7. Hukuk Dairesi 2010/2995 E. , 2010/7264 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 1099 ada 2 ve 3 parsel sayılı 2142,91 m² ve 9823,33 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı h…
**7. Hukuk Dairesi 2010/2995 E. , 2010/7264 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 1099 ada 2 ve 3 parsel sayılı 2142,91 m² ve 9823,33 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların davalı ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 1099 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, soruşturma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazların etrafı, kadastro harici bırakılan yer ve dere ile çevrili olduğu dosya içeriği ile anlaşılmaktadır. Ayrıca dava konusu taşınmazın batısında bulunan dava dışı 1099 ada 1 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tescil ilamı ile oluşan tapu kaydında dava konusu parsel yönü dere olarak gösterildiğine göre mahkemece dava konusu taşınmazların aktif dere yatağı içinde olup olmadığı yönünde jeolog bilirkişi marifetiyle araştırma yapılmamış, dava konusu taşınmazların çevresinin kadastro harici bırakılma nedeni de sorulup saptanılmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazların çevresinin kadastro harici bırakılma sebebi Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, uzman fen, ziraat ve jeolog bilirkişiler ile tarafların gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazların aktif dere yatağı olup olmadığı jeolog bilirkişi marifetiyle araştırılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı zilyetlik konusunda somut, maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre dava ve temyize konu taşınmazların payları oranında davalılar adına tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken maddi hata yapılarak davalılar ... ile ...’ın paylarının tespitteki paylarından farklı pay verilerek hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.