11. Hukuk Dairesi 2011/9717 E. , 2012/3234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2008/339-2009/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/9717 E. , 2012/3234 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2008/339-2009/518 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkili ile aralarındaki cari hesaba dayalı olarak davacı aleyhine icra takiplerine giriştiğini, davalının iddia ettiği 190.000 TL'lik alacağa karşılık 335.000 TL'lik ipotek bedeli ve menkul haczi bulunmasına rağmen, davalının müvekkili şirketin bayii ve müşterilerine sözkonusu icra takip dosyaları üzerinden haciz ihbarnameleri yolladığını, davalının müvekkilinin bayii ve müşterilerinin borcu bulunmadığını bilebilecek durumda olduğunu, bununla da yetinmeyen davalının müşterilerin tamamına yakınına telefon ederek bundan sonra davacı ile alışverişlerini kesmelerini bildirdiğini, böylece müşteri ve bayileri kendisi ile doğrudan satış ilişkisine zorlamak ve davacıyı piyasadan silmek istediğini, davalı tarafından yapılan bu işlemlerin hakkın kötüye kullanılması sonucu oluştuğunu, haksız ve kötüniyete dayalı bu işlemler sırasında müvekkilinin ticari itibarının sarsıldığını ve müşterilerinin ticari ilişkisini kesmesi nedeniyle maddi zarara uğradığını, kötüniyetli haciz işlemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğini ileri sürerek, 40.000 TL manevi ve şimdilik 40.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borçlunun üçüncü şahıslarda olan mal ve alacaklarının haczine ilişkin İİK'nun 89. maddesinde düzenlenen bir hakkın kullanımı nedeniyle müvekkili şirketin suçlanmasının haksız olduğunu, ayrıca davacı hakkında bir çok icra takibinin mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bir takım satışlarının düşmesinin ekonomik koşullarla ilgili olduğu, bu nedenle davalının yasal haklarını kullanmasından dolayı maddi ve manevi tazminat takdiri gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı, cari hesaptan kaynaklanan talepler nedeniyle uğranılan zarar dışında Ege bölgesi bayisi olan davalının müşterilerine telefon açarak kendisiyle alışveriş yapılmamasını istemek suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüş ve bu hususta tanık deliline dayanmıştır. TTK'nun 56 vd. maddelerine dayalı haksız rekabet iddiası her türlü delille kanıtlanabilir. Bu bakımdan, mahkemece söz konusu iddia yönünden olayların belgeye dayalı olması gerekçesiyle tanık dinlenmesine yer olmadığına karar verilmesi ve haksız rekabet yönünden delliller toplanmadan davanın reddedilmesi doğru değildir. O halde, davacı tarafça bildirilen tanıklar dinlenilmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle haksız rekabete yönelik davanın da reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.