11. Hukuk Dairesi 2022/4721 E. , 2023/6734 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/891 Esas, 2022/913 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/632 E., 2022/112 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvu…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4721 E. , 2023/6734 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/891 Esas, 2022/913 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/632 E., 2022/112 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ve dava dışı ...'ın ... Kimya Toprak ve Metal San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ndeki hisselerini noterde düzenlenen 22.08.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacılara devrettiğini, akabinde bir ek sözleşme imzalandığını, davalının davacılara şirketin 01.08.2014 tarihli mizanını sunduğunu, sözleşme ile mizanda belirtilen şirket borçları haricinde devir işlemi öncesinde doğmak kaydıyla devir sonrasında şirketten talep edilebilecek borçlardan dolayı sorumluluğun davalı devredenlerde olacağının kararlaştırıldığını, şirket hisselerinin devir tarihinden önce şirkette çalışan bir kısım işçilerin İş Kanunu'ndan kaynaklanan alacaklarını tahsil amacıyla dava açtıklarını, davalının bu borcu ödememesi üzerine şirketin icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, ..., ... ve ... için ödenmek zorunda kalınan toplam 103.161,17 TL'nin davalıdan talep edilmesine rağmen şirkete ödenmediğini, davacıların şirkette makine parkurunda yer alan bir kısım makinelerin mülkiyeti hususunda devam eden yargılamalar olduğunu ve kira sözleşmesine dayalı hali hazırda her yıl ödenen kira bedeli olduğunu hisse devrinden oldukça sonra öğrendiğini, söz konusu makineler için devir tarihinden 2018 yılına kadar kira ödemek zorunda kalındığını, bu kalem alacağın Katma Değer Vergisi dahil 176.352,00 TL olduğunu, hisse devir tarihinden önceki usulsüz işlemlere dayalı olarak yapılan vergi incelemesi sonucunda şirkete vergi borcu ve usulsüzlük cezası tahakkuk ettirildiğini, toplamda 49.591,50 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek davalı ...'ın ödemesi gerektiği halde ödemediği 103.161,17 TL işçi alacakları, 49.591,50 TL vergi borcu, 176.352,00 TL makinelerin kira bedeli olmak üzere toplam 329.104,67 TL'nin davalıdan tahsili ile her bir alacağın ödendiği tarihten itibaren işleyecek yıllık ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve ... Kimya Toprak ve Metal San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ek sözleşme gereğince devir ile ilgili olarak davacıların doğabilecek zararlarına karşı müvekkilinin sorumluluğunun 2 yıl ile sınırlandırıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun 21.08.2016 tarihinde sona erdiğini, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların işçilik alacağı taleplerinin hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu işçilerin hisse devrinden itibaren 1 yıla yakın çalıştırıldığını, müvekkili tarafından davacılardan gizlenen bir husus olmadığını, makine parkuru kira bedeli ile vergi borcu ve usulsüzlük cezası bakımından da 2 yıllık sürenin dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 5. İş Mahkemesinin 2018/532 E., 2018/15 K. sayılı kararında adı geçen Hakan Metin Habipoğlu'nun 25.09.2012-15.09.2014 tarihleri arasında, Trabzon 1. İş Mahkemesinin 2015/347 E., 2017/62 K. sayılı kararında adı geçen Serkan Özşahin'in 21.12.2013-30.06.2014 tarihleri arasında ve Kayseri 2. İş Mahkemesinin 2015/535 E., 2017/281 K. sayılı kararında adı geçen Ayşe Taciroğlu'nun ise 01.02.2012-30.08.2014 tarihleri arasında davacı ... Kimya Toprak ve Metal San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nde çalıştıkları, taraflar arasındaki sözleşmede mutabık olunan mizanın 01.08.2014 tarihli olduğu, sözleşmede pay devri sonrasında oluşacak tüm sorumluluğun devir alanda olduğunun kabul edildiği, pay devrinin 22.08.2014 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek davacı şirket eski çalışanlarına hisse devir tarihinden önceki kıdem, ihbar vb. borçlardan dolayı davacı şirket tarafından icra yoluyla ödemesi yapılan ve muhasebe kayıtlarında da yer alan toplam 103.161,17 TL ödemeden dolayı davacıların davalıdan alacağı olduğu, dava konusu vergi cezalarının hisse devir tarihi öncesi döneme (2013 yılı vergi incelemesinden kaynaklandığı) ait olduğu ve bu vergi cezalarına yönelik yapılan ödemeler toplamının 51.659,78TL olduğu, tamamının davacı şirketin muhasebe kayıtlarında yer aldığı; ancak dava dilekçesinde bu alacak kalemi yönünden talebin 49.951,50TL olduğu, davacıların işçi alacakları ve vergi borcuna yönelik alacak taleplerinin yerinde görüldüğü, her bir alacağın ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, davacının iddia ettiği makine kirası alacağının kaynağını teşkil eden İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2018/2342 E. sayılı dosyasının 23.01.2018 tarihli ödeme emrinde 15.02.