11. Hukuk Dairesi 2009/14934 E. , 2011/7414 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2006/863-2008/779 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutana…
**11. Hukuk Dairesi 2009/14934 E. , 2011/7414 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2006/863-2008/779 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile kartlı ödemeler sözleşmesi imzaladığını, dava dışı ... isimli müşterinin satış bedeli olan 7.700,00 TL’yi kredi kartı ile ödediğini, davalı bankaya ait pos cihazının satışa onay verdiğini ve parayı müvekkiline ait hesaba intikal ettirdiği halde daha sonda hesaplara bloke koyarak bu miktarı geri almasının haksız olduğunu ileri sürerek, anılan miktarın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sahte kredi kartıyla yapılan satış nedeniyle müvekkilinin gerçek kart sahibine ödeme yaptığını, davacının kusuru nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararı tahsil etmesinin aralarındaki sözleşmeye de uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kredi kartı ile satış yaptığı müşterinin kimliğindeki fotoğrafını, ismini ve imzasını karşılaştırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davaya konu satış işleminde sahte kredi kartı kullanılmasından davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafın savunmasında, satış işlemi esnasında kredi kartı kullanan kişinin kimliğinin kontrol edildiğini, gerekli özeni gösterdiğini, bankanın da satış işlemine onay verdiğini ileri sürülmesi ve dosyaya ibraz edilen slipdeki isim hanesinde ... yazmasına rağmen gerçek kart sahibinin ... olması karşısında kredi kartındaki sahtecilik eyleminin nasıl gerçekleştirildiğini izahtan uzak olan ve bilişim konusunda uzman olmayan kişilerce hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği açıktır. Bu durumda mahkemece, davaya konu kredi kartında sahteciliğin ne suretle yapıldığı ile bu satış işleminin gerçekleştirilmesinde tarafların kusurlarının hangi işlemlerle oluştuğunun taraf delilleri nazara alınarak konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.