İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:14/04/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2026 tarih ve 2023/718 Esas 2026/86 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin, Lehdar ve hamili olduğu ...bank ... Şubesine ait ... numaralı, K…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/611 KARAR NO: 2026/775 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2026 ESAS NO: 2023/718 KARAR NO: 2026/86 DAVANIN KONUSU: Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:14/04/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2026 tarih ve 2023/718 Esas 2026/86 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin, Lehdar ve hamili olduğu ...bank ... Şubesine ait ... numaralı, Keşidecisi ... Ltd. Sti. olan 20.05.2023 keside tarihli ve 265.000,00 TL bedelli, ...bank ... Şubesine ait ... numaralı, Keşidecisi ... Ltd. Sti. olan 20.06.2023 keside tarihli ve 265.000,00 TL bedelli iki adet çeki, 07.12.2022 tarihli çek tevdii bordrosu ile davalı bankaya vermiş olduğunu, ancak davalı banka'nın söz konusu çekleri kaybettiğini, Davalı bankaca 10.07.2023 tarihli yazı ile çekin uhdelerinde iken kaybedildiğinin kendilerine bildirildiğini, böyle olunca, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği gibi keşideci aleyhine kambiyo takibi yapma imkanından da mahrum kaldığını, Müvekkilin mağduriyetine sebep olan davalı bankanın müvekkilin zararı olan çek bedellerini tazmin etmediği gibi, son yasal hamil olarak çek zayi davası dahi açmayarak müvekkilin zararına neden olduğunu, Bunun üzerine tarafımızca davalı bankadan zararı tanzim etmesi istendiğini davalı bankanın müvekkilinin zararını gidermesi ve çek bedellerini ödemesi gerektiğini, finansal piyasalardaki güven ve istikrarın sağlanması, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışması, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması ve güvenli bir parasal işleyişin temini gibi amaçları yerine getirme noktasında ticari hayatın en önemli unsurlarından birisinin bankalar olduğunu, bu bakımdan bankalar birer güven ve itimat kurumları olduğunu, bankaların, güven ve itimat kurumları olmalarının yüklediği sorumluluklara uygun hareket etmek ve bunun temini için gerekli organizasyonu kurmakla mükellef olduklarını, bu bakımdan bankalar, müşterilerinin tahsil için kendilerine tevdi ettikleri çekleri saklamak ve korumakla yükümlü olduklarını, bankalar, tahsil için kendilerine tevdi edilen çekleri herhangi bir sebeple kaybetmeleri (zayi etmeleri) durumunda, çeki tahsil için bankaya tevdi eden çek hamilinin zararını karşılamak durumunda olduklarını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, yargılama harç ve giderler ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacı tarafın, 2 adet çeki tahsil amacıyla Bankaya vermiş olduğunu, ancak Bankanın çekleri kaybetmiş olması nedeniyle alacağını tahsil edemediğini, bankanın zararını gidermediğini ve çek zayi davası da açmayarak zararına neden olduğu iddiası ile uğradığı zararın giderimi istemi ile işbu davayı ikame etmiş olduğunu, müvekkili bankanın ... Sitesi ... Şubesine tahsile verilen dava konusu 2 adet çek'in "çek keşidecisinin çeklerinin karşılıksız olarak belgelendirilmeye başlaması" nedeniyle davacı tarafın vadesinden önce "muamelesiz iade" talebine istinaden nezdinde kaybolduğunun öğrenilmiş olduğunu, banka iç yazışmaları ve alınan karar sonrasında kaybolan çekler ile ilgili çeklerin kaybolması nedeniyle çeklerin üçüncü kişilerin eline geçerek mağduriyetine yol açmaması için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/769 E. Sayılı dosyasından kıymetli evrak iptal davası açıldığını, davacı tarafın muamelesiz iade talebinde bulunmuş olması da gözetildiğinde, zayii edilen çekler ile ilgili herhangi bir alacak talebinin bulunmadığı ve çekler ile ilgili kambiyo takibi yapma niyetinin bulunmadığı açık olup davacının zararının bulunduğu iddiası gerçeklikle bağdaşmamakta olup bankaya kusur atfedilmesi ve zararın tazminini talep edilmesi mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olayda, dava konusu ...bankası ... Şubesine ait, ... numaralı, Keşidecisi ... Ltd. Sti. olan 20.05.2023 keside tarihli ve 265.000,00 TL bedelli çek ile ...bankası ... Şubesine ait ... numaralı, Keşidecisi ... Ltd. Sti. olan 20.06.2023 keside tarihli ve 265.