6. Ceza Dairesi 2012/10484 E. , 2012/14091 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bir başkasının hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınabilir bir malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınıp kendi hüküm ve tasarruf altına sokulması ile yağma suçu tamamlanır. Mal alınamamışsa eylem teşebbüste kalır. Yağma suçunun en başta gelen özelli…
**6. Ceza Dairesi 2012/10484 E. , 2012/14091 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bir başkasının hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınabilir bir malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınıp kendi hüküm ve tasarruf altına sokulması ile yağma suçu tamamlanır. Mal alınamamışsa eylem teşebbüste kalır. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın fail tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdit ile oluşturulmak istenen tehlike boyutu her olayın özelliğine göre yargıç tarafından takdir edilir. Tehdidin zilyedi şahsen veya malen büyük bir tehlikeye düşürülebileceği bildirilmesi ile tehdit tamamlanır. Basit bir tehdit veya bu şekilde algılanabilecek her türlü davranış yağma suçunu oluşturmaz. Somut olaya gelince; Katılan ... olaydan sonra 19.04.2010 tarihli olayla ilgili olarak kolluktaki anlatımında, tanık ...'in arsalarının satılmasında aracılık yapması durumunda komisyon vereceğini sanığa anlattığını, sanığında kendi akrabalarına anlatması üzerine 19.04.2010 günü buluşup tapu müdürlüğüne gittiklerini, ... ile alıcının anlaşamaması nedeniyle satımın gerçekleşmediğini, ...'in satış masraflarını karşıladığını, birlikte sanığa ait eve geldiklerini, sanığın bu işten kendisininde 700 TL masrafı olduğunu belirtip bu parayı getirmesi karşılığında diz üstü bilgisayarını, kimliğini aldığını, sanığa telafi ederim diye söyleyip evden ayrıldığını belirtiği, 28.04.2010 tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki anlatımında da arsa satışı gerçekleşmeyince diz üstü bilgisayarını almak için sanığın evine geldiklerinde 700 TL. zararım oldu bu zararı karşıla diye söyleyip cüzdanını aldığını,sanığın evinde olduğu için vermek zorunda kaldığını,700 TL borçlu olduğunu söyleyip bıraktığını belirttiği, Katılanın 20.04.2010 tarihli olayla ilgili anlatımlarının ise tüm aşamalarda aynı olduğu, arsa satışının gerçekleşmemesinden hem kendisinin hemde sanığın masrafının olduğunu belirtiği, tanık ...'ın da katılanın bu beyanlarını doğruladığı, ancak 19.04.2010 tarihli olayda şiddet ve zor eyleminden bahsetmedikleri, Sanık ise tüm aşamalarda özetle, suçlamayı kabul etmeyip senetleri arsa satışından kaynaklı zararlarını karşılamak için katılanın rızası ile verdiğini belirttiği, dikkate alındığında, Olay öncesi tanık ...'in, katılana satılık arsalarının olduğunu, müşteri bulması halinde komisyon vereceğinden bahsetmesi üzerine, katılanın bu olayı sanığa anlattığı, sanığın alıcı olarak ...'yi bulduğu 19.04.2010 günü satış işlemlerinin tamamlanması için hep birlikte tapu müdürlüğüne gittikleri tarafların anlaşamamaları üzerine satımın gerçekleşmediği, ...'in alıcının masraflarını ödediği, sanık ve katılanın birlikte sanığa ait eve geldiklerinde, bu işten 700 tl masrafı olduğunu belirtip katılandan istediği, katılanın da bu olaydan kendi zararı olduğunu açıkladığı, sanığın 700 tl parayı getirince malını geri alırsın diye diz üstü bilgisayarını ve kimliğini alıp, herhangi bir zor kullanmadan ayrıldığı, 20.04.2010 günü sanığın katılanı telefonla arayıp bilgisayarını ve kimliğini iade edeceğini söyleyerek iş yerine çağırdığı, burada tanık ...'ın yanında katılana “zararımı karşılayacaksın çoluğunu çocuğunu silerim,seni öldürürüm” diye tehdit ettiği ve darp ettiği, katılanın korkarak 2 adet 5.500 tl değerinde senet imzaladığı, ayrıca boş bir kağıda da “hiç bir baskı altında kalmadan senedi verdim” şeklinde yazı yazdırıp belge alması şeklinde gelişen eylemin ilk aşamasında herhangi bir zor unsurundan bahsedilmesinin olanaklı olmadığı,ancak 20.04.2010 günlü olayın yağma suçunda aranan tipiklik unsuru ile örtüştüğünün dosya kapsamından anlaşılması karşısında,yeterli ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA , 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.