11. Hukuk Dairesi 2022/2490 E. , 2023/6022 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2620 Esas, 2022/83 Karar DAVA TARİHİ : 13.07.2017 HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/640 E., 2019/347 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üz…
**11. Hukuk Dairesi 2022/2490 E. , 2023/6022 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2620 Esas, 2022/83 Karar DAVA TARİHİ : 13.07.2017 HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/640 E., 2019/347 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... ...'nun davalı borçlu nezdinde müşterek bir hesabın bulunduğunu, söz konusu müşterek hesaba çift imza ile işlem yapılabilir ibaresinin 04.08.2016 tarihinde ortakların karşılıklı beyanı ile tanımlandığını, yine davalının sistem ve kayıtlarına hesabın birlikte imzalı - çift imzalı olduğu şerhinin düşüldüğünü, ayrıca davalı bankanın sistemine de aynı şerhin eklendiğini, bu tarihten sonra mevcut hesapla ilgili tüm işlemlerin çift imzalı olarak gerçekleştirildiğini, ilgili çift imzalı müşterek hesapta 23.12.2016 tarihinde 345.000,00 TL bulunduğunu, aynı tarihte dava dışı ... ...'nun davalı banka nezdinde hukuka aykırı bir biçimde internet bankacılığı tanımlattığını, sonrasında müvekkilinin izni ve bilgisi olmaksızın müşterek çift imzalı hesapta bulunan 340.000,00 TL'yi internet bankacılığını kullanmak suretiyle boşalttığını ve başka şahıslara aktardığını, hesaptan yapılacak ödemelerde, hesap sahiplerinin ortak imzasına başvurulması gerekirken buna uyulmayarak bir kişinin tasarrufuna yönelik tarzda internet bankacılığı tanımlanmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin müşterek hesapta bulunan 340.000,00 TL'nin %49 oranına tekabül eden 166.000,00 TL'nin sahibi olduğunu, bu miktar yönünden zarara uğradığını, zararın tazmini için davalı bankaya ihtarname gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen hesabın davacı adına açılmadığını, hesap açma evrakı olarak davacı ile dava dışı ... ... arasındaki iş ortaklığı beyannamesinin davalıya teslim edildiğini, iş ortaklığı beyannamesi uyarınca adi ortaklığı her konuda temsile yetkili dava dışı ... ... adına vadesiz hesap açıldığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile dava dışı borçlu ... ... tarafından davalı bankanın Ardahan Şubesi nezdinde ... Grup ... ... Ortak Hesabı ismiyle anılan müşterek bir hesabının bulunduğunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, dava konusu müşterek hesaba banka çalışanı tarafından davacı şirkete gönderilen e-postadan çift imza ile işlem yapılabilir ibaresinin 04.08.2016 tarihinde ortakların karşılıklı beyanı ile tanımlandığı, söz konusu hesabın 04.08.2016 tarihinden itibaren birlikte imzalı- çift imzalı hale geldiğini ve yine bankanın sistem ve kayıtlarına hesabın birlikte imzalı - çift imzalı olduğu şerhinin düşüldüğü ayrıca banka sistemine de aynı şerhin eklendiği, dava konusu mevduat hesabının, ortak hesap olarak açıldığını kanıtlayacak somut bir belgenin dava dosyasında yer almadığı, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre hesabın münferit bir hesap olarak dava dışı ... ... adına açıldığının anlaşıldığı, davacının davalı bankadan takip tarihi itibari ile herhangi bir alacağının mevcudiyetinden de bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin kayıtları incelemesi neticesinde raporunda ilgili şubeden aldığı şerh görüntüsünü ve banka şubesi kaşesini içeren banka evrakını rapor ekinde sunduğunu, dosyaya müvekkili şirket yetkilisi ile banka çalışanı arasındaki e-posta yazışmalarının sunulduğunu, dosya kapsamındaki delillerden, söz konusu hesabın çift imzalı müşterek hesap olduğunun anlaşıldığını, ikinci bilirkişi raporunun tüm dosya kapsamı ve delillerle çeliştiğini, bilirkişinin hukuki nitelendirmelerde bulunarak görev sınırını aştığını, raporun yanlı ve taraflı olduğunu, dosyaya sundukları ve ilk bilirkişi raporunda Ardahan Şubesinden alınan belgelerin delil fonksiyonu bulunmadığının belirtildiğini, bu raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davalı bankanın Ardahan şubesinde ticari müşteri yetkili temsilcisi olan ... ...