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ödenmeyen Ocak 2017-Ocak 2018 arası 13 aylık kira bedeli talep edilmiş olup, ödeme emrindeki söz konusu tarihlerin hisse devir tarihi sonrasına ait olduğu anlaşılmakla davacının makine kiralarına yönelik alacak talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile işçi alacakları bedeli olan 103.161,17 TL'nin ve vergi borcu olan 49.591,50TL'nin hükümde belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin (makinelerin kira bedeli) reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu makine kira alacağı bakımından davanın reddinin hatalı olduğunu, kiraya veren Ocak 2017-Ocak 2018 arası kira bedellerini talep etmiş ise de borcun kaynağının 15.02.2012 tarihli kira sözleşmesi olduğunu, kira sözleşmesi tarihi devir tarihinden önce olduğu için kira bedelinden davalının sorumlu olduğunu, şirket kayıtlarında ve sözleşmenin eki niteliğindeki belgelerde makinelerin kiralık olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını, tüm alacak kalemlerinin kabulüne ve ödeme tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. 2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede müvekkilinin sorumluluğunun 2 yıl ile sınırlandırıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, işçilik alacaklarının başlangıcı devir tarihinden önce olsa da sözleşme ile işçilerin de devralındığını, işçilik alacağı davalarının hisse devir tarihinden sonra açıldığını, davacıların şirket hisselerini devir aldıkları tarihte işçilerin tüm işçilik alacak haklarını da geriye dönük devir almış durumda olduklarını, işyeri devrinin esasları ve sonuçlarının düzenlendiği 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6 ncı maddesi nazara alındığında işçilik alacaklarından davacıların sorumlu olduğunu, davacıların şirket hisselerini devir aldıkları tarihte ve bu tarihten önce talep edilmiş bir işçilik alacağı bulunmadığını, davacıların devir tarihinden itibaren neredeyse 1 yıl söz konusu işçileri çalıştırıp, işçilik alacaklarını müvekkiline yansıtmalarının kötü niyetli olduğunu, vergi borcu tahakkuklarının 2016-2018 yılları arasında düzenlenmiş olan 13 adet vergi cezasından kaynaklandığını, 21.08.2016 tarihi itibarıyla sözleşmesel olarak müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini ileri sürerek kararın işçilik alacakları ve vergi borcu alacağı ile yargılama ve davacı yan vekili vekalet ücreti bakımından kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu alacak kalemlerinden davalının sorumlu olup olmadığı ve uygulanacak faiz türüne ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin ekinin ikinci sayfasında yer alan "...tarafların söz konusu payların devri için görüşmelere başlamalarını müteakip devir eden, devir alana sunmuş olduğu belge ve bilgilerin doğruluğunu kabul eder ve bu bilgilerin doğru olmamasından dolayı devir alanın oluşabilecek zararlarına karşı işbu sözleşmenin imzalanmasını müteakip 2 yıl süre ile sorumlu olacaktır..." şeklindeki düzenlemenin aynı ek sözleşmenin bir üst paragrafında düzenlenen doğmuş ve doğacak borcu kapsamadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere dava dilekçesinde dava konusu alacak kalemlerinin davalıdan tahsili ile "davacı şirkete verilmesi" talep edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile hüküm fıkrasında ayrıntısı yazılan işçilik alacakları bedeli ve vergi borcunun davalıdan tahsili ile "davacılara" verilmesine şeklinde hüküm kurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince de taraf vekillerinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. 3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) şirket sermayesinin (malvarlığının) korunması ilkesi benimsenmiştir. Bu çerçevede Kanunda şirketin kuruluşunda ve işleyişinde sermayesini korumaya yönelik çeşitli hükümlere yer verilmiştir. Sermayenin korunması ilkesi ile pay sahiplerinin, şirket alacaklılarının ve menfaati olan diğer unsurların korunması amaçlanmaktadır. Kanunda sermayenin korunması ilkesi çerçevesinde bir çok tedbire yer verilmiştir. Şirket sermayesinin korunması ilkesini gözetmeyen yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir (6102 sayılı Kanun'un 391 inci, 447 nci maddeleri). 4.Dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamından söz konusu işçilik alacaklarının tahsiline yönelik olarak dava dışı işçiler tarafından, davacı şirkete karşı dava açılıp hükmedilen meblağın da davacı şirketçe ödendiği ve yine talep konusu vergi borcu ve cezasının davacı şirkete tahakkuk ettirilmesi nedeniyle davacı şirket tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 6102 sayılı Kanun'da benimsenen sermayenin korunması ilkesi ve dava dilekçesindeki talep nazara alınarak dava konusu işçilik alacakları bedeli ve vergi borcunun davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmadan "davacılara" ödenmesi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın resen bozulması gerekmiştir. 5. Dava dilekçesinde dava konusu alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın niteliği ve tarafların sıfatına göre ticari temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilin tüm, davacılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.