7. Hukuk Dairesi 2010/590 E. , 2011/408 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava ve temyize konu 128 ada 56 parsel sayılı 1639,33 m² yüzölçümündeki taşınmazın 680/2400 payı malikinin kim olduğu tespit edilemediğinden davalı Hazine adına 337/2400 payı dava dışı ... ..., 249/2400 payı dava dışı ... ve 1134/2400 payı da
**7. Hukuk Dairesi 2010/590 E. , 2011/408 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava ve temyize konu 128 ada 56 parsel sayılı 1639,33 m² yüzölçümündeki taşınmazın 680/2400 payı malikinin kim olduğu tespit edilemediğinden davalı Hazine adına 337/2400 payı dava dışı ... ..., 249/2400 payı dava dışı ... ve 1134/2400 payı dava dışı ... adına, vergi kaydına, satın almaya özel parselasyon ile satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliği ile tespit edilmiştir. Davacılar ... ... mirasçıları ... ve arkadaşları miras hakkına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine payına yönelik olarak Hazine'yi hasım göstererek dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 128 ada 56 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaliyle 337/2400 payı ... ..., 249/2400 payı ..., 1134/2400 payı ..., Hazine adına olan 680/2400 payın 10880/153600 payı ... ..., 8160/153600 payı ..., 8160/153600 payı ..., 8160/153600 payı Sema Bıçakçı, 2040/153600 payı ..., 6120/153600 payı ... ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, çekişmeli taşınmazın yayla ev yeri olarak kullanılmakta olup, davacılar ve onların miras bırakanları tarafından zilyetliğin terk edilmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmaz Hazine'ye pay verilmek suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar Hazine payına yönelik olarak, dava ettikleri payın özel parselasyon haritası içinde yer aldığını ve miras bırakanları tarafından satılmayan özel parsellerine isabet ettiğini ileri sürerek dava açmışlardır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ile tanık beyanları çekişmeyi aydınlatmaya yeterli olmadığı gibi, özel parselasyon haritası da zemine uygulanmamış, ayrıca taşınmazın niteliği yönünden yeterli araştırma yapılmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri taşınmaz başında tanık sıfatı ile dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. O halde sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için; komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ve dayanakları kayıtlar tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle getirtilerek, dosya tamamlandıktan sonra komşu köylerden seçilecek üçer kişilik yerel bilirkişi, ormancı bilirkişi ve ziraatçı bilirkişi kurulları ile taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte özel parselasyon haritası zemine uygulanarak, parselasyona tabi tutulan parsellerin nereye karşılık geldiği belirlenmeli, bu harita kapsamındaki tüm parsellerin tutanakları getirtilip ne şekilde kesinleştikleri saptanmalı, davalı iseler iş bu dava ile birleştirilmeleri gerekip gerekmediği yönü üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin orman, mera, ham toprak, hali arazi, yaylak niteliğinde olup olmadığı, taşınmaz üzerinde kimin ne zamandan beri, ne şekilde zilyet olduğu ve zilyetliğin ekonomik amaca uygun olarak sürdürülüp sürdürülmediği ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenilmek sureti ile aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, Hazine adına tespit edilen payın hukuki dayanağının olup olmadığı araştırılmalı, bu pay üzerinde zilyetlikle davacılar yararına edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.