İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkiline davalı bankanın Kavacık Şubesinden lehtarı dava dışı ... Elektrik Ltd Şti, muhatabı müvekkili olan 28.08.2017 tarihli 28.08.2018 tarihine kadar geçerli 900.000-USD bedelli kesin teminat mektubu düzenlediğini, 13.11.2017 tarihinde müvekkilinin teminat mektubunun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/294 KARAR NO : 2025/2142 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2022 NUMARASI : 2018/138 Esas - 2022/664 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 31/01/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkiline davalı bankanın Kavacık Şubesinden lehtarı dava dışı ... Elektrik Ltd Şti, muhatabı müvekkili olan 28.08.2017 tarihli 28.08.2018 tarihine kadar geçerli 900.000-USD bedelli kesin teminat mektubu düzenlediğini, 13.11.2017 tarihinde müvekkilinin teminat mektubunun tazminini talep ettiğini, ancak davalı banka tarafından bahsi geçen teminat mektubu aslının 14.09.2017 tarihinde lehtar firma tarafından şubelerine iade edildiğini, teminat mektubunun aslının şubede bulunduğunu, talep ekinde gönderilen belgelerin ise sahte/renkli fotokopi olduğunu belirterek taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin teminat mektubuna itibar ederek dava dışı şirkete mal sattığını, bu mektubun kesin ve şartsız olduğunu, şekle tabi olmadığını, teminat mektubunun bankaya iadesinin tek başına sözleşmeyi sona erdirmeyeceğini, sona ermenin ancak müvekkilinin ibrasıyla mümkün olabileceğini, teminat mektubunun muhatap yerine lehtara teslim edilmiş olmasının ve blokajı çözmeden önce müvekkilinden ibra alınmaması sebebiyle davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000-USD'nin tazmin talep tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili; davacının orijinal olmayan/sahte belgelere dayanarak talep ettiği tazminatın ödenmesinin mümkün olmadığını, orijinal belgelerin 14.09.2017 tarihinde şubeye iade edildiğini, sahte belgelerin/renkli fotokopilerin teminat mektubu sayılamayacağını, bir an için sözleşme bulunduğu düşünülse bile davacının kendisine verilen belgelerin orijinal/ sahte fotokopi olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunduğunu, böyle bir inceleme yapmadan kabul etmiş olduğu belgelerin sorumluluğunun davacıda olacağını, davacının işi gereği kendisine verilen belgenin orijinal olup olmadığını tespit edecek basirete sahip olması gerektiğini, dolayısıyla bu inceleme olmadan yapılan belge kabulünün sorumluluğunun kendisinde olduğunu, davacının belgeler için teyit alma yükümlüğünü yerine getirmediğini, bu noktada teyit almayan davacının kusurlu olduğunu, müvekkili bankanın işlemlerinin tamamının hukuka, bankacılık uygulama ve teamüllerine uygun, rutin işlemler olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacıya orijinal olmayan teminat mektubunun ve banka teyit yazısının dava dışı lehtar şirket tarafından verildiğinin anlaşıldığı, orijinal teminat mektubunun ve banka teyit yazısının süresi içerisinde yine dava dışı lehtar şirket tarafından davacının tazmin talebinden önce bankaya iade edildiği, davacının ceza mahkemesi içeriğine göre de davacıya verilen teminat mektubunun orijinal olmadığı, ancak davacının basiretli tacir olarak kendisine lehtar tarafından verilen teyit yazısı ve teminat mektubundan kuşkulanmaması ve teminat mektubunun gerçek olup olmadığını araştırmasının gerektiği, (emsal Yargıtay 11 HD nin 2015/1216 esas, 2015/6996 karar sayılı ilamı) teyit açısından muhatap davacının kendisine tevdi edilen teminat mektubunu düzenleyen şubeye tevdi ederek arkasına teyit alabileceğinin teyitte güvenilir çözüm olduğu, fakat davacının inceleme, teyit ve tespit yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edilmediği, davacının talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; mahkemenin davayı hangi gerekçe ile reddettiğinin belli olmadığını, kök bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında geçerli bir garanti sözleşmesinin kurulduğunu, bankaların güven kurumu olduğunu, ağırlaştırılmış dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunduğunu, doktrindeki hakim görüşe ve bankacılılık teamülüne göre banka teminat mektubunun banka tarafından muhataba teslim edilmesi gerektiğini, mektubun muhataba lehtar vasıtasıyla teslim edilmesinden doğacak risklerin üstlenilmesi anlamına geldiğini, kararın gerekçesinde müvekkili şirketin mektup lehtarı tarafından kendisine getirilen mektuptan kuşkulanması gerektiği belirtilmiş ise de asıl kuşkulanması gerekenin dikkat, özen ve bilgilendirme yükümlülükleri ile sorumlu kılınan bizzat davalı banka olduğunu, çünkü lehtarın mektubu bankadan kendisi alıp, kendisinin