7. Hukuk Dairesi 2012/6346 E. , 2012/10100 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 18.12.2012 günü belirlenen saatte temyiz edenler davalı asil ... ve davalı ... vekili Av.... ile karşı taraftan davacı Hazine vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler
**7. Hukuk Dairesi 2012/6346 E. , 2012/10100 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 18.12.2012 günü belirlenen saatte temyiz edenler davalı asil ... ve davalı ... vekili Av.... ile karşı taraftan davacı Hazine vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 351 ada 15 parsel sayılı 272141,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava konusu taşınmazın mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 351 ada 15 parsel sayılı taşınmazın yaylak olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 351 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde yaylak olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, komşu köyden sadece bir yerel bilirkişi ve bir tespit tutanağı bilirkişisi dinlenmiş, katılan davacı olarak nitelendirilen Hazine'nin katılma dilekçesi dosya içerisine alınmamış, dava konusu taşınmazın batı hududundaki yoldan sonra gelen komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri getirtilmemiş, yayla tahsisi olup olmadığı hususunda da yeterli araştırma yapılmamıştır. Yanlar arasında uyuşmazlık dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde yayla olup olmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mahkemece bir yerin yayla olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından yayla olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde yayla olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca yayla tahsisi yapılmış ise Özel İdare Müdürlüğünden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede yayla tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirlikten sorulup saptanması zorunludur. Kuşkusuz 4753 ve 5618 sayılı Yasalar ile 4342 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede yayla tahsisi yapılmamış ise, aynı doğrultudaki araştırma dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile uyuşmazlık çözümlenecektir. O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, Hazine'nin varsa katılma dilekçesi dosyaya konulmalı, dava konusu taşınmazın batı hududundaki yoldan sonra gelen komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri, varsa dayanak kayıtları getirtilmeli, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca yayla tahsisi yapılıp yapılmadığının İl Özel İdare Müdürlüğü'nden, 4342 sayılı Yasa uyarınca yayla tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise yayla tahsis haritası ve eki belgeler ile eski tarihli memleket haritaları getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek üç kişiden oluşan yerel bilirkişiler ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yayla tahsisi yapılmış ise tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın yayla tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından yayla tahsisi yapılmamış ise; yerel bilirkişilar ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde yayla olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak taşınmazın yayla olup olmadığı yolunda tutanak bilirkişilerinden de ayrıntılı, gerekçeli, olaylara dayalı bilgiler alınmalı, yerel bilirkişiler ve tanık sözleri ile tespit bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişiler ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın fotoğrafları çektirilmeli dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamış ise tutanakların içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları, tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde yayla olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, davalı tarafın tutunduğu 1937 tarih 193 tahrir sayılı vergi kaydı mahalline uygulanarak kapsamı belirlenmeli, vergi kaydının mülkiyet belgesi olmadığı ve zilyetlikle birleşmediği takdirde değer verilemeyeceği gözönünde tutulmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ... ve ...’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı ... ve ...'e iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak davalı ...’e verilmesine, 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.