11. Hukuk Dairesi 2023/1710 E. , 2024/5031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1571 Esas, 2023/18 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/325 E., 2019/270 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesin
**11. Hukuk Dairesi 2023/1710 E. , 2024/5031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1571 Esas, 2023/18 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/325 E., 2019/270 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... Plastik San. Tic. A.Ş.’nin kredi sözleşmesi çerçevesinde müvekkilinden kullandığı krediye diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredilerin geri ödenmemesi üzerine borçlulara kredi hesaplarının katı ile borçların ödenmesi ihtarının keşide edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibi başlatıldığını, davalıların borcunun münhasır delil niteliğindeki banka kayıtları ile sabit olduğunu, davalı borçlular tarafından imzalanmış “Ödeme Talimatı, Taahhütname ve Rehin Sözleşmesi” çerçevesinde doğrudan borçlanma sözleşmesi gereğince sisteme girilen fatura bedellerinin davalı borçlular adına müşterilere ödenmiş olması veya ödenmesi gerekmesi nedeniyle davalıların davacı bankaya borçlarının bulunduğunu, davalıların takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2015/18948 E. sayılı dosyasına itirazlarının iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin gösterilen tutarda ve başkaca muaccel borcu bulunmadığını, davacının İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2016/1186 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, mükerrer takip bulunduğunu, kredi sözleşmelerinin müvekkili ... açısından müteselsil kefaletin şartlarını taşımadığını, davalılara gönderilen ödeme emrinde 550.000,00 TL deposu gereken teminat mektubu bedeli ile 206.000,00 USD aval verilen bonolar nedeni ile deposu gereken bedel adı altında borç kalemlerine yer verildiğini, söz konusu kalemlerin muacceliyet kesbetmediğini, ödeme emrinde 42.586,72 USD Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) kredisinden kaynaklanan alacak, 118.636,12 TL DBS’den kaynaklanan alacak şekilde yer verilen borç kalemlerinin de kaynağının belirlenmediğini, müvekkili şirketin defter ve belgelerinin incelemesinde davacıya borç bulunmadığının ortaya çıkacağını, ödeme emrinde istenilen gecikme tazminatının da kat ihtarnamesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme doğrultusunda davalı şirketin davacı bankadan 2 adet teminat mektubu kullandığı, davalı firmanın Türk Eximbank’tan kullandığı döviz kredisine karşılık düzenlenen 2 adet bonoya bankanın aval verdiği, davalı şirketin Petkim A.Ş.’den aldığı mallara karşılık bankanın Petkim A.Ş.’ye DBS adı altında (58,64,69,79,87 ve 91 nolu proje adı altında) ödemeler yaptığı, geri ödemelerde sorun yaşanması üzerine davacının 26.10.2015 ve 28.12.2015 tarihli hesap kat ihtarnamelerini gönderdiği, ihtarnamelerde ödeme için 24 saatlik süre verildiği, son ihtarnamenin davalılara 29.12.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalıların 31.12.2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı ...’nün sözleşmedeki müteselsil kefaletin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 583 üncü maddesindeki yasal şartları taşımadığını savunduğu, ancak sözleşme tarihi göz önüne alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) uygulanması gerektiği, anılan Kanun’un 484 üncü maddesine uygun olarak kefaletin tesis edildiği, icra takibinde talep edilen bir kısım gayri nakdi alacağın takip tarihinden sonra nakdi alacağa dönüştüğü, bu alacaklar yönünden nakde dönüştüğü tarihten itibaren temerrüt faizi talep edilebileceği, davalı borçlular tarafından takipten sonra dava tarihinden önce kısmi ödemeler yapıldığı, itirazın iptali davası açılmasından önce borcun kısmen ödendiği hallerde alacağın varlığının dava tarihi gözetilerek belirlenmesi, takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkan sağlayacak şekilde