iade ettiğini, bankanın risk çıkışını yapmadan, elindeki teminatları, blokajı çözmeden önce muhatap müvekkili şirketten sözlü de olsa teyit almış olması halinde zarar meydana gelmeyeceğini, teminat mektubu aslının 14.09.2017 tarihinde lehtar firma tarafından davalıya iade edilmesi üzerine durumun geri bildirim yazısıyla müvekkiline bildirildiği iddia edilmiş ise de bu içerikte bir geri bildirim yazısının müvekkili şirkete tebliğ olmadığını, müvekkili şirketin teminat mektubunun lehtar tarafından bankaya teslim edildiğini banka tarafından gönderilen mektup ile değil, e-posta ile öğrendiğini ve aynı gün tazmin başvurusunda bulunduğunu, kaldı ki bankanın bu bildirimi elindeki nakit teminatı çözmeden, risk blokajını kaldırmadan önce yapması gerektiğini, bankanın ağır kusurlu olduğunu, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/366 E. Sayılı dosyasına sunulan kriminal raporuna göre ilk bakışta sahteliği anlaşılmayan, aldatma kabiliyetini haiz teminat mektubu için, bankadan teyit alınmasının sonuca etkisi olmayacağı, çünkü bilindiği üzere bankadan teyit alınırken mektup üzerinde teknik bir inceleme yapılmaksızın bankadan böyle bir mektup talebinde bulunulup bulunulmadığına bakılıp belirtilen tarih, miktar, sayıda bir mektup verilip verilmediğine bakıldığını, vadeli teminat mektuplarında süresi içinde mektubun aslının bankaya lehtar tarafından iadesi durumlarında da bankanın sorumluluğunun sona ereceğine dair teminat mektuplarındaki yer alan ibarelerin geçerli olduğunu, ancak dava konusu teminat mektubunda böyle bir ibare bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı vekili; mahkemece maktu yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, davalı banka tarafından davacı muhatap davacıya yönelik olarak ve dava dışı ... Elektrik ...Ltd Şti. lehine düzenlenen, davacının başvurusuna rağmen tazmin edilmeyen teminat mektubunun ödenmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı banka tarafından lehtarı dava dışı ... Elekt. ...Ltd. Şti.olan 28.08.2017 tarihli 900.000-USD bedelli kesin teminat mektubu ve teyit yazısı düzenlendiğini, teminat mektubuna ve teyit yazısına güvenerek lehdara mal sattığını, teminat mektuplarını vadeleri içinde davalı bankaya sunarak tazmin talebinde bulunduğunu, bankanın lehdar tarafından mektup asıllarının bankaya iade edilip risk düşümlerinin yapıldığı gerekçesiyle tazmin talebini reddettiğini, oysa teminat mektuplarının lehdar tarafından iade edilmesinin sözleşmeyi tek başına sona erdirmeyeceğini, muhatabın ibrasının bulunmadığını, bankanın kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 100.000-USD'nin tahsilini talep etmektedir. Davalı ise, davacının 13.11.2017 tarihinde orijinal olmayan fotokopi/sahte belgelere dayalı olarak tazmin talebinde bulunduğunu, düzenlenen teminat mektubunun teyiti ile birlikte dava dışı kredi lehtarı .......Ltd. Şti'ye teslim edildiğini, bir müddet sonra anılan teminat mektupları asıllarının lehtar tarafından bankaya iade edildiğini, davacının tazmin edilmesini istediği mektupların orijinal olmadığının ve sahte olduğunun anlaşıldığını, bankanın hiçbir yükümlülüğü yokken teminat mektuplarının iade edildiğinin muhatap davacıya bildirildiğini, davacı ile imzalanan bir sözleşme olmadığı için davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının bankadan teyit alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini , sahte teminat mektubunu kabul eden davacının bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini belirtilerek davanın reddini savunmuştur.Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından lehtarı dava dışı ... Elekt. ...Ltd. Şti olan 28.08.2017 tarihli 900.000-USD bedelli kesin teminat mektubunu düzenlediği ve teyit yazısı ile beraber dava dışı lehtar ... Elektrik ...Ltd Şti.ne verildiği, dava dışı ... Elektrik ...Ltd Şti. tarafından bankaya 14/09/2017 tarihinde iade edilen teminat mektubunun risk düşümünün yapılarak banka kayıtlarından terkin edildiği, davacı tarafından teminat mektubunun vadesi içinde 13.11.2017 tarihinde davalı bankaya sunarak tazmin talebinde bulunduğu, davalı banka tarafından da teminat mektuplarının risk düşümlerinin yapılması nedeniyle tazmin talebinin reddine karar verildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.