11. Hukuk Dairesi 2010/12595 E. , 2012/18012 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (İSTANBUL 1. DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2007/401-2010/132 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davalı ... dışındaki taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı ve…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12595 E. , 2012/18012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (İSTANBUL 1. DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2007/401-2010/132 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davalı ... dışındaki taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin acentesi olduğu ARCANGELO isimli konteyner gemisinin 25/08/2007 günü Haydarpaşa Limanı'na geldiğini, yükleme boşaltma işlemlerini tamamladıktan sonra davalı TDİ tarafından atanan davalı kılavuz kaptan ...'in talimatları ile TDİ'ne ait Kız Kulesi ve Söndüren 2 isimli römorkörler eşliğinde ayrılma manevrasına başlandığını, rıhtıma açıldığı noktada deniz yüzeyinin altında bilinmeyen bir cisimle temas ederek durduğunu, manevra esnasında römorkörlerden birisinin halatının koptuğunu, üçüncü bir römorkör çağrıldığını, Zübeyde Ana isimli 3.römorkörün gemiye bağlandığını, Liman Başkanlığının talimatı ile Ahırkapı demir yerine demirletildiğini, TDİ tarafından yapılan kılavuzlık ve römorkaj hizmet bedelinin fatura ve makbuz karşılığında ödendiğini, ARCANGELO gemisine kurtarma ve yardım hizmeti verilmediğini, aksine TDİ tarafından mecburi kılavuzluk ve römorkaj hizmeti verildiğini, TDİ.'nin Haydarpaşa Limanı'nda kurtarma yardım hizmeti verme hak ve yetkisinin olmadığını, Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğü'nde karaya oturan geminin kendi imkanlarıyla kurtulması için 6 saat süre verildiğini, tespit dosyasından verilen bilirkişi raporunda dava konusu hizmetin kurtarma hizmeti olmadığının belirlendiğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde asıl sorumlunun TDİ.'nin kılavuz kaptanı olduğunu, TDİ'ne verilen 3.000.000 USD teminat nedeniyle bankaya komisyon ödemek zorunda kalındığını, ARCANGELO gemisinin bekletildiği süre içerisinde 13.500 USD zarara uğradığını, dava konusu olayın kurtarma yardım olarak nitelenebilmesi için tehlike, gönüllülük ve faydalı netice unsurlarının bulunması gerektiğini, TDİ tarafından verilen hizmette bu unsurların bulunmadığını ileri sürerek, davalılar tarafından verilen römorkaj ve kılavuzluk hizmeti olduğunun ve kılavuzluk ve römorkaj hizmetine ait bedeller de ödenmiş olduğundan herhangi bir borcun bulunmadığının tespitine, şimdilik 241.384 USD zararın tahsilinne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, dava konusu olayın bir deniz kazası olup, müvekkilince verilen hizmetin kurtarma ve yardım hizmeti olduğunu, kopan halatın gemiden römorköre uzatılan halat olduğunu, ARCANGELO gemisinin Haydarpaşa Limanı'na rıhtımında karaya oturması sonucu denize ve yola elverişliliğini kaybettiğini, verilen kurtarma yardım hizmetinin faydalı sonuçlar verdiğini savunarak,davanın usul ve esastan reddini istemiştir. Diğer davalı ... vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili, acenteliğini davalının yaptığı ARCANGELO isimli geminin Haydarpaşa Limanı'ndan Köstence Limanına hareket etmesi için kalkış manevrasına başladığı esnada geminin tornistana gelmediği ve kumanda dinlemediğinin görüldüğünü, kaptanlıkça yapılan incelemede geminin karaya oturduğunun anlaşıldığını, kaptanın talebi ve kılavuz kaptanın tavsiyesi ile kurtarma-yardım operasyonuna başlandığını, geminin ilk aşamada kurtarılamadığmı, geminin mevcut durumu itibariyle tehlike arz etmesi nedeniyle 3. römorkörün de kurtarma yardım operasyonuna katıldığını ve geminin kurtarıldığını iddia ederek, kurtarma-yardım ücreti olarak 1.731.730,00 TL'nın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiştir. Davalı vekili,davacının müvekkili gemiye romörkaj ve mecburi kılavuzluk hizmeti verdiğini, kurtarma-yardım ücretini talep etme hakkının bulunmadığını, kurtarma yardım şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin davaya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, geminin tehlike altında olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, geminin sefere elverişli