7. Hukuk Dairesi 2013/2123 E. , 2013/5363 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, davacının ilk önce Pınarbaşı İlçe Özel İdaresi Müdürlüğü emrine görevlendirildiğini, ardından Pınarbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü emrine görevlendirmesinin yapıldığını, davac…
**7. Hukuk Dairesi 2013/2123 E. , 2013/5363 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, davacının ilk önce Pınarbaşı İlçe Özel İdaresi Müdürlüğü emrine görevlendirildiğini, ardından Pınarbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü emrine görevlendirmesinin yapıldığını, davacının Pınarbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde Gümüşgün İlköğretim Okulunda hizmetli olarak çalıştığını, bahsi geçen görevlendirmenin İş Kanunu'nun geçici iş ilişkisine dair 7.maddesine ve TİS'nin amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davacının evinden, ailesinden uzakta, özel idaredeki pozisyonu ile alakası olmayan bir işte çalıştırıldığını iddia ederek davacı hakkındaki görevlendirme işleminin iptalini talep etmiştir. Davalı vekili dava konusu iptali talep edilen idari işlemin "geçici iş" ilişkisine ilişkin bir işlem olmadığını, sürekli görevlendirmeye ilişkin bir işlem olduğunu, 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Yasası'nın 6. maddesi ile Özel İdarelerin görev ve sorumluluk alanlarının belirlendiğini, bu maddeye göre idarelerinin ilköğretim okullarının bakım, temizlik ve her türlü ihtiyaçlarını karşılamakla görevli ve sorumlu olduğunu, yine 222 sayılı İlköğretim Kanunu gereğince İlköğretim Okullarının İl Özel İdarelerinin mülkiyetinde olduğunu, hem 222 sayılı Yasa hem de 5302 Sayılı Yasa uyarınca ilköğretim Okulları ve bunların her türlü ihtiyaçlarının karşılanmasının idarenin görev ve sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle işlemin 4857 sayılı Yasanın 7., BK'nun 320.maddesine aykırı olmadığını, davacının norm kadro fazlası düz işçi pozisyonunda olduğunu, davacının ilköğretim okullarında görevlendirilmek üzere ilçe Özel İdare Müdürlüğü emrinde görevlendirildiğini, davacının tüm mali ve özlük haklarının davalı idare tarafından karşılanmaya devam edildiğini, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen sürekli görevlendirme işlemi neticesinde davacının ücretinde ve diğer haklarında hiçbir azalma meydana gelmediğini, ayrıca sürekli görevlendirilen işçilerine Harcırah Kanunu uyarınca sürekli görev yolluklarının ödendiğini, davacının ihtirazi kayıt koymadan görev yolluğunu kabul ederek görevine başladığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacının norm kadro fazlası düz işçi statüsünde olduğu, atama sonrasında özlük haklarında bir değişiklik olmadığı, bu nedenle davacının 222 ve 5302 sayılı Yasalar gereğince atanmasında bir usülsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre davacı mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden davalı idareye devredilen işçilerden olup davalı idare tarafından yasa ve yönetmelik hükümlerine göre oluşturulan komisyon tarafından norm kadro fazlası işçi olarak belirlenmiştir. Norm kadro fazlası işçi olarak belirlenen davacının ilkönce Pınarbaşı İlçe Özel İdaresi emrine, buradan da Pınarbaşı Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde olmak üzere ilköğretim okulunda hizmetli olarak görevlendirildiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. 6111 sayılı Yasa'nın 166.maddesinde ”İl özel idarelerinin sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Karayolları Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına.... atanır. ...Ataması tekemmül ettirilen işçiler, çalıştıkları kurumlarınca atama emirlerinin tebliğini izleyen günden itibaren beş iş günü içinde yeni görevlerine başlamak zorundadırlar. Bu süre içinde yeni kurumunda işe başlamayan işçilerin atamaları iptal edilerek 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesine göre iş sözleşmeleri sona erdirilir.” hükmü yeralmaktadır. Davacı hakkında tesis edilen ve iptali talep edilen işlemin aslında geçici değil sürekli bir görevlendirme olduğu, davanın niteliği, talep ve 6111 sayılı Yasa'nın 166.maddesi hükmü dikkate alındığında talebin 6111 sayılı Yasa'nın 166.maddesi kapsamında bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekmekte olup bu değerlendirmeyi yapacak adli yargı yeri değil idari yargı yeridir. Yargı yolu dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Bu durumda mahkemece davaya bakmaya adli değil idari yargı yeri görevli olduğundan dava dilekçesinin HMK.'nun 115. maddesi gereğince yargı yolu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.