(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/12569 E. , 2013/10176 K. "" Dolandırıcılık suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 50/1-a ve 52. (iki defa) maddeleri uyarınca 5.000,00 Türk lirası ve 6.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Honaz Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2011 tarihli ve 2010/274 esas, 2011/194 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/04/2013 gün ve 2012/5304/22264 sayılı kanun yararına bozma taleb…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/12569 E. , 2013/10176 K.** **"İçtihat Metni"** Dolandırıcılık suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 62, 50/1-a ve 52. (iki defa) maddeleri uyarınca 5.000,00 Türk lirası ve 6.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Honaz Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2011 tarihli ve 2010/274 esas, 2011/194 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/04/2013 gün ve 2012/5304/22264 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2013 gün ve 2013/131908 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde, "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.", aynı Kanun'un 52/1. maddesinde ise, "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." hükümlerinin yer alması karşısında, sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, herhangi bir teşdit sebebi ve farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden adlî para cezasının alt sınırın üzerinde belirlenerek çelişkili uygulama yapılmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: