11. Hukuk Dairesi 2020/5954 E. , 2021/4675 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2016 tarih ve 2014/436- 2016/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5954 E. , 2021/4675 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2016 tarih ve 2014/436- 2016/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi...'ın 22.11.2013 tarihinde vefat ettiğini, muris...'ın mirasçıları olması nedeniyle müvekkilleri aleyhine Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6077 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, murise ait imzanın çekin arka yüzünde ciranta olarak bulunduğunu, çekin keşide tarihinde karalamanın mevcut olduğunu, keşideci ile paraf imzalarının da birbirini tutmadığını, farklı olduğunu bu nedenle takibe dayanak belgenin kambiyo senedi niteliğinin de bulunmadığını, çekteki imzanın murise ait olmadığını, çekteki imzanın bir an için murise ait olduğu kabul edilse bile murisin bu imzayı kendi adına değil ortağı olduğu şirket adına attığını ve imzasının şirketin kaşesinin üzerinde olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların murisi...'ın ciranta olarak imzalamış olduğu 20.08.2012 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çekten dolayı icra takibi başlatıldığını, murisin imzasının Aslan Kardeşler Ltd. Şti'yi temsilen ciranta olarak atıldığını ancak akabinde murisin kendi el yazısı ile ismini ve soy ismini yazarak tekrar şahsi borçlu olarak da şirket kaşesinden sonra bizzat imzaladığını, bu durumun davacıların murisinin şahsi borçlu olarak da sorumlu olduğunu gösterdiğini, imzaların murisin kendi imzası olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu çek üzerinde bulunan imzaların davacıların murisi...'a ait olduğu bu nedenle davacıların imza inkarına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, çekte bulunan ciro silsilesinin incelemesinde davaya konu çekin Aslan Kardeşler Ltd. Şti şirketi lehine tanzim edildiği, Aslan Kardeşler Ltd. Şti. adına muris...'ın şirket kaşesini vurarak çeki ciro ettiği, bu cirodan sonra muris...'ın kendi ismini yazarak ve şirket kaşesini vururak 2. kez çeki ciro ederek davalı şirkete devrettiği, muris...'ın 2. cirosunun şahsı adına verilmiş olduğu, isminin altına şirket kaşesinin vurulmasının...'ın cirosunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın reddine ve İİK'nın 72/4 maddesi gereğince alacağın %20'si oranında 12.352,19 TL tazminatın davacılardan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.