11. Hukuk Dairesi 2013/4385 E. , 2013/20366 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2012 tarih ve 2012/22-2012/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la…
**11. Hukuk Dairesi 2013/4385 E. , 2013/20366 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2012 tarih ve 2012/22-2012/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde 2009 39068 numarası ile “POLARİS KİDS” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu ancak başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi uyarınca reddedildiğini,red kararına yapılan itirazın kısmen kabul edilerek müvekkili şirketin başvurusunun, davalı şirketin 99 020203 tescil no'lu markasına benzer olduğu gerekçesiyle 25. sınıftaki bazı malların çıkartılarak tescil edilmesine karar verildiğini, müvekkiline ait “POLARİS” markasının tanınmış bir marka olup, TPE nezdinde ozel/01458 başvuru no'lu ve 16/10/2007 tarihli tanınmış marka kaydı bulunduğu gibi, Ankara Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2005/226 Esas, 2005/613 Karar sayılı kararı ile de ayak giysileri emtiası için tanınmış marka olduğunun hükme bağlandığını, müvekkilinin markasının 25/08/2000 tarihinden önce de tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin 18, 25 ve 28. sınıf emtiaları içeren “POLARİS” ibareli, 29/6/1993 gün ve 143840 sayılı 18, 25, 26, 28 ve 34. sınıf emtiaları içeren “POLARİS” ibareli, 12/09/1996 gün ve 175021 sayılı, 18, 25, 26, 28 ve 34. sınıf emtiaları içeren “POLARİS+şekil” ibareli, 03/02/1998 gün ve 198379 sayılı, 18, 25, 26, 28 ve 34. sınıf emtiaları içeren “POLARİS+şekil” ibareli 03/02/1998 gün ve 199546 sayılı markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin 25. sınıf malları da içeren markalarının ilk tescilinin 29/06/1993 tarihinde yapıldığını, dava konusu davalı markasının ise 99 020203 tescil no'lu olduğunu, müvekkili şirket ile benzer sektörde bulunan ve basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının müvekkilinin markasından haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini, müvekkiline ve davalıya ait markaların asli unsurunun ”POLARİS” ibaresi olup, müvekkilinin markası ile davalının markasının 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğunu, müvekkilinin “POLARİS” ibareli markası ile yoğun ve yaygın bir tanıtımla birlikte ticari faaliyette bulunduğunu, davalının markasının müvekkilinin tanınmış markasına tecavüz ettiğini ve davalının haksız ve kötüniyetli eylemleri ile müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek, davalı adına tescilli 99 020203 tescil no'lu markanın hükümsüzlüğüne, TPE YİDK'nın 2001-M-4418 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, dava konusu marka başvurusuna ilişkin YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının,davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmekte ise de davalıya ait markanın ilanından sonra herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalının başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 35/1 maddesi kapsamında kötüniyetli bir başvuru olduğunun da ispat edilemediğini, tanınmış markaların bile 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesinde yazılı ret nedenini aşamayacağını, dava konusu marka ile redde mesnet markanın telaffuz, biçim ve anlam itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, bunun ilk bakışta ve açık olarak görüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösteren yurt içi ve yurt dışı satışları bulunan ve 25. sınıfa dahil ürünlerini “POLARİS” markası ile 15 yıldan fazla süredir uluslararası tedarik ve mağaza zincirlerinde satışa sunan bir işletme olduğunu, müvekkilinin davacının ayak giysileri konusundaki tanınmışlık ve yarattığı marka algısına saygı gösterdiğini, ancak marka başvurularından önceki tarihlere giden marka kullanımlarının 25. sınıfa dahil ürünler yönünden müvekkiline mutlak bir koruma sağlaması gerektiğini, davacının tanınmışlık kararının 25/3 sınıfta yazılı ayak giysileri emtiaları için geçerli olup, müvekkiline ait koruma alanında kalan emtialar için söz konusu tanınmışlık kararının bir etkisinin bulunmadığını, müvekkili ile davacının markayı kullanma tarihlerinin hemen hemen aynı olduğunu, müvekkilinin uzun süreli fiili kullanımı içerisinde davacı ile herhangi bir ihtilaf yaşamadığını ve kendi marka algısını yaratmak için çaba sarfettiğini, bu nedenle kötüniyetinin bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, YİDK kararının iptali isteminin “POLARİS KİDS” ibareli başvuru ile “POLARİS+ŞEKİL” ibareli redde mesnet marka arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen 25. sınıftaki “bebekler için 25. sınıfa dahil özel eşyalar, bebekler için tekstilden bezler, zıbınlar, üçgen bezler, t bezleri, arabezleri, naylon donlar” ürünlerinin, redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı,diğer taraftan aynı işyerlerinde sunuldukları,birbirleri yerine ikame edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmalarının zorunlu olduğu, reddedilen bu ürünlerin davacının önceki markalarında yer almadığı, bu ürünler bakımından “POLARİS” ibaresini kullanma ve tescil önceliğinin davalıya ait olduğu, ortalama düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı ve karıştırılacak düzeyde benzer görmesinin kaçınılmaz olduğu, başvuru konusu işaretin ayak giysileri ürünleri bakımından tanınmış olmasının 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesinde yazılı mutlak red nedenini aşmasının mümkün olmadığı, markanın kötüniyetle ve haksız olarak tescil edilip edilmediğinin TPE tarafından mutlak red nedenleri yönünden yapılan incelemesinde anlaşılabilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine, hükümsüzlük isteminin ise, hükümsüzlük davalarının markanın tescil edildiği tarihten itibaren beş yıllık hak düşürücü sürede açılması gerektiği, oysa bu davanın hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra açıldığı,davacının,davalının markayı kötüniyetle tescil ettirdiğine yönelik iddiasının da ispat edilemediği,davalıya ait markanın tescilinden sonra kazanılmış tanınmışlığının, kazanılmış hakları ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki davacının markasının davalı markasının tescil edildiği tarih itibariyle tanınmış olduğu kabul edilse bile, yıllar sonra dava açılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağı, davalının markasını giyim eşyasında kullanımı konusunda korunmaya değer bir hukuki durum kazandığı, “POLARİS” ibaresinin davacı tarafından vücuda getirilmiş bir ibare de olmadığı, davacıdan evvel TPE'de başka firmalar tarafından tescil edildiği gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.