hüküm kurulmasının gerektiği, takipten sonra dava açılmadan önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı, söz konusu ödemelerin mahsubu sonucu davacı bankanın dava tarihi itibariyle davalılardan 58-64-69 ve 79 numaralı projeden kaynaklanan 209.825,98 USD asıl alacak, 87 ve 91 numaralı projeden kaynaklanan nakde dönüşen 118.636,12 TL asıl alacak, nakde dönüşen teminat mektubundan kaynaklanan 529.284,22 TL asıl alacak, nakde dönüşen aval verilen bonolardan kaynaklanan 605.957,20 TL asıl alacak olmak üzere toplam 167.239,26 USD nakdi asıl alacak, 42.586,72 USD nakde dönüşen asıl alacak, 1.253.877,54 TL nakde dönüşen asıl alacak üzerinden alacaklı olduğu, 58-64-69 ve 79 numaralı projeden kaynaklanan asıl alacağın 85.537,77 USD tutarındaki bölümüne takip tarihi, 42.586,72 USD tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü tarih, 81.701,49 USD tutarındaki bölümüne dava tarihinden itibaren, 87 ve 91 numaralı projeden kaynaklanan nakde dönüşen asıl alacağın 58.459,78 TL tutarındaki bölümüne, 60.176,34 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü tarihlerden, nakde dönüşen teminat mektubundan kaynaklanan asıl alacağın 263.284,22 TL tutarındaki bölümüne, 133.600,00 TL tutarındaki bölümüne, 132.400,00 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü tarihlerden itibaren, nakde dönüşen aval verilen bonolardan kaynaklanan asıl alacağın 588.160,00 TL tutarındaki bölümüne, 17.797,20 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü tarihlerden itibaren % 8,73 oranında temerrüt faizi ve % 5 orannıda Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) işletilmesi gerektiği, takibin devamına karar verilen nakdi alacak olan 167.239,26 USD’nin takip tarihindeki karşılığı olan 491.683,42 TL üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluştuğu, ihtiyati haciz vekalet ücreti ile ihtiyati haciz karar harcının icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların İzmir 19. İcra Müdürlüğü' nün 2015/18948 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 209.825,98 USD 58-64-69 ve 79 numaralı projeden kaynaklanan asıl alacak, 118.636,12 TL 87 ve 91 numaralı projeden kaynaklanan nakde dönüşen asıl alacak, 529.284,22 TL nakde dönüşen teminat mektubundan kaynaklanan asıl alacak, 605.957,20 TL nakde dönüşen aval verilen bonolardan kaynaklanan asıl alacak olmak üzere toplam 167.239,26 USD nakdi asıl alacak, 42.586,72 USD nakde dönüşen asıl alacak, 1.253.877,54 TL nakde dönüşen asıl alacak ile 58-64-69 ve 79 numaralı projeden kaynaklanan asıl alacağın 85.537,77 USD tutarındaki bölümüne takip tarihi olan 04.01.2016, 42.586,72 USD tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü 12.02.2016, 81.701,49 USD tutarındaki bölümüne dava tarihi olan 17.03.2017 tarihinden itibaren, 87 ve 91 numaralı projeden kaynaklanan nakde dönüşen asıl alacağın 58.459,78 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü 18.02.2016, 60.176,34 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü 29.02.2016 tarihinden itibaren, nakde dönüşen teminat mektubundan kaynaklanan asıl alacağın 263.284,22 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü 14.03.2016, 133.600,00 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü 17.02.2016, 132.400,00 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü 14.07.2016 tarihinden itibaren, nakde dönüşen aval verilen bonolardan kaynaklanan asıl alacağın 588.160,00 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü 11.02.2016, 17.797,20 TL tutarındaki bölümüne nakde dönüştüğü 17.05.2016 tarihinden itibaren % 8,73 temerrüt faizi ve % 5 BSMV’si ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, davalı ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.’nin sorumluluğunun ipotek bedeli olan 1.500.000,00 TL’yi aşan kısım ve bu tutara tekabül eden feriler ile sınırlandırılmasına, takibin devamına karar verilen nakdi alacak olan 167.239,26 USD’nin takip tarihindeki karşılığı olan 491.683,42 