İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/02/2026 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı... A.Ş. tarafından ... nolu ... Poliçesi ile s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1352 KARAR NO:2026/287 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:14/06/2022 NUMARASI:2020/30 Esas - 2022/367 Karar DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/02/2026 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı... A.Ş. tarafından ... nolu ... Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı .... A.Ş.'nin İspanya'da yerleşik ... firmasına 14.12.2018 tarih ve ... nolu fatura muhteviyatı ile satmış olduğu 40 kasa - 7.302,80 metrekare (104.500,00 Kg Net, 109.210,00 Kg Brüt) lamine ve temperli cam emtiasının, Kocaeli/Türkiye'den .../İspanya'ya nakliyesi işi 17.12.2018 tarih ve ... nolu navlun faturası kapsamında... 2 nolu davalı ... tarafından organize edildiği, fiili nakliyenin ise ... nolu konşimento kapsamında 1 nolu davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, sigortalı emtiaların... 2 no.lu davalı ... organizatörlüğünde 27.12.2018 tarihinde, Derince'deki gümrük çıkış işlemleri tamamlandıktan sonra sigortalının tesislerinde ..., ..., ... ve ... no.lu 4 adet 20 fitlik üstü açık konteynerler içerisine yüklendiğini, konternırlar deniz yolu nakliyesinin gerçekleştirileceği ... Limam'na kara yolu ile sevk edildiğini, konşimento kapsamında, 1 nolu davalı ... tarafından ... isimli gemiye yüklenerek İspanya'nın ... Limanı'na hareket ettiğini, geminin ... Limanına varışına müteakip konteynerler liman sahasına tahliye edildiğini, gerçekleştirilen işlemler sonrasında iç nakliyeci firma vasıtasıyla 02.01.2019 tarihinde alıcı firma tesislerine sevk edildiğini, alıcı firma yetkilileri tarafından emtianın teslim alınması esnasında yapılan kontrollerde toplam 4 adet konteyner içerisinde bulunan 8 kasa cam emtiasının kırılmak suretiyle hasarlandığının tespit edilmiş olduğu nakliye belgesi üzerine rezerv notu düşüldüğünü, davacının davaya konu olay nedeniyle 26.03.2019 tarihinde ekspertiz raporunda tespit edilen hasar miktarının tamamı olan 56.577,68.-TL sigorta tazminatı ödediğini sigortalının haklarına halef olduğunu belirterek 56.577,68.-TL sigorta tazminatının ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... 'ya .... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu olayda konşimento tarihi dikkate alındığında, huzurdaki davanın TTK madde 1188 hükmü uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığının sabit olduğunu, konteyner muhteviyatı emtiaların taşımanın hangi aşamasında, ne zaman, ne şekilde hasarlandığı belli olmadığını, bu durumda davalı şirkete sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket sadece ... nolu konşimento kapsamında ... nolu, ...nolu, ... nolu ve ... nolu 4 adet 20'lik ... konteyner muhteviyatı emtianın Türkiye'den İspanya'ya deniz yoluyla taşınması işini üstlendiğini, davalı şirketin deniz taşıması haricinde konteynerlerin davacının sigortalısının tesislerinden yükleme limanına kara yolu ile taşınması veya konteynerlerin tahliye limanından alıcının firmasına kara yolu ile taşınması işi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bununla beraber, davacı tarafından dosyaya hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispatlar herhangi bir belge de ibraz edilmediğini, dava konusu hasara ilişkin olarak, gemide kaptanı tarafından veya limanda yetkililerce tutulan, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğine dair herhangi bir hasar tutanağının sunulmadığını, dava konusu olayda hasarın taşımadan önce mi yoksa sonra mı meydana geldiği veya hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği veya hasarın nasıl ve ne şekilde meydana geldiğinin belirsiz olduğunu, davacının dava konusu hasar iddialarına ilişkin olarak usule uygun bir survey veya usule uygun bir hasar ihbarının yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...'e ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi özetle; davada hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle reddi gerektiğini, hasar Ekspertiz Raporu Hatalı ve Yetersiz olduğunu, Ekspertiz raporunda emtia sevk tarihinin yanlış olduğunu, yükleme 15.12.2018 tarihinde yapıldığı ve konteynerler tahliye limanına 27.12.2018 tarihinde indirildiğin, davalı açsından konteynerler ve yüklerin ... limanına indiği 27.12.2018 tarihinde alııcısına teslim edilmiş olduğunun addedilmesi gerektiğini, buna rağmen, eksper teslimin 02.01.2019 tarihinde yapıldığı ifade ederek hataya düştüğünü, Ekspertiz, iddia edilen teslimden dahi 10 gün sonra yapıldığını geçerli bir surveyden bahsedebilmenin mümkün olmadığını, davalıya, Acentelerine veya Yardımcı Şahıslarına Hasar İhbarının Yapılmadığını, Kara taşıyıcısına ihbar yapıldıysa