T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/06/2022 DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:15/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DA…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/06/2022 DAVA:Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:15/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/10/2019 tarihinde davalı şirkete ait sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Antalya'da müvekkili ...'e ait ... yabancı plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 09/12/2019 tarihli ekspertiz raporuna göre araçta 3.939,06 Euro hasar meydana geldiğini, davalı tarafın aracının ... A.Ş. tarafından ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvurularının 31/01/2020 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını ancak davalı sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, haksız fiilden kaynaklanan alacağın, yabancı para üzerinden hüküm altına alınabileceğini beyan ederek; yabancı para üzerinden davalarının kabulüne karar verilmesini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.939,06 Euro maddi tazminatın fiili tahsil tarihinde Euro olarak ve kaza tarihinden itibaren TCMB’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta için faizin başlangıç tarihi 17.02.2020), tahsili mümkün olmadığı takdirde fiili tahsil tarihindeki T.C.M.B.'nin efektif alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek ve kaza tarihinden itibaren TCMB’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta için faizin başlangıç tarihi 17.02.2020) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının ardından tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında kusur oranları ile ilgili hatalı değerlendirmeler bulunduğunu, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için uzman bir bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, Fransa'da alınan eksper raporunun oldukça fahiş rakamlar üzerinden hesaplandığını, Fransa'da düzenlenen eksper raporunun denetime açık bir rapor olmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ... A.Ş. arasında yapılan sigorta poliçesi incelendiğinde, kaza tarihinde söz konusu poliçenin geçerli olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin olası bir kazada karşı tarafa vereceği zararların limitler dahilinde sigortalandığını, kusuru ve alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından iddia edilen zararın muhatabının ... A.Ş. olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan iş bu tazminat davasının görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirkete yapılan başvurunun eksik evrak ile yapıldığından geçersiz olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Türkiye'de meydana gelen kazaya ilişkin olarak oluşturulan Trafik Tespit Tutanağının Fransa'ya ait olduğunu, Trafik Tespit Tutanağının dilinin de Türkçe olmadığını, anlaşılmasının taraflarınca mümkün olmadığını, bu belgelerin resmi tercümesini talep ettiklerini, araçta oluşan hasarın kaza sonucunda meydana gelip gelmediğinin, kaza sonucu oluşan gerçek zarar ile bunun miktarının tespit edilmesini, müvekkili şirketin gerçek zarardan azimi poliçe limiti kadar sorumlu olduğunu, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...10/10/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... A.Ş'nin maliki olduğu ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait ... yabancı plakalı aracın sağ arka çamurluk kısmına çarpması sonucu davacı aracının hasar gördüğü, 24.02.2022 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora göre, sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu davacının kusurunun bulunmadığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında, yabancı plakalı araçların onarımının aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılmış veya yapılması zorunlu ise zararı kayıtlı olduğu o ülkedeki katlanılan veya katlanılacak olan giderlere göre belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkememizce aldırılan 24.02.2022 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere yabancı ülkede düzenlenen ekspertiz raporunda belirlenen aracın onarım masrafının uygun olduğu ve hasar bedelinin 3.939,06.-Euro olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsü ...'ın ise kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacının aracının Fransa plakalı olduğu ve vekaletnamedeki adres itibariyle Fransada ikamet ettiği, bu nedenle aracını Fransada onarması ve hasarla ilgili Fransada ekspertiz raporu aldırması nedeniyle araçla ilgili hasar tazminatının Euro üzerinden hesaplanması gerektiği buna göre 3.939,06.-Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL karşılığı olarak ödenmesinin uygun olacağı" gerekçesiyle "davanın kabulü ile, 3.939,06 Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL olarak karşılığının davalılardan sigorta şirketi yönünden sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen sigorta şirketi yönünden 17/02/2020 tarihinden, diğer davalı ... A.