TL üzerinden hesaplanan % 20 icra inkar tazminatı olan 98.336,68 TL’nin davalılardan tahsiline, icra takibinde talep edilen 300,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile 77,40 TL ihtiyati haciz karar harcının icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporları arasında farklılıkların bulunduğunu, bu çelişkiler giderilmeksizin hüküm verildiğini, USD ve TL cinsinden hesaplamaların hatalı yapıldığını, bilirkişi raporlarında gecikme tazminatı ve %5 oranındaki BSMV bedellerinin kararda belirtilmediğini, dava konusu alacak kalemlerinde hataya düşüldüğünü, icra inkar tazminatının eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibinde talep edilen bir kısım gayri nakdi alacağın takip tarihinden sonra nakdi alacağa dönüştüğü, bu alacaklar yönünden nakde dönüştüğü tarihten itibaren temerrüt faizi talep edilebileceği, davalı borçlular tarafından takipten sonra, dava tarihinden önce kısmi ödemeler yapıldığı, itirazın iptali davası açılmasından önce borcun kısmen ödendiği hallerde alacağın varlığının dava tarihi gözetilerek belirlenmesi ve takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkan sağlayacak şekilde hüküm kurulmasının gerektiği, ihtiyati haciz vekalet ücreti ile ihtiyati haciz karar harcının icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasının gerektiği, alınan bilirkişi raporu ve ek raporları doğrultusunda asıl alacak miktarı 167.239,26 TL bedel üzerinden icra inkar tazminatına hükmedildiği, nakde dönüşen alacaklar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacak kalemlerinin dışında hesaplamalar ile davanın odağından çıkıldığını, projeler baz alınarak, alacak kalemlerinin bir birine karıştırıldığını, hatalı hesaplama yapıldığını, bilirkişilerin alacak kalemlerini, kalem kalem incelemek yerine, proje bazlı bir incelemeye giriştiklerini, takip kalemlerinin dışında bir hesaplama yaptıklarını, verilen hüküm ile takip dosyasının alakasız hale geldiğini, toplam alacakten ziyade, kalem kalem müvekkili alacaklarının toplu surette değerlendirilmesi gerekirken bazı alacak kalemlerinin 2’ye hatta 3’e ayrıldığını, ilk bilirkişi raporunda müvekkili alacağının takip miktarı ile uyumlu şekilde hesap edildiğini, davalının takip miktarı kadar borçlu olduğunun görüldüğünü, ek raporda alacak taleplerinden bir kısmının düşüldüğünü, davalının rakamsal hesaplamalara itiraz etmediğini, davanın geneli hakkında, kredi sözleşmesi ve kefil ilişkisine ilişkin itirazlar ileri sürdüğünü, 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda tüm alacakların proje bazlı olarak ayrıldığını, USD cinsinden alacağın kur hesaplaması yapılarak TL’ye çevrildiğini, alacak kalemlerinin önceki iki rapordan farklı şekilde ayrılarak değerlendirildiğini, hesaplamada kullanılan kurun takip tarihindeki kuru yansıtmadığını, son rapor ve kararın icra takibi ile çelişki içerdiğini, bu çelişkinin bir diğer sebebinin de kur miktarının çok daha yüksek belirlenmesinden kaynaklandığını, alacak kalemlerinin parçalara ayrıldığını, faiz başlangıç tarihleri yönünden alacaklar ayrı ayrı muaccel olmuş gibi hüküm tesis edildiğini, ancak hesap kat ihtarının davalılara tebliği ile söz konusu alacak kalemlerinin tamamı yönünden takip talebindeki gibi hesaplaması yapılması ve icra inkar tazminatının müvekkilinin asıl alacağı üzerinden hesaplanması gerektiğini, alacakların tamamının dava tarihi ile birlikte nakde dönüştüğünü, kabul edilen alacak kalemlerinin tamamının, hatta takip miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmemesi hususunda hataya düşüldüğünü, karmaşık bir şekilde taleple bağlı olmaksızın tesis edilen hükümde hatalı bir kaleme daha yer verildiğini, gecikme tazminatı ve BSMV bedellerinin kararda tüm alacak kalemleri yönünden belirtilmesi yerine yalnızca bir kalem yönünden belirtililerek hataya sebebiyet verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. 818 sayılı Kanun'un 484 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.