11. Hukuk Dairesi 2016/3539 E. , 2017/5347 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2014/142-2015/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 4…
**11. Hukuk Dairesi 2016/3539 E. , 2017/5347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2014/142-2015/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin uzun zamandır yurtdışında ve Türkiye'de kullandığı "SmartBalancer" markasının tescili için davalı Kuruma yaptığı başvurunun 9. sınıftaki "titreşim ölçülmesi için aygıtlar, dönme hızı, dönme sıcaklık ve/veya elektrik geriliminin açısı; analizörleri ve/veya frekans analizi için rulman durumunu değerlendirmek için, özellikle rotor dengesizliğinin belirlenmesi için" emtiaları bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/a ve 7/c maddeleri uyarınca reddedildiğini, ancak İngilizcenin resmi yazışma dili kabul edildiği, toplam nüfusun %90'ından fazlasının İngilizce bilen Avrupa Birliği'ne üye tüm ülkelerde başvurunun kabul edildiğini, mal ve hizmetlere bakıldığında markanın hedef aldığı kitlenin çok spesifik ve uzman bir kitle olduğunun görüleceğini, başvuru iki kelimden oluştuğundan anlam değişmesine sebep olduğunu, "Balancer"in dengeleyici anlamına geldiğini, oysa başvurudan çıkarılan emtianın dengeleme özelliğinin değil denge bozukluklarının tespiti özelliğinin bulunduğunu, işaretin doğrudan niteleme yaptığı ve tanımlayıcı olduğunun söylenemeyeceğini, ayrıca markanın uzun yıllardır Türkiye'de kullanılmasına bağlı olarak ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek TPE YİDK'in 2014-M-1531 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, "akıllı dengeleyici" anlamına gelen dava konusu başvurunun uyuşmazlığa konu ürünler için tanımlayıcı nitelikte olduğunu, ayırt edici niteliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.