10. Ceza Dairesi 2023/17430 E. , 2025/4918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/520 E., 2021/301 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandı
**10. Ceza Dairesi 2023/17430 E. , 2025/4918 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/520 E., 2021/301 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 31.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2020 tarihli ve 2023/12587 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97415 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97415 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ".... Sanığın evvelce 07.12.2013 tarihinde işlediği aynı suçtan dolayı Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/1204 esas, 2015/468 sayılı kararı ile mahkûmiyetine ve 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek söz konusu kararın 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın incelemeye konu eyleminin ise zorunlu olarak verilmiş olan bu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/520 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 23.03.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2018 tarihli ve 2018/2445 Soruşturma, 2018/114 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 05.12.2018 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için 05.04.2019 tarihinde İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 22.05.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2018/2445 Soruşturma, 2020/2160 Esas, 2020/1798 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.03.2021 tarihli ve 2020/520 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/1204 Esas, 2015/468 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 07.12.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2014 tarihli ve 2014/1176 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/1204 Esas, 2015/468 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içerisinde 23.03.2018 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin kanun yararına bozma konusu konusu İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/566 Esas, 2021/663 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.02.2023 tarihli ve 2021/3103 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı CMK'nın kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 07.12.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2014/1204 Esas, 2015/468 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca kanuni zorunluluk üzerine verildiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 23.03.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 23.03.2018 tarihli eylemini, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 04.09.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, sanığın 22.05.2020 tarihli eylemi yönünden ise gereği için İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.02.2023 tarihli ve 2021/3103 Esas, 2023/223 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/520 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 22.05.2020 tarihli eylem yönünden gereği için İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.