7. Hukuk Dairesi 2011/3940 E. , 2011/8379 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Arvan ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin ve mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, dosya kapsamında t…
**7. Hukuk Dairesi 2011/3940 E. , 2011/8379 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Arvan ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin ve mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, 102 ada 218 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davaya konu betonarme bina, ahır ve samanlık niteliğindeki muhdesatların davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceğinin açıklanması, genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyetinin kural olarak arzın mukadderatına tabi olacağı, muhtesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceği, aksine bir hüküm bulunmadıkça da muhtesatların mülkiyetinin taşınmazın malik veya maliklerinden başka birisine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespitinin dava edilemeyeceği gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davaya konu muhtesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacının mülkiyet tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davaya konu muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda davacı tarafın da paydaş olması nedeniyle dava konusunun muhtesatın davalı payına isabet eden bölümü olduğu gözetilerek harç ve vekalet ücretinin davaya konu muhdesat değerinin davalı payına isabet eden bölümü üzerinden belirlenmesi gerekirken muhtesatın tümünün değeri üzerinden fazla miktarda harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi dahi isabetsiz, davalı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm yerinin 1'inci bendindeki “Davanın KABULÜ ...” sözcüklerinin arasına “... KISMEN ...” sözcüğünün eklenmesine, yine aynı benddeki “ ... ...’a aidiyetinin ... ” sözlerinin, hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine “ ... ... tarafından meydana getirildiğinin ...“ sözlerinin yazılmasına, 2'inci bendindeki “5796,68” ve “4351,68” rakamlarının, 5'inci bendindeki “9840,76” rakamının hüküm yerinden çıkartılmasına, yerlerine sırasıyla “4.250,93”, “2.805,93” ve “7.595,16” rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin ödenen 91.05 TL harcın istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.