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından, 07.12.2022 tarihli çek tevdi bordrosu ile vade tarihlerinde tahsilinin sağlanması ve bedellerinin cari hesaba kaydedilmesi için davalı bankaya teslim edildiği,ancak çeklerin bankada kaybolduğu ve davalı bankanın talebi üzerine Mahkememizin 2023/769 esas 2023/1128 karar sayılı dosyanında dava konusu çeklerin zayi nedeniyle iptallerine karar verildiği anlaşılmıştır.Yukarıdaki emsal Yargıtay kararından anlaşılacağı üzere, davalı bankanın çeki kaybetmesi nedeniyle davacının zararından sorumlu olması için, bankanın çeki kaybettiği tarih ile davacının keşideci aleyhine hukuki yollara başvurması gereken makul süre içerisinde var ise çek hesabında bulunan paranın tahsilinin imkânsız hâle gelmesi veya bu zaman aralığında keşidecinin malvarlıklarını elinden çıkarması olgusunun kanıtlanması hâlinde sorumlu olacaktır.Mahkememizce yapılan araştırmada çeklerin keşide tarihi itibariyle dava dışı keşideci ... Ltd. Sti. Adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığı anlaşılmıştır.Bankalara müzekkere yazılarak ... Ltd. Sti.'nin ilgili bankalarda bulunan hesap hareketleri celp edilerek bilirkişi raporu alınmış olup, raporun incelenmesinde çeklerin keşide tarihlerinde şirket hesabında toplamda 2.664,68 TL bulunduğu anlaşılmıştır.Trafik tescil kaydının incelenmesinde ise ... Ltd. Sti. adına kayıtlı ... plakalı aracın bulunduğu, 17/07/2023 tarihinde ise devrinin yapıldığı görülmüştür. Davalı banka tarafından çekin kaybedilmemiş olması durumunda davacı tarafından dava dışı keşideci ... Ltd. Sti.'nin üzerine kayıtlı bulunan ve çek miktarını karşılamaya yeter miktarda olduğu anlaşılan ... plakalı aracının satışı yaptırılarak ve banka hesaplarında bulunan paralar tahsil edilerek davacının alacağına kavuşma ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle davalının borca aykırı eylemi ile davacının oluşan bu zararı arasında illiyet bağının bulunduğu ve davalı bankanın davacının zarardan sorumlu tutulması gerektiğinden davanın kabulüne dair karar verilmiştir. 1-Davanın KABULÜ ile, 1.000-TL' nin 20/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkili bankanın ... Sitesi ... Şubesine tahsile verilen dava konusu 2 adet çek çek keşidecisinin çeklerin karşılıksız olarak belgelendirmeye başlaması nedeniyle davacı tarafın vadesinden önce muamelesiz iade talebine istinaden müşterilerine iade edilecek iken banka nezdinde kaybolduğunun öğrenildiğini, bankalarının iç yazışmaları ve alınan karar sonrasında kaybolan çekler ile ilgili çeklerin kaybolması nedeniyle çeklerin üçüncü kişilerin eline geçerek mağduriyetine yol açmaması için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/769 Esas sayılı dosyasından kıymetli evrak iptal davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda dava konusu çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, davacı tarafın her ne kadar bankanın çekleri zayi etmesi nedeniyle alacağını tahsil edemediği iddiasında ise hususun gerçeklik payı bulunmadığı gibi davacı taraf zararını ve zararının sadece çeklerin zayi olması nedeniyle tahsil edemediği iddiasında ise bu hususun gerçeklik payının bulunmadığı gibi araştırmadığını, takipte bulunmamasını değerlendirmediğini, davacı tarafın zararını ve bu zararının sadece çeklerin zayi olması nedeniyle tahsil edilmediğinin ispat yükümlülüğü altında olduğunu, tüm bu nedenlerle resen nazara alınacak başkaca sebeplerle hata ve unutmadan kaynaklanan haklarının saklı kalmak kaydıyla yerel mahkeme karar ilamının icra takibine konu edilme ihtimaline binaen tehiri icra talepli istinaf edildiğini, istinaf dilekçelerinin ve dava kapsamındaki tüm dilekçelerinin ve delillerinin tekrarla yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne ilişkin verilen kararının istinaf yolu ile incelenmesi suretiyle ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini, istinaf harç ve masraflarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, davacının lehtarı ve hamili bulunduğu ileri sürdüğü iki adet çekin davalı bankaya çek tevdii bordrosuna istinaden teslimi sonrasında davalının zilyetliğinde iken kaybolması nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 341/4. Fıkrasında "(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)" hüküm altına alınmıştır. İlk derece mahkemesince davaya konu uyuşmazlık hakkında 23/01/2026 tarihinde nihai karar verilmiş olup, dava tarihi (31.07.2023) itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 17.830,00-TL’dir. İstinaf talebine konu kararda istinaf eden davalı aleyhine kabul edilen tazminat miktarı 1000-TL' ye ilişkin olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince dava tarihi itibariyle miktar veya değeri 17.830,00-TLTürk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle işbu davalının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2026 tarih ve 2023/718 Esas 2026/86 K. Sayılı Kararına karşı davalının istinafa konu ettiği ve mahkemece hüküm altına alınan dava değerinin/kabul karar miktarının dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf dilekçesinin /başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı tarafça yatırılmış olan 732-TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 0 09/04/2026