11. Hukuk Dairesi 2023/3626 E. , 2024/6239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/150 Esas, 2023/700 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/472 E., 2022/825 K. Taraflar arasındaki şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafında
**11. Hukuk Dairesi 2023/3626 E. , 2024/6239 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/150 Esas, 2023/700 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/472 E., 2022/825 K. Taraflar arasındaki şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıların yöneticisi olduğu şirketten hisseler alarak hisse sahibi olduğunu, şirketin Sermaye Piyasası Kurulunca (SPK) onaylanan sermaye azaltımı ile eş anlı gerçekleştirilen sermaye arttırımından gelir elde ettiğini, ancak Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) ilan edilen izahnamenin "Halka Arzın Gerekçesi ve Halka Arz Gelirlerinin Kullanım Yerleri" başlıklı bölümündeki açıklamanın aksine Frigo-Pak ... A.Ş'nin paylarının devralınmasında kullanıldığını, şirket yöneticilerinin bu uygulamaları nedeniyle SPK tarafından şirkete idari para cezası verildiğini, bu suretle şirketin ve yatırımcılarının zarara uğratıldığını, davacının da yatırımcı olarak zarara uğramış olduğunu, şirketin değerinin düşmesine neden olunduğunu, bedelli sermaye artışının davalıların kararıyla yapıldığını ve izahnamenin davalılar tarafından yazıldığını, davacının bedelli sermaye artışına katılımının sağlandığını, ancak davalı yöneticilerin izahnameye aykırı bir şekilde bedelli sermaye artışından gelen gelir ile Frigo-Pak isimli şirket paylarını devraldığını ancak bu şirketten davacıya ve diğer ortaklara pay verilmediğini müvekkilinin zarara uğradığını, bu kapsamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi kapsamında dava açma zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek müvekkilinin zararının tespiti ile şimdilik 2.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun tali olduğunu, tazminat talebinin ihraççıya yöneltilmeden yönetim kurulu üyelerine yöneltilemeyeceğini, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 32 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamuyu aydınlatma belgelerinden ... tazminat talebinin zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrayacağını, davacı tarafın şirket yöneticilerinin kusurları sebebiyle zarara uğradığını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından şirket yöneticilerinin haksız işlemleri nedeniyle SPK tarafından şirkete idari para cezası uygulandığı, yine şirket yetkililerinin işlem ve eylemleri nedeniyle şirketin değerinin düşürüldüğü iddialarına dayalı olarak zarar tazmini talep edildiği, davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği zararların dolaylı zarar niteliğinde olduğu ve hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesini talep edebileceği, fakat davacının açıkça tazminatın lehine verilmesini talep ettiği, davacının zararını 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesi kapsamında davalılardan talep ettiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelli sermaye artışının davalıların kararıyla yapıldığını, izahnamenin davalılar tarafından yazıldığını ve müvekkilinin bedelli sermaye artışına katılım sağladığını, ancak yine davalıların bizzat yaptığı işlemlerle izahnameye aykırı bir şekilde bedelli sermaye artışından gelen gelir ile Frigo-Pak isimli şirket paylarının devralındığını, Frigo-Pak isimli şirketten alınan paylardan müvekkili de dahil olmak üzere hiçbir ortağa pay verilmediğini, müvekkillinin bu suretle uğradığı zararın tamamen doğrudan zarar olduğunu, davalıların, doğrudan doğruya müvekkilinden elde ettiği gelir ile izahnameye aykırı işlem yaptığını, davacının doğrudan uğramış olduğu zararın tazmini için işbu davanın açıldığını, müvekkilinin bu davayı açamayacağı, doğrudan zararını tazmin edemeyeceğinin kabulü halinde, şirket yetkililerinin pay sahiplerini uğrattığı zararlardan pay sahiplerinin korunamayacağını, ayrıca, gerekçeli kararda da belirtildiği gibi doğrudan zarar ve dolaylı zarar kavramlarına 6102 sayılı Kanun'da yer verilmediğini, mülga kanun maddelerine atıf yapılarak ve müvekkilinin zararı yanlış nitelendirilerek davanın reddine karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebini 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesine dayandırdığı, davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse cevaba cevap başlıklı beyan dilekçesi içeriğinde zarara yönelik tazminatın şirkete değil, kendisine ödenmesini talep ettiği, mahkemece verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.