7. Hukuk Dairesi 2010/1903 E. , 2011/1332 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,200 TL geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında 119 ada 9, 137 ada 8 ve 12, 139 ada 14, 15, 20 ve 23, 12…
**7. Hukuk Dairesi 2010/1903 E. , 2011/1332 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,200 TL geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında 119 ada 9, 137 ada 8 ve 12, 139 ada 14, 15, 20 ve 23, 124 ada 13, 120 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 404,38 m2, 11.898,52 m2, 440,05 m2, 8458,82 m2, 3708,25 m2, 1608,42 m2, 384,90 m2, 780,99 m2, 853,75 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 119 ada 9 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..., 137 ada 8 ve 12, 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve ..., 139 ada 14, 15, 20, 23, 124 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydına, paylaşmaya, miras yoluyla gelen hakka, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalılar aleyhine ayrı ayrı dava açmıştır. Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; mahkemece davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, 119 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 137 ada 8 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterdiği 201,49 m2 yüzölçümlü bölümünün payları oranında davacı ... mirasçıları, (A), (C) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin davalılar ... ve ... adına, 137 ada 12, 139 ada 14, 15, 20, 23, 124 ada 13, 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğinden davacı tarafın birinci keşiften sonra kira mukavelesi, satış senedi ve tapu kayıtlarına dayandığı, yeniden keşif yapılmasını istediği, mahkemece keşif talebinin kabul edildiği, ne var ki, ikinci keşif yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece mevcut deliller ve yapılan ilk keşif yetersiz bulunarak yeniden keşif yapılmasına karar verildiğine göre bu aşamadan sonra yeniden keşif yapılmadan ve keşif yapılmamasının nedenleri dahi açıklanmadan hüküm kurulamayacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü de dikkate alınarak davacının gösterdiği tüm deliller eksiksiz toplanmalı, satış senetlerinde belirtilen ve davacı tarafından sunulan bütün tapu kayıtları ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, davacı tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptanmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince, yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi ile tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları kira sözleşmeleri ve satış senetleri cinsi, mevki ve miktarı da dikkate alınarak yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yeniden keşif yapılmadan eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 08.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.