T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1259 - 2026/855 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1259 KARAR NO : 2026/855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm V…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1259 - 2026/855 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1259 KARAR NO : 2026/855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 16/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in... tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... tarafından tanzim edilmiş ... numaralı trafik poliçesi ile poliçelenmiş aracın çarpması ile hayatını kaybettiğini, davalı sigorta şirketine ... poliçe numaralı dava konusu poliçesi ile ilgili usulüne uygun yapılan ... dosya numaralı ... muhaberat nolu başvurunun olumsuz sonuçlandığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmaya varılamadığını, davacı müvekkillerinin murisin anne ve babası olduğunu ve geriye kalan yasal mirasçıları olduğunu, kaza sonrasında murisin ailesiyle ilgilenilmediğini, ailenin maddi ve manevi zararları karşılanmadığını, maktülün yaşamış olsaydı etmiş olacağı kazançların da davacı müvekkileri yasal mirasçıları olmalarından dolayı davacılara kalacağını, davacıların maddi ve manevi destekten yoksun kaldığını, mevcut kaza ile ilgili her ne kadar soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıkmışssa da hukuk yargılaması ve süreç ceza ile bağlı olunmadığından ve taraflarınca uzman trafik bilirkişisinden alınan raporda araç sürücüsü de sorumlu ve kusurlu bulunması nedeniyle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkillerinin ülkelerinden zorunlu çıkmaları ve hiçbir şey yanlarına almamaları bu yaşadıkları olayla durumlarının daha da maddi olarak çöküntüye girmesi ve hiçbir gelirlerinin bulunmaması nazara alınarak davacı müvekkillerinin adli yardımdan faydalandırılmasının gerektiğini belirterek ölenin desteğinden yoksun kalan davacı müvekkili ... lehine şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ve de manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak davası olarak) destekten yoksun kalma tazminatına, davacı müvekkili ... lehine şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak davası olarak) 50 TL destekten yoksun kalma tazminatına, davacılar lehine cenaze ve defin masrafları için şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak davası olarak) 50,00'şer TL maddi tazminatın olay tarihi itibarıyle yasal faizi ile birlikte tazminata hükmedilmesine, müvekkillerinin adli yardım kurumundan yararlandırılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ... tarihli dilekçesiyle; davacı delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı delillerinin taraflarına tebliğine kadar beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurulmasının dava şartı olduğunu davacıların bu şartı yerine getirmediğinden davanın usulden reddini gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kaza esnasında henüz iki yaşında olan müteveffayı bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacıların kazanın meydana gelişinde asli ve tam kusurlu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesinin ön şartı destek ile destek olunanlar arasında eylemli bir destek ilişkisinin varlığı olduğunu, kaza esnasında iki yaşında bile olmayan müteveffanın davacıların desteği olduğu iddiasının abes olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte destekten yoksunluk hesabı yapacak olan bilirkişi raporu yargıtayın değişen içtihatları neticesinde yetersiz kalmaması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kaldıkları makl ve muteber delillerle ispatlanmasının gerektiğini, müteveffa adına Sosyal Güvenlik Kurumunca ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılmasınının gerektiğini, söz konusu ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesinin gerektiğini, kazanın ölümle sonuçlanmasında müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi ve dolayısıyla ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurun bulunup bulunmadığı hususların mahkemece tespitinin gerektiğini, kabul anlamında olmamakla davacıların dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep etmesinin yasal dayanağının olmadığını, müvekkili şirket yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden müvekkili şirketin faiz yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ... TARİHLİ KARARI: Davacıların fakirlik kaydının bulunduğu, taşınmaz ve araç kayıtlarının bulunmadığı, davacıların adli yardım kapsamında yapılan ödemelerin tahsili dosya kapsamına yansıyan bilgilere göre davacıların açıkça mağduriyetine neden olacağı anlaşıldığından adli yardım kapsamında Devletçe ödenen yargılama giderlerini ödemekten davacıların tamamen muaf tutulması uygun görülerek, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, büyük çelişkiler mevcut olduğunu, çelişkilerin giderilmesi için keşif yapılması gerektiğini, sürücünün kusurlu hareket edip gerçeğe uygun beyanlar vermediğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda yaya ...'in 2918 sayılı KTK'nun 68/B maddesindeki "taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında alınan ... tarihli kusur raporunda, müteveffa yaya ...'in 2918 sayılı KTK'nun 68/B maddesindeki "taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafça alınarak dosyaya sunulan ... tarihli Bilirkişi Mütalaasında; yaya ...'in kazanın oluşumunda % 75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un % 25 oranında kusurunun bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan ... tarihli ve ... sayılı raporda, sürücü ... idaresindeki otomobil ile meskun mahal içinde seyir halinde iken olay mahallinde geldiğinde yolun solundan orta refüj üzerinden kısa mesafeden, görüş alanı dışından aniden yola giren müteveffa yayaya karşı alabileceği bir tedbir olmadığı anlaşılmakla meydana gelen kazada atfı kabil kusuru olmadığı, 2016 doğumlu yaya ..., olay mahalli yolda araçların hız ve mesafesini dikkate almadan, kendi can güvenliğini de tehlikeye atarak sürücünün görüş alanı dışından yola aniden girip karşıya geçmek istediği esnada meydana gelen kazada % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece kusur raporlarına yapılan itiraz nedeniyle ... Üniversitesi'nde görevli trafik uzmanı bilirkişilerden müteşekkil 3 kişilik heyetten alınan ... tarihli raporda; dava konusu kazada, müteveffa yaya ... olay mahalli yolda araçların hız ve mesafesini dikkate almadan, trafik ve kendi can güvenliğini de tehlikeye atarak, orta refüj üzerinde bulunan "sürücünün görüş alanı dışında" yeşillik alandan, taşıt yoluna aniden girerek karşıya geçmek istediği esnada meydana gelen trafik kazasında: 2918 sayılı KTK'nun Madde 68 – Yayaların uyacakları kurallar: b) Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken; 3. Ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler. c) Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır." kurallarına riayet etmeyerek, dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile % 100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile meskun mahal içinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, gidiş istikametine göre yolun solundan orta refüj üzerinden görüş alanı dışından, kısa mesafeden, aniden taşıt yoluna giren, müteveffa yaya ...'e karşı alabileceği bir tedbir olmadığı anlaşılmakla, meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece ...'den aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağıyla, soruşturma dosyasında alınan rapor ile ATK'dan alınan raporla da uyumlu olduğu, aralarında çelişki bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının, davacıların istinaf başvurusu sırasında yapmış olduğu adli yardım talebinin 6100 sayılı HMK’nun 334 vd. maddeleri gereğince kabul edilmiş olması ve istinaf incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeni ile (peşin yatırılan istinaf karar harcı da bulunmadığından) tamamının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 16/03/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.