İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı tara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/298 KARAR NO: 2026/356 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 22/01/2026 NUMARASI: 2025/1135 Esas (Derdest) DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı tarafa akaryakıt tedariki yapılmış, teslimatlar eksiksiz şekilde gerçekleştirilmiş ve bu teslimatlara ilişkin faturalar usulüne uygun olarak düzenlenerek ticari defter ve kayıtlara işlendiğini, davalı tarafın, teslim edilen ürünleri ticari faaliyetlerinde kullanmasına rağmen, herhangi bir haklı gerekçe ileri sürmeksizin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirket kayıtları, fatura ve hesap ekstresi incelendiğinde, alacağın varlığı ve miktarı açıkça sabit olduğunu, davalının, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcuna ilişkin olarak İİK m. 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz şartlarının somut olayda gerçekleşmiş olması karşısında, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacakları üzerine derhal ihtiyati haciz uygulanmasına, ihtiyati haciz kararının dava sonu beklenmeksizin ve ivedilikle infazına, müvekkili şirketin ... tarafından kayyım eliyle yönetilmesi nedeniyle, 6758 sayılı KHK ve 7077 sayılı Kanun’un 63. maddesi uyarınca işbu ihtiyati haciz talebi yönünden teminat alınmamasına ve harç muafiyetinin uygulanmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 22.01.2026 tarihli ara karar ile "... İhtiyati haciz talep eden tarafın dilekçesi incelendiğinde taraflar arasında İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi’nin .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takiplerin itirazla durdurulduğunu bu hususta ileride telafisi mümkün olmayacak zararların önüne geçilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 257. ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Tarafların ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı tarafa akaryakıt tedarikinin ve tesliminden sonra davalı tarafın teslim edilen ürünleri kullanmasına rağmen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasından doğan alacağın tahsili talebine yönelik olduğu bu hususta alacağın varlığı ve haciz sebeplerinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla yerinde görülmeyen haciz isteminin reddine..," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebine ilişkin özellikle davalının cevap dilekçesinden sonra taraflarınca ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, çünkü öncelikle davalı tarafın cevap dilekçesindeki esasa ilişkin beyanlarında cümle aralarında müvekkili şirkete yönelik ticari ilişkinin varlığı ve ayrıca borcun varlığı konusunda ikrarların yer aldığını, ayrıca davalı taraf ticari ilişki boyunca kendisine yönelik düzenlenen faturalara ve muhteviyatına 8 günlük süresi içerisinde itiraz etmemiş ve kabul ettiğini, davalının ikrar dolu beyanlar içeren beyanları bile ihtiyati haciz için tek başına yeterli bir sebep olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze ilişkin red kararının ağır hukuk ihlali olduğunu beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile; müvekkili şirkete ... tarafından kayyım atanmış bulunması ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince İstinaf başvurularında harçtan muaf tutulmalarına karar verilmesini, tesis edilen 22/01/2026 tarihli ihtiyati haciz istemine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilinceye kadar, HMK m. 389 ve devamı hükümleri uyarınca davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacakları üzerine dairenizce ihtiyati haciz kararı verilmesine, alacağın varlığının kuvvetle muhtemel olması, müvekkili şirkete ... tarafından kayyım atanmış bulunması ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince ihtiyati haciz yönünden teminat ve harç alınmamasına, ihtiyati haciz taleplerinin ivedilikle ve dosya üzerinden incelenerek karara bağlanmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep , ticari satım kapsamında oluşan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin derdest davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakla birlikte, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi gerekmektedir.Somut olayda, dava dosyası içeriğinde, ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258. maddesi uyarınca alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, alacak ve alacak miktarı iddiaları bakımından bu aşamada yaklaşık ispatı sağlamaya yeterli olmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Yargılamanın ilerleyen aşamasında, oluşacak yeni delil durumuna göre yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulması mümkün olup, ara karar tarihinde ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026