İhtilaf davacı ile davalı banka arasında garanti sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, teminat mektubunun lehtar tarafından iade edilmesinin garanti sözleşmesini sona erdirip erdirmeyeceği, davalı bankanın teminat mektuplarının nakde çevrilememesinde tarafların kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nun 128. maddesinde düzenlenen Üçüncü Kişinin Fiilini Üstlenme kapsamında bir tür Garanti Sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Teminat mektuplarının kıymetli evrak niteliğinde olmadığı, diğer bir deyişle hak senede bağlı olmadığından ve garanti sözleşmesi olarak yazılı şekil dahi aranmadığından mektuptan doğan hakkın, mektup metni olmaksızın da ileri sürülebileceği, muhatabın mektubu kaybetmesi veya zayi etmesi halinde de bankanın yükümlülüğü devam edeceği yargı kararlarında ve öğretide de belirtilmektedir (Yargıtay 11. HD. 02/04/2012 tarihli 2010/14557 E. 2012/5132 K.; Seza ..., Banka Teminat Mektupları ve Kontgarantiler, 2003, s.53). Bunun dışında, teminat mektubundan kaynaklanan banka borcunun sükutu için mutlaka muhatabın mektubu bankaya sunması gerektiği, mektubun muhatap değil de lehtar tarafından bankaya iadesi halinde, bankanın mutlaka muhatabı bundan haberdar etmesi, muhatabın riskin ortadan kalktığını teyit etmesi ve ancak bu doğrultuda risk çıkışını gerçekleştirmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde lehtar tarafından mektup aslı bankaya getirilse bile bankanın riskinin devam edeceği ifade edilmektedir (Bkz. Yargıtay 11. HD. 30.11.2015 T. ve 2015/10116-12679).Somut olayda, dava dışı kredi lehtarı dava dışı ... Elektrik ...Ltd Şti.'nin teminat mektupları asıllarını teyit yazılarını davalı bankadan aldıktan sonra davacı muhataba teminat mektuplarının ve teyit yazılarının renkli fotokopilerini teslim ettiği, sonrasında ise teminat mektuplarının asıllarını davalı bankaya iade ederek nakit blokaj teminatlarının serbest kalmasını sağladığı anlaşılmaktadır.Davalı banka teminat mektupları asılları ile birlikte teyit yazılarını da lehtara teslim etmiştir. Davalı bankanın düzenlediği teminat mektuplarının içeriği ile fotokopi olarak düzenlenen teminat mektuplarının içeriğinde farklılık bulunmamaktadır. Garanti sözleşmesi yazılı geçerlilik şartına da tabi olmadığından davalı bankanın muhataba hitaben teminat mektubu düzenlemesi ve teyit yazısı ile birlikte lehtara teslim etmesi ile garanti sözleşmesinin kurulduğu kabul edilmelidir (Seza ..., Banka Teminat Mektupları ve Kontgarantiler, 2003, s.131-132). Fakat davacı muhatapla davalı banka arasında bir garanti sözleşmesi kurulmakla davalı bankanın dava konusu teminat mektuplarından doğan riski tasfiye etmek için davacının rızasını da alması gerekmektedir. Davalı bankanın teminat mektubu ve teyit yazılarını muhatabına iletmek üzere lehtara teslim etmesi, ayrıca teminat mektup asılları kendisine iade edilmesi sırasında lehtardan muhatabın düzenlediği ibra yazısını istememesi veya davacının rızasını almaması davalı bankanın kusurunu teşkil etmekte ve davacı muhataba karşı tazminat sorumluluğunu gerektirmektedir. Davalı banka, davacıyı haberdar ettiğini ileri sürmüş ise de davalı banka tarafından davacı muhataba gönderilen bildirimler blokelerin çözülmesinden sonra yapıldığı için davalı bankanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirildiğinin kabulü mümkün değildir. Bankalar TBK'nın 115/3. maddesi gereği hafif kusurlarından dahi sorumlu olup ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Teminat mektupları niteliği itibariyle kıymetli evrak olmadığından, davalı banka ile davacı muhatap arasında garanti ilişkisi kurulduktan sonra teminat mektubu lehtar tarafından da iade edilse blokenin davacı muhataba sorulmadan kaldırılmasında davacının kusuru bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2015 tarihli, 2014/6321 E. 2015/10911 K.; 12/04/2021 tarih, 2020/5317 E. 2021/3560 K.; 07/05/2024 tarihli, 2023/1226 E. 2024/3638 K. sayılı içtihatları). Bu itibarla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen karar doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulüne, 100.000-USD-'nin 13/11/2017 tarihinden itibaren 30/95 S.lı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 Tarih 2018/138 Esas 2022/664 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, 100.000-USD'nin 13/11/2017 tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun'un 4/a maddesi gereğince kamu bankalarınca 1 yıl süreli Dolar cinsi mevduata uyguladığı en yüksek oranında faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 25.668,84-TL karar ve ilam harcından 6.472,38-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 19.196,46-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 6.508,28-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 4.500-TL bilirkişi ücreti, 405,90-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 4.905,90-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine taktir olunan 60.123,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 151,10-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025