Ş. yönünden 10/10/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... Güv. Hiz. A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dosyada kusur oranın tespiti ve hasar bedeline ilişkin rapor alınmak üzere ATK'ya gönderildiğini ve rapor alındığını, ... tarihli ATK bilirkişi raporunda kusura ilişkin ayrıntılı bir inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunda ... Esas ve ... karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararına istinaden araç sahibinin aracını tamir ettireceği ülkeyi seçme hakkına sahip olduğunun ifade edildiğini, ancak bu değerlendirmenin ülke ve piyasa koşullarına uygun düşmediğini ve somut olay adaletine ters düştüğünü, Fransa'da alınan ekspertiz raporunun ne şekilde, hangi şartlarda hazırlandığının belli olmadığını, yabancı dille tanzim edilmiş ekspertiz raporunda belirtilen parçaların değişip değişmediğine dair herhangi bir fotoğrafın dosyada bulunmadığını, aracın onarım aşamalarına ilişkin herhangi bir somut veri de sunulmadığını, halen hasarlı parçaların ne olduğunun, hangisinin değiştirildiğinin, hangi parçanın onarıldığının açıklanmadığını, yine aynı şekilde daha önce de belirtildiği üzere Fransa'dan alınan ekspertiz raporunun denetlenmesinin zor olduğunu bu yüzden de ekspertiz raporunun içeriğinin doğruluğunun detaylı bir inceleme yapılmadan kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığını, buna karşılık mahkemece alınan ... tarihli bilirkişi raporunda ise araçtaki hasarın onarım ile giderilebileceğinin tespit edildiğini, dolayısıyla davacının iddiası gibi fatura ile ekspertiz raporunda gösterildiği şekilde parçaların değişimine gerek olmadığının ortada olduğunu, müvekkilinin 2918 sayılı Kanun ve ZMSS Genel Şartları ile işbu yukarıda bahsi geçen poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, poliçenin ön yüzünde teminat hususları ve limitlerinin belirtildiğini, müvekkilinin sigorta şirketinin ancak belirtilen bu azami poliçe limiti (Maddi Araç Başına Limit 36,000 TL) ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin Sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olup; teminat limiti dışında olan ve teminat limiti üstünde kalan kısım yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi limit üzerinde kalan miktarın fer'ilerinden ve yargılama gideri vekalet ücreti ve harçlarından da sorumluluğu bulunmadığını, gerekçeli kararda bu hususun da dikkate alınmadığını ve bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadığını, kararda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunun belirtilmiş olmasına rağmen poliçe teminat limitlerinin açık bir şekilde belirtilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Güv. Hiz. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece gerekçeli kararda somut ve geçerli bir gerekçeye dayanılmaksızın davanın kabulüne yönelik hüküm kurulmuş olup, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi safhasının yasal düzenlemelerine aykırı gerçekleştirildiğinden eksik inceleme ile verilen işbu kararın kaldırılması gerektiğini, gerekçeli kararda özellikle, toplanan delillerin ayrı ayrı belirtilmesi, incelenmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, hangi delilin hangi sebeple diğerlerine nazaran üstün tutulduğu açıklanarak bu doğrultuda tarafları tatmin eden ve yargısal denetime imkan sağlayan yeterli ve geçerli bir yasal gerekçeye dayanılarak hükmün açıklanması gerektiğini, davaya konu trafik kazasının ardından tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında kusur oranları ile ilgili hatalı değerlendirmeler yapıldığını, işbu tespit tutanağına dayalı olarak yapılan kusur incelemesinin sıhhatinden söz edilemeyeceğinden Adli Tıp raporunun kusura yönelik değerlendirmelerine itiraz edilmişse de Yerel Mahkemece işbu rapor kapsamında davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bunun yanında Adli Tıp Kurumu raporunda davacı sürücünün hiç kusuru olmadığı davalı sürücü ...'in %100 kusurlu olduğu belirtilmişse de, işbu kusur incelemesinin hangi verilere dayalı olarak yapıldığı, kusura hangi fiillerin sebebiyet verdiği, olayın nasıl gerçekleştiği hangi yasal yükümlülüklere dayalı olarak kusur atfedildiği gibi somut, geçerli ve denetime dayalı bir tespit yapılmaksızın rapor tanzim edildiğini, Fransa'da alınan eksper raporu oldukça fahiş hesaplandığını, ülkemiz para birimi ile Euro bölgesi para birimi karşılaştırıldığında davacının iddia ettiği zararın bu boyutlara ulaşmasının hakkaniyete aykırı olacağını ve davacı lehine sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, bunun yanında alacağı asla kabul manasına gelmemek kaydıyla mahkeme kararının dosyada mevcut bilirkişi hesap raporunda