11. Hukuk Dairesi 2009/9903 E. , 2011/1153 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2006/319-2008/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı vekilleri avukat Necmiye Bayrakçeken avukat Bahsegül Bayrakçeken ile davalı vekili avukat Sibel Topçuoğlu gelip, temyiz dilekçesinin s…
**11. Hukuk Dairesi 2009/9903 E. , 2011/1153 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2006/319-2008/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı vekilleri avukat Necmiye Bayrakçeken avukat Bahsegül Bayrakçeken ile davalı vekili avukat Sibel Topçuoğlu gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili müvekkili şirketin Türkiye’de ve dünyanın 97 ülkesinde uluslar arası 1-42. sınıfları kapsayan eşya hizmetler için tescilli “IKEA + Şekil” dan ibaret şekil esas unsurlu mamul ve şekil markasının maliki olduğunu, “yağmur” markasının 06,08,17,19,20. ve 24. sınıflara dahil emtialar için, “ALMİNA”, “SİERRA” ve “GRANADA” markalarının 20. sınıfa dahil emtialar için davalı adına tescilli bulunduğunu, davalının markaları 556 sayılı KHK’nun 14. maddesine uygun bir kullanımının bulunmadığını ileri sürerek söz konusu markaların tüm emtialar yönünden 556 Sayılı KHK’nın 14,42/c maddeleri uyarınca hükümsüz bulunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının beş yıllık hak düşürücü süreyi kaçırdığını markaların birbiriyle iltibas yaratmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davaya konu markalar için 586 Sayılı KHK’nun 14 ve 42/c maddeleri anlamında hükümsüzlük şartları oluşmadığı gibi, davacının 556 Sayılı KHK’43. maddesi uyarınca zarar gören kişi sıfatını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.