11. Hukuk Dairesi 2013/4545 E. , 2013/20609 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2011/384-2012/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2013/4545 E. , 2013/20609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2011/384-2012/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 09.02.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında dava dışı ortaklar ... ve ...'le birlikte yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, ancak fiilen işlerin dava dışı ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkiline şirketin faaliyet ve geliri hakkında bilgi verilmediğini, şirket giderlerinin gerçeği yansıtmadığını, bilanço, muhasebe kayıtları ve kasa kayıtlarının birbiri ile örtüşmediğini, şirket yöneticilerinin şahsi hesabına para aktarıp aktarmadığının, aktardı ise bunun cari hesaba işlenip işlenmediğinin araştırılması gerektiğini, kar payı dağıtılmadığını, ayrıca 03.05.2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurula usulüne uygun çağrı yapılmadığı için müvekkilinin katılamadığını, toplantı nisabına uyulmadığını, bu toplantıda müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine son verildiğini, alınan kararların iptali gerektiğini, 07.06.2010 tarihli olağan genel kurul toplantısına da usulüne uygun çağrı yapılmadığını, toplantı ve karar nisabına uyulmadığını, toplantıya yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'in katıldığını, şirketin 2007-2008 ve 2009 yıllarına ilişkin bilanço ve kar-zarar hesapları ile yönetim kurulu ve denetçi faaliyetlerinin ibra edildiğini, dava dışı ...'in genel kurul tarihinde yurt dışında olduğunu sonradan öğrendiklerini, ... adına sahte imza atıldığını, bu toplantıda alınan kararların da iptali gerektiğini ileri sürerek, 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ilişkin yasal defter ve kayıtlara göre ortaklara dağıtılması gereken gerçek kar payı tespit edilerek ile şimdilik 5.000,00 TL kar payının davacıya ödenmesine, 03.05.2010 ve 07.06.2010 tarihli genel kurulların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2007 yılından 2010 yılına kadar zarar ettiği, davalı şirketin ticari defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre uygun tutulduğu, davacının 2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ilişkin kâr payı alacağının bulunmadığı, dava konusu genel kurul kararlar 03/05/2010 ve 07/06/2010 tarihli olup işbu dava 25/07/2011 tarihinde açıldığından davanın süresinde açılmadığı, davacının dava konusu genel kurullara usulüne uygun davet edilmediği; dava konusu genel kurullarda alınan kararların hiç birisinin genel çoğunluğu gerektirmediği, genel kurul hazırun cetvelinin incelenmesinde; sermayenin %60'ını temsil eden ortakların toplantıya katıldığı, bu durumda söz konusu genel kurullarda toplantı ve karar yeter sayılarının sağlandığı, davacı ortağın, genel kurula katılıp olumsuz oy kullanması halinde dahi genel kurul kararlarının alınması mümkün bulunduğundan toplantıda alınan kararların iptali koşullarının oluşmadığı, ayrıca, davacı tarafça sahte imzaya ilişkin iddiaların somut olarak/kim tarafından, hangi belgede, ne şekilde atıldığına yönelik açıklamada bulunulmadığı, dava konusu genel kurullara katılan ve hazırun cetvellerinde adı geçen fakat bu davada taraf olmayan ortaklara davacının iddiasına dayalı olarak imza incelemesi yaptırılmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf 07.06.2010 tarihli genel kurula hazırun cetveline göre ..., ... ve ...’in katılmış göründüğünü, şirketin 2007-2008 ve 2009 yıllarına ilişkin bilanço ve kar-zarar hesapları ile yönetim kurulu ve denetçi faaliyet raporlarının kabul edildiğini, ortaklardan ...’in genel kurul tarihinde yurt dışında olduğunu sonradan öğrendiklerini, ... adına sahte imza atıldığını ileri sürerek, 07.06.2010 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiştir. Mahkemece, “..davanın yasal süresinde açılmadığı, davacı tarafça sahte imzaya ilişkin iddiaların somut olarak/kim tarafından, hangi belgede, ne şekilde atıldığına yönelik açıklamada bulunulmadığı, dava konusu genel kurula katılan ve hazırun cetvelinde adı geçen fakat bu davada taraf olmayan ortaklara davacının iddiasına dayalı olarak imza incelemesi yaptırılmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiş ise de ...’in genel kurul tarihinde yurtdışında olduğu iddiasının doğru olması halinde 07.06.2010 tarihli genel kurul ... ve ...’in katılımı ile yapılmış olacak ve buna göre de yönetim kurulu üyesi olan ... ve ... TTK’nun 374. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak kendi kendilerini ibra etmiş olacaklardır. Bu itibarla mahkemece, ortaklardan ...’in 07.06.2010 tarihli genel kurul tarihinde yurt dışında olup olmadığı hususu araştırılarak neticesine göre söz konusu genel kurulda alınan kararların iptali gerekip gerekmediğine karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.