yer alan onarım halinde belirlenen hesap miktarlarına da itibar edilmeksizin kurulmuş olup kararın bu haliyle usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik ve hatalı hesaplandığını, davada kabul edilen 3.939,06 Euro'nun karar tarihindeki efektif Euro alış kurunun 17,55 TL üzerinden Türk Lirası karşılığının 69.160,83 TL olup bu tutarın vekalet ücreti matrahı olarak dikkate alınması gerektiğini, yerel mahkemece tazminine karar verilen 3.939,06 Euro için hükmedilmesi gereken nispi vekalet ücretinin 9.790,91 TL olması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasına bağlı oluşan araç hasarının tazmini istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. fıkra gereğince zarar gören de zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlüdür. Somut dosya incelendiğinde; 10/10/2019 tarihinde ... plaka sayılı davalı ... A.Ş.'nin araç işleteni bulunduğu, yine dava dışı 3. kişinin sevk ve idaresindeki aracın davacının işleteni bulunduğu yabancı plakalı araca çarpması nedeniyle gerçekleşen olayda, davacının aracında oluşan hasar nedeniyle davalı araç işleten ile birlikte ZMSS şirketine karşı maddi tazminat istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen kararın taraf vekillerince yukarıda açıklanan gerekçelerle istinaf edildiği anlaşılmaktadır. Dosyada yer alan ... tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ile birlikte yine sigorta uzmanı ve Adli Tıp bilirkişisi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda geçiş üstünlüğüne uymaksızın dikkatsiz ve kontrolsüzce araç kullanılmasından dolayı ... plaka sayılı araç sürücünün %100 oranında meydana gelen kazada sorumlu bulunduğu belirlenmekle dosya kapsamındaki toplanan deliller, kaza tespit tutanağı ve alınan bilirkişi raporlarının kusur bakımından hükme esas alınmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalıların bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan, dosyada yer alan ... tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının aracında oluşan hasarın parça bedeli ve işçilik olmak üzere toplam 5.950,00 TL+KDV olarak değerinin belirlendiği, yine dosyada yer alan ... tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda ise davacının Fransa'da yaşaması ve kazadan sonra Fransa'ya dönerek yabancı ülkede alınan ekspertiz raporu kapsamında belirlenen yedek parça ve işçilik maliyetleri toplamı olan KDV dahil 3.939,06 Euro bedelin hasar ile uyumlu bulunduğu, bu anlamda 3.939,06 Euro olarak hasar tazminat bedelinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre yabancı ülkede yaşayan davacının yabancı plakalı aracında oluşan hasar nedeniyle zararının yabancı para birimi üzerinden gerçekleşmiş olmasına ve davacının TBK'nın 99/3 nolu maddesi uyarınca yabancı para birimi üzerinden zararın karşılanmasının talep edilebilecek olmasına göre dosya kapsamında yer alan ve Türkiye'deki şartlar uyarınca Türk Lirası karşılığında davacının hasarının tazminine yönelik hesaplama içeren ... tarihli bilirkişi kurulu raporunun ilk derece mahkemesince karara esas alınmayarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce hazırlanan ve yabancı ülke para birimi üzerinden yine yabancı ülkedeki tamirat giderleri nazara alınarak değerlendirme içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Öyle ki, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda Fransa'da ekspertiz uzmanı tarafından belirlenen yedek parça kalemleri ile işçilik kalemlerinin araç hasarına ilişkin fotoğraflar ile uyuştuğu ifade edilmiş, dosya kapsamında yer alan ve Fransa'da hazırlanarak davacı vekilince tercümesi sunulan 2019 tarihli ekspertiz raporunda araçta değişmesi gereken parçalar ile birlikte işçilik bedellerine ilişkin kayıtlar incelendiğinde dosyada yer alan ... tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirlenen parçalar ile nitelik itibariyle uyuştuğu, ancak Türkiye şartlarında bazı aksamların (çamurluk gibi) tamir edilmek suretiyle kullanılabileceği gözetilerek ... tarihli raporun tanzim edilmesine rağmen Avrupa'da yer alan ülkelerde çamurluk gibi parçaların hasar alması halinde değişimi yoluna gidildiği ve işçilik ve parça bedellerinin Türkiye şartlarına oranla yüksek olduğu sabit ise de; yabancı ülkede yaşayan davacının seçimlik hakkını ikamet ettiği yabancı ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda yurtdışı tamirine ilişkin bedellerin dikkate alınabileceği, dosyada yer alan ekspertiz raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor ile de doğrulandığı, bir kısım parça ve işçilik bedellerinin üzerinde farklılık bulunduğu, bunun tek başına davacı aleyhine yorumlanamayacağı, davacının gerçek zararını ispatladığı, bu anlamda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin doğru olduğu, davalıların bu yöndeki istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün yabancı