4. Ceza Dairesi 2022/11339 E. , 2022/24309 K. "İçtihat Metni" KARAR Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/08/2020 tarihli ve 2020/115357 soruşturma, 2020/56340 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine ilişkin ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/09/2020 tarihli ve 2020/3705 değişik iş sayılı kararını müteakip, yenide
**4. Ceza Dairesi 2022/11339 E. , 2022/24309 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/08/2020 tarihli ve 2020/115357 soruşturma, 2020/56340 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine ilişkin ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/09/2020 tarihli ve 2020/3705 değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan soruşturma evresi sonunda şüpheli hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/05/2021 tarihli ve 2020/140137 soruşturma, 2021/58170 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/09/2021 tarihli ve 2021/3866 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, "Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder..." ile aynı Kanun’un 173/4. maddesinde yer alan "Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir." şeklindeki düzenlemeler karşısında; benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/10/2020 tarihli ve 2020/2178 esas, 2020/5930 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Sulh Ceza Hakimliğince soruşturmanın genişletilmesine karar verildikten sonra, Cumhuriyet savcısı tarafından eksikliklerin tamamlanmasını müteakip yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazı inceleyecek merciince, itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve önceden soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi nedeniyle itirazla ilgili bir karar verilmesi için dosyanın ilk merci hakimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/09/2020 tarihli ve 2020/3705 değişik iş sayılı soruşturmanın genişletilmesi kararını müteakip, Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merciince itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve gereği için ilk mercii ... Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 27/06/2022 gün ve 94660652-105-34-2841-2022-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunur." denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.", 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. CMK'nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelenen dosyada; Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet Savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, somut olayda; ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararının ... Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kaldırıldığı, eksiklik giderildikten sonra ...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiği ve itiraz üzerine ... Sulh Ceza Hakimliği tarafından itirazın reddedildiği anlaşılmakla; kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararları itiraz üzerine inceleme görevinin kül halinde sulh ceza hakimliğine bırakıldığı, ikinci kez itiraz üzerine kararın aynı sulh ceza hakimliğince incelenmesine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla; hakimliğin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.