11. Hukuk Dairesi 2021/4595 E. , 2022/8577 K. MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15.05.2019 tarih ve 2018/352 E. - 2019/245 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.03.2021 tarih ve 2019/1243 E. - 2021/441 K. sayılı kararın Yargıtay'ca …
**11. Hukuk Dairesi 2021/4595 E. , 2022/8577 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15.05.2019 tarih ve 2018/352 E. - 2019/245 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.03.2021 tarih ve 2019/1243 E. - 2021/441 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının “dürümcü şahin usta” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin "Şahin" ibareli tanınmış markalarına dayanarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markalarının aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markada yer alan "dürümcü"ibaresinin tescili istenen 43. sınıf yiyecek ve içecek hizmetleri bakımından ayırt edici bulunmadığını, müvekkili şirketin “Şahin” esas unsurlu markaları ve bu markaların tanınmışlığı da göz önüne alındığında dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı vekili, taraf markalarının benzer bulunmadığını, müvekkilinin markasının esas unsurlarının "dürümcü" ve "usta" ibareleri olduğunu, müvekkilinin dava konusu markasını uzun süreden beri kullandığını ve müvekkilinin kendi bölgesinde "Dürümcü Şahin Usta"olarak bilindiğini, davacının tanınmışlık iddialarının ispata muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka bir bütün olarak ele alındığında “şahin” ibaresinin hiçbir şekilde davacı markaları ile karışıklığa yol açma ihtimali olmadığı, bunun yanı sıra görsel ve sesçil unsur açısından da davalı markası ile itiraza mesnet gösterilen markalar arasında SMK 6/1 anlamında herhangi bir benzerlik bulunmadığı, “şahin” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf görüldüğü, davacıya ait “şahin” ibareli ve kuş figürlü kırmızı ve mavi şeritli markanın tertip tarzı ve şekil unsuru ile birlikte tanınmış marka olduğu, davacı tarafın tanınmış markası ile benzemeyen başvuru markasına karşı tanınmışlık iddiası ileri sürmesinin hukuken bir değeri bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.