Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1439 E. , 2024/1673 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1439 Karar No : 2024/1673 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)'ye ait olan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1439 E. , 2024/1673 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1439 Karar No : 2024/1673 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)'ye ait olan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2025 tarihine kadar özelleştirilmesine ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinde yer alan yapıların (ahır, kömürlük, hayvan yetiştirme yeri, vb.) 31/12/2017 tarihinden önce inşa edildiği, bu hususun birçok kez tespit edilerek tutanağa bağlandığı, 2013-2017 yıllarında ecrimisil tahakkuk ettirildiği, söz konusu taşınmaza yönelik 19/06/2019 tarihli yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, bu taşınmazın tarafına satılmasına yönelik birçok kez başvuruda bulunulduğu, dava konusu işlemle dava konusu taşınmazın satın alınması hakkının elinden alındığı, satışı yapılamayacak taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Usûle ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, davacının bu davayı açmakta hukukî menfaatinin bulunmadığı; esasa ilişkin olarak ise, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile mülkiyeti Maliye Hazinesi, EÜAŞ ve TEİAŞ adına kayıtlı olan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar, mülkiyetin gayrî aynî hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri veya bir kaçının birlikte uygulanarak 4046 sayılı Kanun'un 3. ve Geçici 29. maddeleri ile 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesi gereğince karar verildiği, söz konusu düzenlemelerde, özelleştirme kapsam ve programına alınabilecek varlık, kurum ve kuruluşların ayrıntılı bir şekilde tanımlandığı, bu kapsamda, Hazine veya muhtelif kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınabileceği, uyuşmazlık konusu parselin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu, kapsam ve programa alınan parsellerin boş, atıl, işlevsiz ve işgalli durumda olduğu, herhangi bir kamu hizmeti ile ilgisinin olmadığı hususlarının tespit edildiği, kamu yararının artırılması, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlanması, Hazine'ye ait taşınmazların değerlendirilmesi suretiyle gelir elde edilmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin 4046 sayılı Kanun'a uygun olduğu, davacı tarafından alınan yapı kayıt belgesinin iptali istemiyle İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğu, davacı tarafından söz konusu taşınmazın tarafına satılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın, söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilmek üzere satışı için ihaleye çıkılmasına engel teşkil etmediği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava, Mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş.(TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, İstanbul İli, Eyüpsultan İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan Maliye Hazinesi'ne ait ...da, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin (A) fıkrasında, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenerek, 1. fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı belirtilmiş; maddenin son fıkrasında, Kanun'daki amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un 3. maddesinde; "a) Bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların 'Özelleştirme kapsamına' alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan 'özelleştirmeye hazırlanmasına', hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan 'özelleştirme programına' alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek, ... c) Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek..." Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. 4046 sayılı Kanun'un Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, aynı Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir. 02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı'nın 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesi'nde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkûr kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkûr listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir. Aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, özelleştirme uygulamalarında 4046 sayılı Kanun'da belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda karar alınacağı, Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına ve programına alınmasında, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin sürelerin tespitinde ve özelleştirme kapsam ve programına alınan kuruluşların, satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayrî ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemede Cumhurbaşkanı'nın görevli olduğu anlaşılmaktadır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazine'ye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür. Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmaz ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca düzenlenen ... tarih ve ... no.lu yapı kayıt belgesine istinaden davacının anılan taşınmazın kendisine satılması istemiyle yaptığı 10/05/2022 tarihli başvurunun, söz konusu taşınmazın işlem dosyasının tetkikinde, yapı kayıt belgesine konu olabilecek bir yapı bulunmamakla birlikte taşınmazın imar uygulamasının iptal edilerek tapu kaydına bu yönde şerh işlendiği, yine taşınmazın 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 4046 sayılı Kanun kapsamında özelleştirme kapsam ve programına alındığının anlaşıldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazine'ye ait taşınmazların, yapı kayıt belgesi sahiplerine satışına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 396 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin satılamayacak taşınmazlar başlıklı 4/h fıkrası uyarınca satış talebinin değerlendirilemediğinden bahisle İstanbul Valiliği Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle açılan davada... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K: ...sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır."; aynı Kanun'a 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile eklenen Geçici 16. maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi hâlinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. (...) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." kurallarına yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Usul ve Esaslar'ın amacının, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, işbu Usul ve Esaslar'ın, yapı kayıt belgesi müracaatına, yapı kayıt belgesi bedelinin hesaplanması ve ödenmesine, yapı kayıt belgesi verilen Hazine'ye ait taşınmazların satışına, yapı kayıt belgesi düzenlenmeyecek yapılar ile bu belgenin düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunanlar hakkında yapılacak işlemlere ilişkin hususları kapsadığı belirtilmiş; "Hazineye ve belediyeye ait taşınmazlar üzerindeki yapılar" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması hâlinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığa tahsis edilir. (...)" kuralı yer almıştır. Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazine'ye ait taşınmazların, yapı kayıt belgesi sahiplerine satışına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 396 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Satılamayacak taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, özel kanunlar kapsamında kalan ve ilgili idare tarafından satışı uygun görülmeyen taşınmazların bu Tebliğ kapsamında satılamayacağı kurala bağlanmıştır. Bu duruma göre, yapı kayıt belgesine istinaden davacının anılan taşınmazın kendisine satılması istemiyle yaptığı başvurunun reddedildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği, öte yandan yukarıda alıntısına yer verilen 396 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Satılamayacak taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi uyarınca söz konusu taşınmazın satılamayacak taşınmazlardan olduğu sonucuna varıldığından, davacının bu yöndeki iddialarının dava konusu işlemi kusurlandırıcı mahiyette görülmemiştir. Yukarıda yer verilen tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın tamamının Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, taşınmazın bulunduğu konum ve özelleştirilmesinde kullanılacak yöntemler birlikte değerlendirildiğinde, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin işlemin, 4046 sayılı Kanun'un ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amacına ve Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca uygun olduğu ve Kanun'a aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ : 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, ekli listesinde belirtilen 243 taşınmazın ve bu taşınmazların üzerlerinde bulunan yapıların (varlıkların) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından değerlendirilmek üzere özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından, 10/05/2022 tarihli dilekçesiyle, İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için yapı kayıt belgesi alındığından bahisle söz konusu taşınmazın 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca satışının yapılması istemiyle yapılan başvuru, anılan taşınmaz üzerinde yapı kayıt belgesine konu olabilecek bir yapının bulunmadığı, taşınmazın imar uygulamasının iptal edilerek tapu kaydına bu yönde şerhin işlendiği, ayrıca uyuşmazlık konusu taşınmazın 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 4046 sayılı Kanun uyarınca özelleştirme kapsam ve programına alındığı, bu itibarla söz konusu talebin 396 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : USÛL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usûle yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında 'kuruluş' adı ile anılacak olan; (...) d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, (...) ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. (...)" kuralına yer verilmiş; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Mahalli idareler hariç olmak üzere genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, döner sermayelerin, fonların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç özel kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müesseselerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar ve şirketlerin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla, bu tesislerin maliklerinin kendilerince, Bakanlıkça, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca; değerlendirme işlemini yapacak idarenin mevzuatına göre ve bu mevzuatta belirtilen usullere göre satılmak, kat/arsa karşılığı inşaat yaptırılmak, üzerlerinde sınırlı ayni hak tesis edilmek suretiyle veya diğer yöntemlerle değerlendirilmesine, değerlendirmenin hangi idare tarafından ve hangi yöntemle yapılacağına, Cumhurbaşkanınca karar verilebilir." kuralına yer verilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir. 02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı'nın 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesi'nde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkûr kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkûr listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış; Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul'un görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nın Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nın 85. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanı'na veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'yle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulu'na 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanı'nca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bu kapsamda, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların, özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayrî aynî hakların tesisi ve işin gereğine uygun sâir hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun bu görevleri Cumhurbaşkanı'na devredildiğinden dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devlet'in diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devleti'n ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre, Hazine'ye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür. Bu itibarla, İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, Kemerburgaz/Mithatpaşa Mahallesi, 330 ada, 34 parsel sayılı mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararının, 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak şeklindeki genel amaç ile Hazine'ye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etmek şeklindeki özel amaca uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı için yapı kayıt belgesi alındığından bahisle söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, dosyanın incelenmesinden, İstanbul Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında, söz konusu taşınmaz üzerindeki yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmış olduğunun tespit edilmesi üzerine... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesinin iptal edildiği belirtildiğinden, davacının bu konudaki iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 16/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra münhasıran Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir. Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilen görev ve yetkilerin Kurul'un yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır. Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasa'nın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurul'un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevi olarak düzenlendiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadî faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadî teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır. 4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda verilen görev ve yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukukî durumu gözetilerek hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Her ne kadar davaya konu karar, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, ekonomide verimlilik artışı ve hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesi suretiyle gelir elde edilmesi amacıyla tesis edilmiş olmakla birlikte hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazların bulunduğu yerleri, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları ile imar planlarında belli bir amaç için ayrılıp ayrılmadığı yönlerinden de incelenerek mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Özelleştirme kapsam ve programına alınan karar ekindeki taşınmaz listesinde mevcut parsellerin, boş, atıl, işlevsiz ve işgalli durumda olduğu ve herhangi bir kamu hizmeti ile ilgisinin olmadığı hususlarının tespit edildiği belirtilmiş ise de, bu yöndeki tespitin özelleştirme kapsam ve programına alınan her bir taşınmaz yönünden somut şekilde ortaya konulmadığı görülmekte olup, ülke genelinde 17 farklı ilde bulunan toplam 243 adet gayrimenkulün, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde özelleştirmeye konu varlığın fiili durumu ve nitelikleri de dikkate alınarak hukukî bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın topyekün özelleştirme kapsam ve programına alınması, idarî işlemlerdeki belirlilik ilkesine ve 4046 sayılı Kanun'un amacına aykırılık oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının dava konu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.