bile, kara taşıyıcısı davalıya yardımcı şahsı veya acentesi olmadığını, davalı teslim görevi konteynerler limanda indiğinde bitmiş olduğu, hasar ihbarı olmadığından ve usulüne uygun hasar tespiti de olmadığından ispat yükü yer değiştirdiğini, davacının, hasarın nerede ve hangi sebeple meydana geldiği de belli olmadığını, davalının tahliye limanı olan ... limanından alıcının adresinin bulunduğu yere kadar yani ... İspanya adresine kadar yapılan kara taşımasından hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda konteynerların tahliye tarihinin tespit edilememekle davadışı sigortalı tarafından davalılara gönderilen hasara ilişkin ihtarnamenin 01.01.2019 tarihli olduğu, buna mukabil İthalat Kontrol Belgesi ile ... Ekspertiz Raporuna göre hasarın ilk tespitinin 02.01.2019 tarihinde yapıldığı, hasarın tespit tarihinde çelişki bulunduğu belirtilerek ihbarın süresinde yapılmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de mahkememizin 15/03/2022 tarihli ara kararı ile taraf vekillerine konteyner hareketlerini sunmak üzere süre verildiği, davalı vekilinin 29/03/2019 tarihli beyan dilekçesinde tahliyenin 24/12/2018 tarihinde yapıldığı belirtilmiş aksi davacı tarafça ortaya konulamamıştır. Konişmentoda boşaltma limanının gösterildiği, ayrıca nihai teslim yerinin belirtilmediği, navlun faturasında da aksini belirtir bir kayıt bulunmadığından davalının kara taşımasını üstlenmediği anlaşılmaktadır. Buna göre yükün limanda teslim edildiği kabul edilmelidir. Ekspertiz raporunda konteynerda hasar bulunduğu belirtilmiş olup, hasar haricen tespit edilebilir nitelikte olduğundan hasar ihbarının konteynerın tahliye edildiği tarihten itibaren 3 gün içerisinde yapılmış olması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle süresinde yapılmış bir hasar ihbarın bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat yükü davacı taraftadır. Dosyaya sunulan ekspertiz raporunda, emtianın yükleme veya tahliye limanındaki elleçleme sırasında konteyner spreader (elleçleme) ünitesinin, konteyneri elleçlemek üzere yaptığı manevralar esnasında ünite metal aksandarm konteyner kenar kısımlarında yüklü bulunan ve taşıntılı olan cam kasalarına teması (çarpması) sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere emtiaların içinde bulunduğu konteynırın gemiden tahliyesi sırasında, konteyner el değiştirme hasar tutanağı düzenlenmemiş, alıcı tarafından herhangi bir hasar tutanağı veya hasar kaydı tutulmamış, konteynerin ve malın hasarlı olduğuna dair, taşıyanın bir temsilcisi de dahil olacak şekilde TTK m.1184 hükmü kapsamında, kanunda belirlendiği şekilde mahkemece veya yetkili diğer makamlarca ya da bu husus için yetkili uzmanlarca düzenlenmiş herhangi bir inceleme tutanağının da bulunmadığı görülmüştür. Buna göre dava konusu hasar taşımasının hangi aşamasında meydana geldiği, hasardan davalı tarafın sorumluluğunun bulunduğu uygun delililerle ispatlanamamış olup davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı nakliyecilerin, davaya konu zararın oluşumunda sorumlulukları tam olmasına karşın, yerel mahkemece, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazları karşılanmaksızın davanın reddi yönünde hüküm kurulduğunu, kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda, usulüne uygun ihbar yapılmadığı yönünde yapılan tespit ve değerlendirmelerin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksiklikler giderildiğinde hasar tarihinin ve buna göre süresinde hasar ihbarının yapılıp yapılmadığının tespiti hususunda davacının itirazlarının da değerlendirilmesi hususunda ek rapor düzenlenmesi gerektiğini, 1 ve 2 nolu ara kararlar yerine gelmiş olmasına ve hükmolunan bilirkişi ücretleri davacı tarafça yatırılmış olmasına karşın, ara karardan rücu edilmeksizin ve ara kararın aksine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, davalılar vekilleri lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ne aykırı şekilde belirlendiğini, davalılar vekillerine karar tarihi itibariyle 5.100,00.-TL (Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar bakımından) maktu vekalet ücretine hükmolunması gerekmekte iken 8.155,10.-TL nispi vekalet ücretine hükmolunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, deniz taşımasına konu emtiada oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedelini akdi ve fiili taşıyıcılardan rücuen tahsili istemi ile başlattığı icra takibine itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği, hasar ihbarının yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Dava konusu taşımaya ilişkin ... numaralı Konşimento, 15/12/2018 tarihinde, davacının sigortalısı .... A.Ş.'nin ihraç ettiği ürünlerin ... limanından .../İspanya limanına taşınmasına ilişkin olarak, ... A.