ın, müvekkiline gönderdiği 15.05.2017 tarihli e-postada ''... bey merhaba, ... no'lu ... Grup -... ... ortak hesap için çift imza ile işlem yapılabilir ibaresi 04/08/2016 tarihinde ortakların karşılıklı beyanları ile ardahan şubeden konmuştur'' şeklinde açıklama bulunduğunu, bu e-postada hesabın ortak hesap olduğunun ve çift imza ile işlem yapılabileceğine dair ibarenin 04.08.2016 tarihinde ortakların karşılıklı beyanları ile konulduğunun belirtildiğini, ekran görüntüsünde de çift imza ile işlem yapılabileceği bilgisinin yer aldığını, bu delillerin dikkate alınamayacağının iddia edilmesinin ispat kurallarıyla açıkça çeliştiğini, bilirkişinin bankanın herhangi bir şubesinde yerinde inceleme yapmadığını, bilirkişi tarafından raporda belirtilen tutarın ilgisi olmayan 3 üncü kişiye ödenmesinin, çift imzanın süreklilik arz etmediğinin veya çift imza ile işlem yapılacağı yönündeki anlaşmanın değiştirildiğinin göstergesi olamayacağını, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin kendi içerisinde çelişkili usule, akıl ve mantığa aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıdan celp edilen belgelerden hesabın açılışı sırasında dava dışı ... ... tarafından sözleşmeler imzalandığı, sözleşmelerde davacı şirket yetkilisinin isim ve imzasının bulunmadığı, davacı şirket yetkilisi ve ... ... tarafından imzalanmış, hesabın müşterek hesap olduğunu gösteren sözleşme, belge, imza kartonu gibi belgeler bulunmadığının anlaşıldığı, davacı tarafça da hesap açılırken hesabın ortak hesap/müşterek hesap olarak açıldığı ileri sürülmediği, 04.08.2016 tarihinden itibaren müşterek hesap haline dönüştürüldüğü ileri sürüldüğü, hesabın müşterek hesaba dönüştürüldüğünü ispat yönünden ise, Banka Şubesine hitaben yazılan 04.08.2016 tarihli dilekçe, banka şubesi tarafından tarihsiz ve imzasız yazı, müşterek imza ile yapılan işlemlere ilişkin dekontlar gösterildiği, oysa 04.08.2016 tarihli dilekçede davacı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, ... ... tarafından bankaya bu yönde bir beyan ya da talimat verilmediği, bu tarihten sonraki bir kısım ödeme dekontlarında ... ... ve davacı yetkilisi ... ...'e ait çift imza bulunduğu, bir kısım ödeme dekontlarında ise ... ...'nun tek imzasının bulunduğu, banka şubesi ekran görüntüsü ve davacı tarafça dayanılan belgelerin hesabın müşterek hesap olduğu ve çift imza ile işlem yapılabileceğini ispat yönünden yeterli olmadığı, İlk Derece Mahkemesince alınan 21.12.2018 tarihli raporda da, bu hususlara değinilerek, dava konusu hesabın münferit hesap olduğunun ve hesaptaki "... Grup ... ... Ortak Hesabı" açıklamasının, hesabın tasarrufunda ortak hesap hükümlerinin uygulanacağını göstermeyeceğinin beyan edildiği, dava dışı ... ...'ya internet bankacılığı tanımlanması ve bu şekilde hesaptaki paranın çekilmesi nedeniyle davalı bankanın kusurlu olduğu ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddi kararı yerinde ise de, kararın gerekçesinde son paragrafta hesabın münferit hesap olduğu beyan edilmişken önceki paragraflarda dava konusu hesabın müşterek hesap olduğunun ihtilafsız olduğunun ayrıca hesapta çift imza ile işlem yapılabilir ibaresinin 04.08.2016 tarihinden itibaren birlikte imzalı/çift imzalı hale geldiğinin yazılması ve davanın davacı bankanın kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, çelişkili gerekçe ile karar verildiğinden davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesine yönelik istinaf sebebi yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı bankanın Ardahan Şubesinde açılan, vadesiz hesabın, müşterek hesap mı yoksa münferit hesap mı olduğunun tespiti noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.