T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:05/05/2023 DAVA:Tazminat GEREKÇE TARİHİ:29/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACINI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:05/05/2023 DAVA:Tazminat GEREKÇE TARİHİ:29/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ... model ... marka aracı 12.05.2022 tarihinde seyir halindeyken maliki ... Tic. ve San. Anonim Şti. olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilinin aracına çarparak yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, karşı yanın aracının ... Sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, ... Sigorta şirketine bakiye pert bedeli talebi için başvuruda bulunulduğunu ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL bakiye pert bedelinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkilinin kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretine de karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından iş bu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğunun getirildiğini, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararın olmadığını, hasar dosyasının açılmasını takiben araçta meydana gelen hasarın tespiti için yapılan incelemelerde araçta meydana gelen hasar sonucunda aracın pert total olarak değerlendirilmesi kanaatine varıldığını, bu hususta mutabakat sağlandığını, araç rayiç bedelinin 321.666,00 TL ve sovtaj bedelinin 255.000,00 TL olması sebebiyle araç pert total olarak işleme alınarak 66.666,00 TL kalan bedelden sigortalının kusuru oranında 49.999,50 TL ödeme yapıldığını, bu kapsamda tarafların bedel hakkında mutabık kaldığından konu dosya bakımından müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, olay tarihinde poliçe limitinin araç başına 50.000,00 TL olduğunu, yapılan bu ödemeler neticesinde teminat limitinin tüketildiğini ve müvekkilin sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, araç pert bakiye bedeline ilişkin taleplerin reddine aksi kanaatte olunması halinde uzman sigorta eksperinden rapor alınmasını, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalı sigorta şirketinin, ... plakalı aracı 22/11/2021-22/11/2022 dönemini kapsar şekilde ZMMS ile sigortaladığı, kaza tarihi itibariyle hasarın poliçe kapsamında olduğu anlaşılmış ise de, alınan sigorta eksperi bilirkişi raporu ile dava konusu aracın hasar kayıtları da gözetildiğinde rayiç bedelinin kaza tarihi itibariyle 321.666,00 TL olduğu, sigorta şirketinin ödemiş olduğu pert bedelinin zararı karşıladığı anlaşılmakla davacının fazlaya ilişkin talebi yerinde görülmediğinden" gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama esnasında alınan kusur bilirkişi raporunda müvekkilinin maliki olduğu aracın sürücüsünün gerçekleşen kazada tali kusurlu, karşı yanın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, iş bu rapora itiraz edilmiş olmakla birlikte yerel mahkemece kazadaki kusur oranlarının belirlenmediğini, sigorta eksperi bilirkişi tarafından hazırlanan rapor incelendiğinde raporun Yargıtay içtihatları çerçevesinde hazırlanmamış olduğunun açıkça görüleceğini, iş bu raporda müvekkilinin aracının rayiç bedelinin 320.000,00 TL olarak belirlendiğini, belirlenmiş olan bu bedelin piyasa şartlarına aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından bu belirlemeye ilişkin dayanak olabilecek şekilde herhangi somut bir verinin mahkemeye sunulmadığını, raporda tespit edilen rayiç bedeli kabul etmemekle birlikte; hem adli trafik bilirkişisinden hem de yerel mahkeme tarafından tarafların kusur oranına ilişkin bir tespitte bulunulmamışken sigorta eksperi bilirkişisi tarafından %75-%25 kusur oranına göre tespit yapıldığını, itiraza uğrayan bilirkişi raporunun hükme esas olarak alınamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye pert bedeline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı araç sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a maddesi uyarınca kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını, davalı tarafça sigortalı araç sürücüsünün ise aynı Yasa'nın 84/h maddesi uyarınca kavşakta ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal etmesi karşısında mahkemenin kusur değerlendirmesinin isabetli bulunmasına, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunması nedeniyle karara esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/12/2025 ...