olduğu, TDİ'nin ARCANGELO gemisinin tehlikeye maruz kaldığı iddiasının isabetli olmadığı, yine geminin deniz dibinde bir yükseltiye temas ederek durduğu anda kurtarma -yardım hizmeti verilmesini gerektiren mevcut ya da muhtemel bir tehlike altında bulunmadığı, buna göre ARCANGELO gemisinin yükseltiye temas edip durduğu andan itibaren yapılan işlemlerin kurtarma-yardım olarak nitelenebilmesi için aranan tehlike unsurunun gerçekleşmediği, ilgili tüzük hükümleri uyarınca boğazlar içerisinde karaya oturan gemilere liman başkanlığı tarafından 6 saat süre müsaade edilerek kendi imkanlarıyla kurtulma imkanının verilmesi gerektiği, ancak dava konusu olayda geminin karaya oturduğu ve kurtarılması gereken bir durumda olduğu kabul edilse dahi geminin durumunun kurtarılması gereken bir durum olarak görüldüğü bilgisi verilerek gemi kaptanına kendi olanaklarıyla kurtulma talebinde bulunma ve 6 saat süreyle kendi olanaklarıyla kurtulma imkanının verilmediği, gemi kaptanına geminin içinde bulunduğu durumun kurtarılması gereken bir durum olarak değerlendirildiği bilgisinin verilmediği, bu suretle gemi kaptanının makul sayılabilecek direnme hakkını kullanmasının engellendiği, kurtarma yardım ücretinin talep edilemeyeceği, asıl davada menfi tesbit davası ile ilgili miktar belirlenip buna dair peşin harç yatırılmadığı, Haydarpaşa Limanındaki su derinliklerini tespiti ve bu bilgileri ilgili kuruluşlara bildirme yükümlülüğünün TCDD. Haydarpaşa Liman İşletmesi'ne ait olduğu, derinliğin 6,5-7,5 metre arasına düşmesinde davalı şirketin ve kılavuz kaptanın kusurlu bulunmadığı, gemide bulunan kılavuz kaptanın danışman mahiyetinde olduğu, TCDD Haydarpaşa Liman İşletmesi'nce işletilen bir limandan TDİ.'nin bu limanda sadece kılavuzluk ve römorkör hizmetleri verebilen bir kurum olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine,kurtarma ve yardım ile ilgili istem reddolunmakla menfi tespit ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, asıl davada davalı ... dışındaki taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Asıl dava menfi tespit ve maddi tazminatın tahsili, birleşen dava ise kurtarma-yardım ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, birleşen davanın reddine, bu nedenle asıl davada menfi tespit istemi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, asıl davadaki maddi tazminat istemininde reddine karar verilmiştir. HUMK’nun 433/2 nci maddesi uyarınca süresinde temyiz talebinde bulunmayan tarafa temyiz hakkı tanınmış ise de, bu hakkın ancak temyizi cevaplanan kişiye karşı kullanılabilmesi olanaklı olup, asıl davada davacı vekili asıl davaya yönelik hükmü yasal süresinde temyiz etmemiş, birleşen davada davacı vekilinin temyizi üzerine katılma yolu ile asıl davaya ilişkin olarak maddi tazminat isteminin reddine ilişkin bölümünü temyiz etmiştir. Oysa, asıl ve birleşen davalar bağımsız olup, birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin herhangi bir temyiz istemi de bulunmamaktadır. Bu durumda asıl davada davacı vekilinin temyiz isteminin geçerli ve süresinde bir temyiz olarak kabulü mümkün bulunmadığından, temyiz isteminin HUMK’nun 432/4 ncü maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. 2-Birleşen davada davacı vekilinin temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, asıl davada davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK.'nun 432/4 nci maddesi hükmünce reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı birleşen davada davalı Arcangelo Gemisi Donatanı Taşıyanı Kaptanı'na İzafeten Acentesi Arkas Denizcilik ve Nak. Tic. A.Ş.'den alınarak asıl davada davacı birleşen davada davalı ...Ş.'ne verilmesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı birleşen davada davalı ...Ş.'den alınarak asıl davada davacı birleşen davada davalı Arcangelo Gemisi Donatanı Taşıyanı Kaptanı'na İzafeten Acentesi Arkas Denizcilik ve Nak. Tic. A.Ş.'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 25,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı birleşen davada davalı ... İşl. A.Ş.'den alınmasına, asıl davada davacı birleşen davada davalı Arcangelo Gemisi Donatanı Taşıyanı Kaptanı'na İzafeten Acentesi Arkas Denizcilik ve Nak. Tic. A.Ş.'den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.