para birimine ilişkin olması nedeniyle hüküm tarihindeki yabancı paranın Türk Lirası karşılığı belirlenecek bedel üzerinden nispi oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yabancı paranın dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek istinaf isteminde bulunulmuşsa da, ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilecek nispi vekalet ücreti ile nispi karar ve ilam harcının yabancı paranın dava tarihindeki kur fiyatı üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hükmolunmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3473 Esas 2020/2039 Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/27371 Esas 2024/3431 Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/10215 Esas 2024/3148 Karar sayılı ilamları) Bilindiği üzere sigorta şirketleri poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumludurlar. Somut olayda; davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan ZMSS poliçesi incelendiğinde 29/11/2018 başlangıç tarihli sigorta poliçesinde araç başına maddi hasar limitinin 36.000,00 TL olduğu ifade edilmişse de kazanın meydana geldiği 10/10/2019 tarihinde poliçe limitlerinin güncel durumu dikkate alındığında araç başına maddi hasar limitinin 39.000,00 TL olduğu, buna göre davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu poliçe üst limitinin 39.000,00 TL olup, davacı aracı için tespit edilen maddi tazminat tutarının ise yabancı para cinsi üzerinden belirlenmiş olması da dikkate alındığında bu miktarın üzerinde olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince hazırlanan hükümde davalı sigorta şirketinin limit ile sorumlu olduğu belirtilmiş olmasına rağmen limit miktarının yazılmamış olması, yine yargılama gideri ve harçlardan davalı sigorta şirketinin limit ile sorumluluğu gözetilerek davalı sigorta şirketine yükletilecek yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin sorumlu olduğu miktara oranlanarak hüküm altına alınması gerekirken bu hususun hükümde yazılmaması doğru görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekili ile davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekilinin istinaf istemlerinin reddi ile birlikte davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf isteminin yukarıda açıklanan nedenler ile kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirecek bir eksiklik bulunmaması da gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ İLE, 3.939,06 Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden TL olarak karşılığının davalılardan sigorta şirketi yönünden sigorta limiti ile (39.000,00 TL limit ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen sigorta şirketi yönünden 17/02/2020 tarihinden, diğer davalı ... A.Ş. yönünden 10/10/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, a-Alınması gerekli 2.802,46 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 700,62.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.101,84.-TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin 1.963,47 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsiline, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesi'nin 11/08/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, 2022/569 Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, b-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 700,62 TL peşin harç toplamı 759,92 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi, atk fatura gideri ve harç olmak üzere) toplam 2.726,12 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 2.591,51 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) alınıp davacıya ÖDENMESİNE, d-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan 1.360,00 TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davalılardan alınarak hazineye gelir KAYDINA, e-Kabul edilen istinaf nedenleri ve istinaf edenin sıfatı da gözetilerek davacı vekille temsil olunduğundan ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 6.003,34 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 5.706,92 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya ÖDENMESİNE, f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.082,46 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 700,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.381,76 TL istinaf karar harcının davalı ... Hizmetleri A.Ş. taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, c-Davalı ... A.Ş. istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 700,91 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalı ... A.Ş. İADESİNE, d-Davacı vekili ve davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, e-Davalı ... A.Ş. tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye VERİLMESİNE, f-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, g-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 15/04/2026 ...