Ş.adına acente olarak ... and .... tarafından düzenlenmiştir.Taşımaya konu ithalata ilişkin satıcı tarafından kesilen faturalara CIF teslim kaydı ve mal mukabili ödeme kaydı işlenmiştir.Davalı ... A.Ş. Tarafından 17.12.2018 tarihinde davacının sigortalısı .... A.Ş. hakkında deniz navlunu açıklaması ile 5.200,00 EUR bedelli faturayı düzenlemiştir.Davaya konu taşıma davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli 56.577,68 olarak 26.03.2019 tarihinde sigortalıya ödenmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, "emtianın nakliye sırasında hasar görmesi nedeniyle ödenen tutarın rücusu" sebebine dayalı olarak 6972,42 USD asıl alacak ve 162,45 USD işlemiş faizinin tahsili istemiyle 26/09/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1178/2. maddesine göre; taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. TTK'nın 1185/1,4. maddesine göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır, ancak zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. Buna karşın eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir.Davalılar tarafından davaya konu taşımaya ilişkin yükün 24.12.2018 tarihinde boşaltma limanına vardığı, 4 adet 20'lik ... konteynerlerin dava dışı ... Firmasının sorumluluğunda 4 ayrı araç ile alıcı firmaya 02.01.2019 tarihinde nakledildiği belirtilmiş, davacı tarafından da yükün boşaltma limanına ulaştığı tarihe ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. Ancak davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda 08.01.2019 tarihinde davacı sigorta şirketine ihbarda bulunularak aynı gün ekspertiz talep edilerek 11.01.2019 tarihinde alıcı firmaya gidilerek tespit yapılarak ekspertiz raporu düzenlenmiş ve Düzce ... Noterliği 11.01.2019 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara hasarın bildirildiği görülmüştür.Davalı taşıyıcılara TTK'nın 1185/1. maddesi anlamında süresinde ihbar/bildirim yapılmamış olup, bu halde davacının, zararın taşıyanların sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğini ispat etmesi gerekir.Yaptırılan ekspertiz çalışmasında, toplam 4 adet konteyner içerisinde bulunan 8 kasa cam emtiasının kırılmak suretiyle hasarlandığı, söz konusu hasarın yükleme ve/veya tahliyeliye limanlarındaki elleçleme sırasında konteyner spreader elleçleme ünitesinin, konteynırı elleçlemek üzere yaptığı manevralar esnasında ünite metal aksamlarının konteyner kenar kısımlarında yüklü bulunan ve taşıntılı olan cam kasalarına teması çarpması sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir.Ancak, emtianın hasarlanmasının hangi aşamada oluştuğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, satıcı tarafından 14.12.2018 tarihinde ... nolu E-Faturanın CIF teslim şartı ile 45.497,74 EUR - 278.023,03TL'lik düzenlenmiş fatura mal bedelini alıcı ... şirketinden tahsil edildiği ancak alıcının kırılan camlara karşılık kredi notu belgesi talebi üzerine satıcı firma tarafından düzenlenen 9.098,00EUR luk kredi notu belgesi karşılığının 27.03.2019 tarihinde 9.098EUR - 55.595,15 TL lik alacak dekontu düzenlendiği, dava dışı ..., AŞ.' nin 2018 yılına ait Ticari Defter ve incelemeye ibraz edilen belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dava dışı .... A.Ş. nin 14.12.2018 tarihli ...nolu E-Faturanın CIF teslim şartı ile düzenlendiği, 2018 yılında mal bedelini tahsil ettiği ancak teslimde malın hasarlı olması sonucunda alıcı ...firmasının talebi üzerine 9.098EUR - 55.595,15 TL karşılığının 2019 yılına ait cari hesabından indirim konusu yapıldığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın olmadığı, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin dosya münderecatından tespit edilemediği ve dolayısıyla ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.Somut olayda, taşımaya konu emtiaya ilişkin alıcı tarafından herhangi bir hasar tutanağı tutulmamış olup, konteynerin ve malın hasarlı olduğuna dair, taşıyanın bir temsilcisi de dahil olacak şekilde TTK m.1184 hükmü kapsamında, kanunda belirlendiği şekilde mahkemece veya yetkili diğer makamlarca ya da bu husus için yetkili uzmanlarca düzenlenmiş herhangi bir inceleme tutanağının da sunulmadığı, hasar bildiriminin TTK'nın 1185/1. maddesinde düzenlenen sürede de yapılmadığı nazara alındığında ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından, zararın taşıyanların sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği ve deniz taşıması sırasında meydana geldiği dosya kapsamından ispat olunamadığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti maktu tarifeye göre belirlenecek olmakla birlikte, Dairemizin karar tarihi itibariyle maktu vekalet ücreti, ilk derece mahkemesince davalı yararına hüküm altına alınan vekalet ücretinden fazla olduğundan istinaf edenin sıfatına göre, davacının vekalet ücretine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2026