı şirket adına genel kredi sözleşmesi tanzim ettiği ve bu genel kredi sözleşmesini aynı zamanda kefil olarak imzaladığını dolayısıyla davacının iddialarının yersiz olduğunu ileri sürmüştür. Bu doğrultuda dava dışı ... Bankası A.Ş 'den ilk derece mahkemesince talep edilen 1 Adet 12/04/2018 Tarih 2018/A0000946 seri nolu (23 sayfa) Genel Kredi Sözleşmesi aslı ve davacının kefil sıfatıyla gerçekleştirdiği 1 Adet Müteselsil Kefalet ve Hesap Rehni Sözleşmesi aslının mahkemece teslim alındığı ve yargılama aşamasında imza incelemesinde mukayese evraklar arasında incelendiği görülmüştür. Mahkemece usulüne uygun imza incelemesi neticesinde gerek Jandarma Kriminal Laboratuvarından gerek ATK'dan alınan raporda , her iki raporun birbirini doğrular şekilde imzası davacı tarafça inkar edilen 10/08/2015 tarihli "Şirket Hisse Devir Sözleşmesindeki" imza ve 07/03/2017 tarihinde yapılan "Genel Kurul Hazirun Cetvelindeki" imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespiti karşısında , yapılan incelemelerin baştan savma olduğu kabul edilemeyeceği gibi şirkete ait pay defteri ve yönetim kurulu karar defteri mahkeme tarafından incelenmesin sonuca etkili olmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının dinlenme olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davacı tarafça , davacının davalı ... Ulaşım Araç. Paz.İnş. Petro Kimya San. Dış Tic.A.Ş.'nin ortağı, yönetim kurulu başkan ve üyesi ve yetkilisi olmadığının tespiti ile, buna ilişkin kayıtların ticaret sicilden terkinine ve bu durumun Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davacının pay sahipliğinin davalı şirketin pay defterinden terkinine, davacının davalı ... ile akdetmiş göründüğü 10/08/2015 tarihli “Şirket Hisse Devir Sözleşmesi”nin davacının imzası sahte olarak atıldığından yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmesi karşısında , mahkemece usulüne uygun yaptırılan imza incelemesi neticesinde 10/08/2015 tarihli "Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ve 07/03/2017 tarihli "Genel Kurul Toplantısı Hazır Bulunanlar Listesi" başlıklı belgelerdeki imzanın davacıya ait olduğu belirlenmekle , davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/03/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...